Nergis tayfunun vurduğu Myanmar’da, resmi ölü sayısı 32 bine yaklaştı. Felaketin üzerinden 10 gün geçmesine rağmen yardımlar ihtiyaç sahiplerinin sadece üçte birine ulaşabildi.
BAN Kİ MOON KIZGIN
Genel Sekreter Ban Ki Moon, General Tan Şve’ye, telefonla bir türlü ulaşamadığını, bu nedenle de kendisine mektup yolladığını söyledi. Ban Ki-mun, Myanmar hükümetinin, Nergis kasırgası felaketinden etkilenen insanlara yardım ve uluslararası insani yardımlar konusunda “kabul edilmez derecede” yavaş davrandığını ve bundan son derece endişe duyduğunu söyledi.
Yardım örgütleri, felakette 100 bin kişinin öldüğünü tahmin ediyor. Temiz içme suyu sağlanmadığı ve sağlık önlemleri alınmadığı takdirde, bu sayısının 1,5 milyona çıkabileceği uyarısı yapılıyor.
YAĞMUR SUYU İÇİYORLAR
Felaketzedelerin anlattıkları dünya kamuoyunda duyulmaya başlandıkça, afetin boyutunun ne kadar büyük olduğu da ortaya çıkıyor. Bir felaketzede, 4-5 gün boyunca hiç yiyecek ve içme suyu olmadan köyünde kaldığını ve sadece hindistan cevizi yiyerek hayatta kalmayı başardığını anlatırken, diğer bir felaketzede yağmur suyunu biriktirerek içme suyu elde ettiğini anlattı.
YARDIMLARA İZİN GÜÇLÜKLE ÇIKIYOR
Uluslararası yardım ekiplerine kapılarını açmaya isteksiz olan cunta yönetimi ise, 10 gün sonunda bir Amerikan yardım uçağına ülkeye iniş izni verdi. Ancak hala onlarca yabancı yardım görevlisi, Myanmar’a girebilmek için vize bekliyor.
ABD’den Myanmar’a doğru yola çıkan ve yardım malzemesi taşıyan askeri C-130 kargo uçağı, Bangkok’un güneyindeki Tayland askeri üssünden Myanmar’ın Yangon kentine gitmek üzere havalandı. ABD ordusundan Yarbay Douglas Powell, uçağın silahsız olduğunu, cibinlik, battaniye ve su gibi yardım malzemeleri taşıdığını kaydetti. Myanmar’a iki yardım uçağının daha gönderilmesi bekleniyor.
ABD’yi düşman olarak gören Myanmar askeri hükümetinin bu uçağa izin vermesi büyük bir imtiyaz olarak görülüyor. Çünkü cunta yönetimi BM’nin yaptığı yardımın ülkeye girişini geciktirmişti.
GAZETECİLER BASKI ALTINDA
Merkezi Tayland’da bulunan bir gazetenin ve sürgüne gönderilen Myanmarlı gazeteciler tarafından yayımlanan bir internet sitesinin editörü olan Aung Zaw, “Bu hükümet çok paranoyak ve yabancı düşmanı. Kasırganın kendilerine olan inanılırlığı baltalayacağını düşünüyorlar. Askeri rejim zararın büyüklüğünü saklamak istiyor. Burma halkının yabancılara gerçek hikayeyi anlatmalarını istemiyorlar” diyor.
Yabancı gazetecilerin, birçok yabancı yardım görevlisi gibi ülkelerine girmelerine izin verilmiyor. Yerel gazeteciler, engellemelerle karşılaşıyor ve iktidardaki “alıngan” generallerin hoşuna gitmeyen haberler nedeniyle hapse girme riski altında bulunuyor. Bu risk yüzünden insanlara “gazeteciyim” diyemiyorlar.
Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü ve diğer medya örgütleri, görüntü ve haberlerin felaket kurbanlarına yardım edilmesinde ve yeniden yapılanma çabalarında önemli olduğu gerekçesiyle, gazetecilere vize yasağının kaldırılması için cunta yönetimine çağrıda bulundu.
AB MYANMAR İÇİN TOPLANIYOR
Öte yandan, AB’nin insani yardımdan sorumlu üyesi Louis Michel, Nergis kasırgasıyla yerle bir olan Myanmar’daki insani durumu ele almak üzere yarın acil toplantı çağrısında bulundu.
Michel, ayrıca bizzat Myanmar’a gitmek ve yerel yetkililerle uluslararası yardımın felaketzedelere en uygun biçimde ulaşmasını sağlamak amacıyla yerinde görüşmek istediğini de belirtti.
AB’nin acil toplantısının ise, AB ve Avrupa Komisyonu’na üye ülkelerle bir durum değerlendirmesi yapmak ve bu acil durum karşısında neler yapılabileceğini ele almak bakımından gerekli olduğu ifade edildi.
AB dönem başkanlığını yürüten Slovenya’dan yapılan açıklamada ise, acil toplantı için henüz resmi davet yapılmadığı, gün içinde yapılmasının beklendiği belirtildi.






