Türkiye’de çok az insan Patani’nin nerede olduğunu bilir. “İslam’ın kanlı sınırları” tezini işleyenler için Patani, İslam’la Budizm’in yüzleştiği noktalardan biri.
Amerika-İngiltere ve İsrail bütün dünyaya Darfur’un neresi olduğunu öğretti. Oysa en az Darfur kadar bilinmesi gereken o kadar sorunlu bölge var ki... Tayland’ın güneyindeki Patani ve çevresindeki beş bölge, yani eski Patani Sultanlığı’nın topraklarında yaşayan Malay Müslümanlar, bugünlerde etnik soykırıma, din eksenli kıyıma maruz kalıyorlar. En son Pazartesi başlayan bir protesto gösterisi sonrası 80 Müslüman tartışmalı biçimde öldürüldü. Sadece gösteri yaptılar, sadece tutuklanan altı kişinin serbest bırakılmasını istediler. Televizyon ekranlarında elleri arkalarına bağlı halde yerde süründürülen, ardından üç kapılı kamyona doldurulup beş saatlik mesafedeki askeri kampa gönderilen bin 400 Patanili’den 80’i hayatını kaybetti. Tayland yönetimi, “oruçlu” oldukları için bedenlerinin zayıf olduğunu ve havasızlıktan “boğulduklarını” açıkladı. Tayland hapishanelerinde işkence ile öldürülen, kaybolan, kurşunlanan Patanili Müslümanların varlığını bilenler için bu açıklama yeterli değil. Nihayetinde Tayland Başbakanı Thaksin Şinavatra, “büyük iş başardıkları” gerekçesiyle askerleri kutladı. Yine Patani’de 28 Nisan’da yüzlerce Müslüman gösteri yaptı, ordu bu gösteriye ağır silahlarla cevap verdi ve tam 127 Müslüman katledildi. Aynı gün bir başka bölgede 32 Müslüman öldürüldü. Bu ölümlerin hemen hepsi camilerde gerçekleşti. Yaklaşık 30 camiyi basan Tayland ordusu içerdekileri terörist oldukları iddiasıyla öldürdü. Ne de olsa bu kişilerin terörist oldukları konusunda ABD ile hemfikirdi. ABD ile müttefikti ve terörle ortak mücadele yürütüyorlardı.
Bu toplu ölümlerin dışında hemen her gün kadın/erkek ayırımı yapılmadan Müslümanlar öldürülüyor ya da tutuklanıyor. 63 milyon nüfuslu Tayland Budist. Yaklaşık 5 milyon nüfusu olan Patanililer Müslüman, aynı zamanda da Malay. Yani Malezya ve Endonezya ile aynı etnik kökenden. Tayland’ın güneyinde yaşadıkları bölgeler için dini, etnik ve kültürel haklar istiyorlar. 1980’lerde bölgede silahlı bağımsızlık mücadelesi yürütüldü. Ancak ASEAN çerçevesinde bölge ülkelerin yakınlaşması hareketi bitirdi. İngilizlerin kanlı mirası burada da karşımıza çıkıyor. Patani Sultanlığı’na bağlı olan bölge 1902’de İnglitere ile yapılan bir anlaşma sonucu Tayland’a bağlandı. Daha doğrusu bugünkü Malezya’yı oluşturan unsurlardan biri olması gereken Patani, Tayland’a verilmiş. Tıpkı Singarpur’a ve Buruney’e yapıldığı gibi. Malay ailesinden koparıldılar.
Tayland, ABD’nin küresel terör savaşında en önemli müttefiklerinden biri. 11 Eylül’den sonra Filipinler ve Singapur’da askeri varlığını güçlendiren ve yeni askeri üsler kuran ABD, en büyük askeri varlığını Tayland’da oluşturuyor. ABD’nin Irak işgalinde de yakın müttefiklerinden olan Tayland, öldürdüğü Müslüman Patanililer’i ABD’ye terörle mücadelede kazanılan zafer olarak pazarlıyor. Tıpkı Filipinler gibi. “Ne kadar Müslüman öldürürsen o kadar iyi müttefiksin ve o kadar askeri yardım alırsın.”
Sadece Patani değil, Güneydoğu Asya, önümüzdeki yıllarda belki de Ortadoğu kadar hareketli gelişmelere sahne olacak. Malay Müslüman coğrafyası olarak bilinen Patani, Malezya, Endonezya ve Filipinler’in güneyi ABD ve müttefiklerinin yürüttüğü küresel istila savaşına hassas tepkiler gösteriyor. Özellikle Endonezya’daki İslami canlanmanın ne zaman ve nasıl bir patlamaya yol açacağını kimse kestiremiyor. Belki de Güney Asya Müslümanları İslam tarihindeki en merkezi rollerini oynamaya, bunu ilk kez yapmaya hazırlanıyor.
28.10.2004 / İBRAHİM KARAGÜL / YENİŞAFAK
MİLLİ GAZETE 29.10.2004