Dünyanın en ünlü ateistlerinden İngiliz profesör Antony Flew'un 81 yaşında Allah'a inanmaya başladığını açıklamasından sonra şimdi de Türkiye'deki bir başka ünlü ateist, Akşam Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Serdar Turgut dine döndüğünü açıkladı. Turgut un bu açıklaması geniş yankı uyandırdı.
En ünlü ateist İngiliz felsefeci Flew, 81'inde "Tanrı vardır" dedi. Dünya bunu tartışırken Serdar Turgut da "artık ateist değilim" dedi... İman yolunda huzur bulanlar arasında birçok ünlü isim de bulunuyor. Onlar inkârcı değildi ancak şimdi manevi yönden daha güçlüler.
İngiliz bilimadamı Flew'ün sözlerinin ardından, Serdar Turgut'un açıklamaları akıllara ateistken ya da dini inançları kuvvetli değilken maneviyata sarılan ünlüleri getiriyor. Müzikle uğraşırken bir anda yıldızı İslami çevrelerde parlamaya başlayan Engin Noyan, Türk müziğinin ünlü ismi Cem Karaca, mankenlerden Reha Yeprem ve Gülay Pınarbaşı manevi dünyalarında bu değişimi yaşayan ünlü isimler bazıları.
DUAYI KEŞFETTİ
Geçirdiği beyin kanaması nedeniyle bir süre Almanya'da tedavi gördükten sonra yurda dönen Akşam Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Serdar Turgut, Zaman Gazetesi'nden Nuriye Akman'ın sorularını yanıtlarken, artık ateist olmadığını açıkladı. Hastalığından sonra duanın gücünüve Tanrı'yı keşfettiğini söyleyen Turgut, hayatında ilk kez kurban kestiğini, beyin kanamasından sonra Almanya'da bulunduğu dönemde Kuran'ı Kerim okuduğunu söylüyor. Bu değişim sürecinden dolayı mutlu ve huzurlu olduğunun altını çizen Serdar Turgut, laik kesime ise kendi Tanrı'sını anlatabileceğini ifade ediyor. Verdiği röportajda dini anlamaya çalışmanın huzur verici olduğunu belirten Turgut, yürüyemediğini anladığı an içinde esen fırtınanın onu iç dünyasına döndürdüğünü ve manevi değerleri tanıttığını söylüyor.
İLERİYE GİTTİM
Eşi Eser Noyan'la beraber müzikle uğraşırken keskin bir dönüş yaparak İslami çevrelerde yıldızı parlayan isimlerden biri haline gelen Engin Noyan bu durumu 'Dönüş yapmadım, ileri doğru gittim' diye açıklıyor. Yaptığı açıklamalarda eskiden de dinden kopuk olmadığını dile getiren Noyan, sakalını sorgulayarak ağarttığını söylüyor. Röportajlarında bir tarikat ya da cemaate bağlı olmadığını dile getiren Noyan, kitaplarının bir Müslüman'ın samimi duyguları olduğunu belirtiyor.
MANKENDİ AMA...
Gülay Pınarbaşı mankenlik yaparken tesettüre girdi ve hayatını İslami kurallara göre yaşamak istediğiniaçıkladı.İslami yaşam tarzını benimsedikten sonra dünyaya ve olaylara bakış açısının değiştiğini ifade eden Pınarbaşı'nın adı podyumlara veda edip tesettüre geçtiği dönemde Adnan Hoca'nın müritlerinden Altuğ Berker ile anıldı.
ACILARA KARŞI KOYDU
Cem Karaca'nın solculuktan liberalizme oradan İslami kesime çark ettiği öne sürüldü.Karaca çocukken de iyi bir Müslüman olduğunun altını çizdi hep. Ancak ateist olduğunu ifade ettiği dönemler de oldu. Annesi Toto Karaca için 'Hasbelkader Hıristiyan oldu' sözü ile hafızalarda yer aldı uzun süre. Yurtdışındayken babası ve dönüşte annesini yitirmesinin ona derin acılar yaşattığını ve bunlara karşı koyabilmek için dine sarıldığınıifade etti röportajlarında.
İNTİHARDAN DÖNDÜ
Babası, MÜ İlahiyet Fakültesi profesörlerinden Mustafa Saim Yeprem. Reha Yeprem 1986'da Kelebek Sinema Kralı seçildi. Mankenlikten 5 yıl sonra sinemaya başladı. Dizilerde oynadı, manevi duyguların ağırlıkta olduğu 'Sır Kapısı' adlı programı sundu. Zehirli Bal isimli bir kitap yazdı. Manevi sıkıntıları yüzünden intihar etmek isteyen ancak daha sonra vazgeçen Yeprem, dine dönüşünü bu olayla açıklıyor.
İNANCIM HEP VARDI
Türk sinemasının en gözde oyuncularından olan Necla Nazır da son yıllarda dini inançları ile öne çıkan ünlülerden. Ancak Nazır olağanüstü bir olay ya da başına gelen kötü bir durum nedeniyle Allah inancına sahip olmadığını söylüyor. Nazır, "Ben Eyüp Sultan çocuğuyum ve Allah'a karşı olan görevimi yerine getiririm. Ama medya bunu bilmiyordu. Bu nedenle sonradan Müslüman olanlardan sanıyorlar" diyor.
En ünlü ateist 81 yaşında döndü
81 yaşındaki İngiliz felsefe profesörü Flew, 15 yaşında ateist olmayı seçmiş ve adını akademik alanda ilk olarak, 1950 yılında yayınladığı bir makaleyle duyurdu.Sonraki 54 yıllık sürede, eğitim vermekte olduğu Oxford, Aberdeen, Keele ve Reading Üniversiteleri ile ziyaret için bulunduğu çok sayıda Amerikan ve Kanada üniversitesinde, tartışmalarda, kitap, ders ve makalelerde ateizmi savundu.
Büyük tepki aldı
1950'de yazdığı "Teoloji ve Aldatmaca" adlı makalesi birçok dilde 40 baskı yapan Flew'in Tanrı'ya dönüşü, şu ana kadar onun fikirlerinden etkilenen ateist çevrelerde de büyük tepki uyandırdı. Tanrı'nın varlığının ispatının ya da yalanlanmasının imkansız olduğuna inandığı için kendini "olumsuz ateist" olarak tanımlayan Flew, Oxford, Aberdeen ve Keele üniversitelerinde de eğitim verdi. Profesör, halen 23 kitabından biri olan "Tanrı ve Felsefe" adlı çalışmasının giriş bölümünü, yeni edindiği fikirlere göre değiştirmekle uğraşıyor.
SABAH 03.01.2005