Bizim coğrafya, Atlantik’ten Pasifik’e uzanan yeryüzünün ana ekseni, Türkiye’nin merkezinde yer aldığı coğrafya ne olacak?
Dünya, medeniyet/kaynaklar/güvenlik stratejileri ekseninde yeniden yapılanırken, sistem bu çerçevede yeniden oluşurken, küresel iktidar yeniden paylaşırken, yüz yıldır esaretin, fakirliğin, zulmün, onursuzluğun, aldatılmışlığın, parçalanmışlığın ve aşağılamanın her türlüsünü yaşayan, işgallerin, toplu katliamların, etnik çatışmaların, kukla yönetimlerin her türlüsünü gören, bir ganimet olarak her gün yeniden paylaşılan bu coğrafyanın bir geleceği olacak mı?..
Dünyanın geleceğini İslam coğrafyasının geleceği şekillendirecek. Yeniden paylaşım malzemesi olması halinde, küresel aktörlerin bu coğrafya üzerinde yürüteceği/yürüttüğü ganimet savaşının sonucu geleceğin dünyasını şekillendirecek. Tersi olması, Müslüman dünyanın bir güç olarak öne çıkması ve küresel iktidardan pay alması da geleceğin dünyasını şekillendirecek.
Bunun için ABD-İngiliz-İsrail cephesi bölgeyi siyasi ve kültürel açıdan dize getirmeye çalışıyor. Bunun için Avrupa Birliği, “İslam”ı kontrol altına almak için proje üstüne proje geliştiriyor. Bunun için Rusya, Çin ve Hindistan “İslam tehdidi” konusunda ABD ile aynı kanaati paylaşıyor. İslam’a ve Müslüman dünyaya yönelen küresel ittifakın hedefi, yeni bir gücün ortaya çıkıp oyunları bozmasına engel olmak. Yeni bir hissedara kapıları kapamak. Bunu 20. yüzyılın başında Osmanlı siyasal otoritesini yok ederek başardılar. 21. yüzyılın başlarında da, bu topraklardaki yüz yıllık birikime, siyasi, ekonomik, kültürel uyanışa karşı aynı öfkeyle saldırıyorlar...
Rusya, Çin, Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan arasında kurulan ve Çin’in sekreteryasını yürüttüğü Şanghay İşbirliği Teşkilatı’na Hindistan’ın da üye olması konuşuluyor...
Özellikle ABD’nin yakında Hindistan’a önermeyi düşündüğü yüksek askeri teknoloji ve buna bağlı olarak Hindistan’ı Rusya ve Çin’e karşı öne çıkarmaya çalışması dikkat çekici. ABD ve Avrupa Birliği dışında kesinlikle bir Asya gücü ortaya çıkacak. Bu gücün niteliğini Rusya-Hindistan-Çin ilişkileri belirleyecek. Putin’in Ankara manevrasını bu yönüyle de dikkatle değerlendirmek zorundayız. Daha şimdiden dünya üç parçaya ayrıldı bile. Yakıcı soruyu tekrar soralım: Biz ne olacağız?
9.12.2004 / İBRAHİM KARAGÜL / Y.ŞAFAK
MİLLİ GAZETE 10.12.2004