İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

Osmanlıyız biz, yani islam!

Osmanlıyız biz, yani islam!
Güncel
|

Bütün Kur’an’ları yaksak, bütün camileri yıksak bile Avrupalıya yaranamayız!

Batı’ya ve AB’ye entegre olmak demek, mümkün oranda Müslümanlıktan uzaklaşmak ve Batı’nın başöğretmenliğini içten benimsemekle mümkündür. Peki, Müslümanlar bunu başarabilirler mi? Cemil Meriç’e göre “hayır!”. Şöyle diyordu Meriç: “Bütün Kur’an’ları yaksak, bütün camileri yıksak, Avrupalının gözünde Osmanlıyız, Osmanlı, yani İslam. Karanlık, tehlikeli, düşman bir yığın!” Eğer Freud’un “bilinçaltı” teorisinin bir gerçeklik değeri varsa, Batı’nın bilinçaltında İslam, “ötekileştirilmiş öteki”dir. Müslümanların bakış açısından “Müslüman olmayanlar (Kitap ehli ve diğerleri)” sadece “ötekiler”dir, “ötekileştirilmiş ötekiler” değildir. Bu yüzden onlarla belli bir hukuk çerçevesinde yaşanabilir. Ama “ötekileştirilmiş öteki”yle yaşanmaz, ya onu asimile edersiniz, ya arındırırsınız ya da yok edersiniz. İslam dininin semavi dinler zincirinde yer almaması dini idrakin genel kültüre, siyasete ve uluslararası ilişkilere bir yansıması var. Bir defasında Helmut Kohl “Avrupa Birliği’ni var eden üç değer vardır: Bunlar Hıristiyanlık, kapitalizm ve demokrasidir.” demişti. S. Hungtinton da “demokrasinin Hıristiyanlığa ait olduğu”nu söylüyor. Teenni sahibi birçok Batılıya göre İslamiyet’in demokratik sürece dahil edilmesi iyi bir temenniden ibarettir. Aslında modern Batı, Hıristiyanlığın sekülerleştirilmesinden ibarettir- ama Müslümanların bu mirasta hiçbir şekilde pay sahibi olmadıkları konusunda herhangi bir görüş ayrılığı yoktur. Emevilerin son dönemlerinden başlamak üzere ve özellikle Abbasiler döneminde Yunan felsefesi ve ilimleri alanında büyük çalışmalar yapıldı. Neredeyse kaybolmakta olan Yunan felsefesi Arapçaya çevrildi, bunun üzerine zengin bir miras eklendi. Sonra da Sicilya ve İspanya üzerinden Batı’ya aktarıldı... 19. yüzyılın son çeyreğinde Ernest Renan, Müslümanların zeka potansiyelleri dolayısıyla bilimsel düşünme yetenekleri olmadığını söylüyordu. Yani eğer Müslümanlar yeterince modernleşemiyorsa dinleriyle iç içe girmiş bulunan farklı/geri doğaları dolayısıyladır. Bu durumda Batı’ya ve elbette AB’ye entegre olmak demek, mümkün oranda Müslümanlıktan uzaklaşmak ve Batı’nın başöğretmenliğini içten benimsemekle mümkündür. Peki, her şeye rağmen Müslümanlar bunu başarabilirler mi? Cemil Meriç’e göre “hayır!”. “Bu Ülke”nin girişinde şöyle diyordu Cemil Meriç: “Bütün Kur’an’ları yaksak, bütün camileri yıksak, Avrupalının gözünde Osmanlıyız, Osmanlı, yani İslam. Karanlık, tehlikeli, düşman bir yığın!” 27.10.2004 / ALİ BULAÇ / ZAMAN MİLLİ GAZETE 28.10.2004
AKRA