İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

Şaşırtıcı gelişmeler

Dünya
|

Arafat sonrasında şaşırtıcı gelişmeler oluyor Ortadoğu’da. Filistin’in henüz seçilmemiş başkanı Mahmud Abbas, Filistin Davası’nın yetmiş yıllık parametrelerini değiştiriyor...

Başkan adayının Arafat sonrasında gerçekleştireceği ilk birkaç dış ziyaretten biri olarak Kuveyt’i seçmesi, bununla yetinmeyip Kuveyt halkından ‘Körfez Savaşı sırasında Saddam rejimini destekledikleri için özür dilemesi’ Irak’taki rejim değişimi kadar önemli gelişmelerdir kanaatimce. Felluce’nin yüreklerimizi dağlaya dağlaya düşmesi kadar da tehlikeli gelişmelerdir. Özür gerçekten Kuveyt Devleti ve halkından dilenmiş olsaydı bu, bir ‘Arap dayanışması’ çerçevesinde kabullenilebilirdi. Olan Filistin tabanını fazlasıyla rahatsız edecek ‘Washington’dan özür dilemenin’ bir başka yolu ise, ki öyledir, Troika’nın Filistin’i gereğinden fazla tavizkar olacak demektir. Felluce direnerek düşmüştür. Kudüs direnmeden düşebilir. Abbas-Kurey-Kaddumi troikasının daha şaşırtıcı hamleleri de oldu. Bunlar Ortadoğu’da yaşanan umumi gelişmelerden bağımsız ele alınamayacak gelişmeler. Mısır, Kuveyt ve Suriye’ye başvurarak İsrail ile aralarındaki anlaşmazlıkların hallolması için ‘arabuluculuk’ yapabileceğini iletti. Ardından Abbas, Şam’ı ziyaret ederek Filistin ile Suriye’nin İsrail ile yapacağı görüşmelerin eşgüdümlü hale getirilmesinden bahsetti. Bunun Türkçesi Mısır’ın güdümünden çıkıp Suriye’nin güdümüne girmek demektir. Abbas gibi hemen her adımını Amerikalı danışmanları ile görüşerek atan bir lider adayının bir taraftan Washington güdümlü Kuveyt’e dostluk mesajları göndermesi, diğer taraftan halen Washington’dan kotalı Şam ile iyi ilişkiler geliştirmesi ilginçtir. Herhalde Abbas’ın zihni melekeleri sorgulanamayacağına göre Esad’ın da perde arkasında Amerikalıların çizgisine kaydığı varsayılabilir. Yanlış anlaşılmasın. Arafat’ın denklemden çekilmesi ile birlikte bütün problemler sihirli bir şekilde hal yoluna girmiş değil. İsrail yine Gazze’yi tank ve uçak bombardımanına tutuyor, yine çocuklar ölüyor, yine karşı füzeler atılıyor. İlginç olan ve takip edilmesi gereken Irak’ta hiçbir şey olmazken İsrail-Filistin-Suriye üçgeninde beklenenden fazla hareketliliğin, hem de gereğinden fazla sessiz bir şekilde olduğu gerçeğidir. 13.12.2004 / KERİM BALCI / ZAMAN MİLLİ GAZETE 14.12.2004
AKRA