Yakın dönemin en karanlık bayram günlerini yaşıyoruz. Yanı başımızda Müslüman bir ülke, yerle bir ediliyor. Felluce’de yaşananlar, sadece Müslümanlar için değil, tüm insanlık için utanç verici. Felluce barbar istilası altında, binlerce masum insan katlediliyor.
Ne kadar tartışmalı bir isim olursa olsun, Filistin halkının tartışılmaz lideri Yaser Arafat vefat etti, Filistinler başta olmak üzere, tüm sevelerinin başı sağ olsun... Felluce barbar istilası altında, binlerce masum insan katlediliyor. Söz konusu olan sadece, istila ettiği ülkenin kültürüne, inancına asgari düzeyde saygı sergilemeyi bile ‘taviz’ veya ‘zaaf’ olarak gören bir anlayış veya politika değil. Asıl ürkütücü olan, karşısındakini hiçbir şekilde adam yerine koyamadığının altını çizen bir politika ile karşı karşıya olmamız. Irak istilasının başlangıcındaki, harekâtın adını hatırlarsınız: ‘şok ve dehşet’! Bayram katliamı da, ‘şok ve dehşet’ operasyonunun önemli bir parçası.
Biz ne dersek diyelim, bu savaşı yürütenler, bunun her şeyden önce, Müslümanlara karşı bir yıldırma ve gözdağı harekâtı olarak algılanmasını istiyorlar. Evet, bu aslında düpedüz emperyalist bir savaş, ama emperyalizmin, yeni stratejisi bu. Bu kez kendini ‘Müslümanlara’ karşı güç gösterisi olarak pazarlıyor. ABD iç politikasındaki ‘evenjelist’ vurgu da, Avrupa kamuoyuna sunulan ‘İslami terör’ ve ‘fundamentalizm’ vurgusu da bu pazarlamanın bir parçası, karşı tarafa gönderilen, ‘Biz, ramazan veya bayram dinlemeyiz’ üzerinden gönderilen mesaj da!
İslam coğrafyasında, kapitalizme karşı bilinçli bir itiraz yükselmedi, ancak, küresel kapitalizm, bir yandan istila siyasetine ‘meşru’ bir düşman bulma ihtiyacıyla, diğer yandan, kendi kültürel hegemonyası dışında kalan her şeyi yerle bir etme kararlılığıyla, hedef tahtasına bu kez ‘İslam’ı koydu. Merkezi Irak’ta yaşanan mücadele, bu açıdan, çok katmanlı bir mücadele.
İslam coğrafyasına da, onun dışında kalanlara da, ‘Bizim karşımızda hiçbir şey duramaz’ mesajı verilmek isteniliyor. Müslüman değilseniz, Müslümanlara karşı kışkırtılıyorsunuz, Müslümansanız, ‘İşbirliğinden başka çare yok’la tehdit ediliyorsunuz. Durum özetle bu.
Dünya tarihi açısından çok kritik günler yaşıyoruz, onurlu Müslümanlara ve olmayanlara düşen insanlık vazifesi çok büyük, çok zor ve çok önemli, ama çok net, hiçbir zaman ama özellikle böyle bir dönemde güçlünün yanında olmamak! İnsan olmanın şerefi burada, yoksa, güçlünün hesaplarını kavramak da marifet değil, gerçekçilik adına onun kuyruğuna takılmak da!
16.11.2004/NURAYMERT/RADİKAL
MİLLİ GAZETE 17.11.2004