Goldaş Kuyumculuk Genel Müdürü Sedat Yalınkaya, halkın elinde 5 bin ton dolayında altın bulunduğunu, yarısı ziynet eşyası olan bu altınların değerinin 70 milyar dolara yaklaştığını söyledi.
Son yıllarda tasarımın ön plana çıkmasıyla altının yatırım amacı dışında sadece mücevherat olarak da satın alınmaya başlandığını belirten Yalınkaya, halkın elindeki altınların yarısının ziynet eşyası olduğunu kaydetti.
Sedat Yalınkaya, Türk mücevherat sektörünün son 10 yılda hızla büyüdüğünü ve büyümeye devam ettiğini söyledi. Yalınkaya, bu başarıda sektörde faaliyet gösteren firmaların dışa açılma, ihracat ve markalaşma çabalarının etkisinin büyük olduğunu, sektörde 47 bin firma bulunduğunu ve 250 binden fazla kişiye istihdam sağladığını ifade etti.
Türk mücevherat sektörünün 2003 yılında 1 milyar doların üzerinde dolaylı ve dolaysız ihracat gerçekleştirdiğini anlatan Yalınkaya, kuyumculuk sektöründe büyüme oranları için özellikle Türkiye’nin altın ithalatının büyük önem taşıdığını ve ithalattaki büyümenin satış ve ihracata da yansıdığını kaydetti. Yalınkaya, 2003 yılında dünya altın piyasalarının dalgalanmasından etkilenen birçok ülkenin aksine Türkiye’nin altın ithalatının 2002’ye oranla yüzde 66 artarak, 214 tona ulaştığını söyledi.
2005’TE YÜKSEK BÜYÜME BEKLENİYOR
Sedat Yalınkaya, 2005 yılında sektörde Türkiye’nin büyüme oranından daha yüksek bir büyüme beklediklerini dile getirirken, İstanbul Altın Borsası’nda 2004’ün ilk 9 ayında 167.5 ton altın ithalatı yapıldığını, yıl sonu itibariyle bu tutarın 250 tonu yakalayabileceğini ve sektörde yüzde 16 dolayında bir büyümeye beklediklerini söyledi.
YASTIK ALTINDA 70 MİLYARLIK ALTIN
Yalınkaya, Türkiye’de yastık altında 70 milyar dolarlık bir altın bulunduğunu bildirirken, "Bu oldukça ciddi bir rakam" dedi. Son yıllarda altının ziynet amaçlı kullanımının arttığına işaret eden Yalınkaya, özellikle kentli, trendleri izleyen ve giysileriyle bütünleşen takı ve aksesuar satın almak isteyen bir kitle olduğunu kaydetti.
Altının eskiden olduğu gibi kötü günlerde imdada yetişen, güvenilir bir yatırım aracı olma özelliğini de koruduğuna işaret eden Yalınkaya, "Türk insanı altına yatırım yapma alışkanlığına sahip ve aslında bunun olumsuz bir yanı yok. 2001 krizinden sonra yaşananları hatırlarsak; hurda altın rakamında büyük bir artış yaşanmış, insanlar kötü günleri için sakladıkları altınları ile durumlarını idare ettirmişlerdi" diye konuştu.
TÜRKİYE DÜNYANIN İKİNCİ BÜYÜK İHRACATÇISI
Türk mücevherat sektörünün, İtalya’nın ardından dünyanın en büyük ikinci ihracatçısı konumunda bulunduğunu söyleyen Yalınkaya, "Tekstil ve turizmden sonra en çok döviz getiren sektör haline geldik. Türk ekonomisine ciddi bir katma değer sağlayan sektör, 2003 yılında dünya altın talebinde Hindistan, ABD ve Çin’in ardından dördüncü sırada yer alıyor" dedi.
Türk mücevherat sektöründe araştırmaya dayalı veri eksikliği nedeniyle, sektörün büyüklüğü, cirosu konusunda net bir verinin bulunmadığını söyleyen Yalınkaya, "Halihazırda yaklaşık 3-4 milyar dolarlık tahmini bir pazar var. Bizim öngörümüz bu pazarın 10 milyar dolara kadar büyüyeceği" dedi.
Sedat Yalınkaya, Goldaş’ın hızlı ancak istikrarlı bir büyüme çizgisine sahip olduğunu, halka açıldığı 1999’da 103 milyon dolar olan satışlarının 2003 yılında 190 milyon dolara ulaştığını bildirdi. Bu 5 yıllık süreçte dolar bazında yüzde 84’lük kümülatif büyümeyi yakaladıklarını belirten Yalınkaya, 2004’ün ilk 6 ayında bilanço rakamlarının Goldaş’ın yıl sonunda dolar bazında yüzde 100’ün üzerinde büyüme rakamına ulaşacağı sinyali verdiğini kaydetti.
"2004 SEKTÖR İÇİN İYİ BİR YIL OLDU"
Yalınkaya, 2003 yılında 37 trilyon 949 milyar liralık ihracat gerçekleştirdiklerini, 2004’ün ilk altı ayındaki ihracatın ise 42 trilyon 557 milyar lira olduğunu kaydetti. Yalınkaya, "İhracat portföyümüzü sürekli geliştiriyoruz. Uzun vadeli hedefimiz, takı talebinin olduğu her ülkeye ihracat yapmak. 2004 Goldaş için bir atılım yılı oldu" diye konuştu. 2004’ün hem sektör, hem de Goldaş için çok iyi bir yıl olduğunu vurgulayan Yalınkaya, enflasyonda yaşanan düşüş, piyasalardaki canlanma ve turizmin iyi gitmesinin sektörü çok olumlu etkilediğini söyledi.
Bu yıl içinde ABD, İngiltere, Rusya, Birleşik Arap Emirlikleri ve Almanya’da bulunan temsilciliklere Güney Afrika, Tayland ve Çin’i de eklediklerini söyleyen Yalınkaya, 2005’te de mali yapıyı güçlendirmeye yönelik adımlar atmaya devam edeceklerini bildirdi. Goldaş ürünleri satan mağazaların sayısını artıracaklarını, Rusya ve Çin pazarına önem verdiklerini, buralarda söz sahibi istediklerini, ürün portföyünü genişletme ve lisanslı ürünler alanında atılımları sürdüreceklerini kaydetti.
Radikal / 30.10.2004