ABD Başkanı George W. Bush, nükleer silah programı bulundurduğundan şüphelenilen İran daha açık davranmazsa, bu ülkeye askeri eylem yapmanın masadaki seçeneklerden biri olduğunu bildirdi.
ABD İran’a askeri müdahale masada
Bush, NBC televizyonuna verdiği röportajda, İran’ın, nükleer silah programının varlığıyla ilgili olarak uluslararası toplumu cevapsız bırakmayı sürdürdüğünü öne sürerek bu durumun devam etmesi halinde ABD’nin nasıl tepki vereceği sorusuna karşılık, ‘’Umarım bu meseleyi diplomatik olarak çözebiliriz. Ancak asla hiçbir seçeneği göz ardı etmeyeceğim’’ dedi.
İran, nükleer programının, elektrik üretimi amacıyla olduğunu belirtiyor ve nükleer silah arayışında olmadığını söylüyor.
Bush’un İran konusundaki sözleri, ABD Savunma Bakanlığı Pentagon’un, New Yorker dergisinde gazeteci Seymour Hersh’ün yazdığı bir habere sert tepki göstermesinin ardından geldi. Hersh, tartışma oluşturan haberinde, Bush’un gizli idari emir imzalayarak Amerikan komandolarına, nükleer silah programlarına ilişkin bölgeleri tespit için İran’a operasyon düzenlemesi izni verdiğini ileri sürüyordu.
Hersh’ün bu haberinden sonra Pentagon sözcüsü Lawrence DiRita, haberde pek çok temel hata bulunduğunu ve bu hataların da yazının tümünün güvenilirliğini bozduğunu belirten bir açıklama yaptı.
Ancak DiRita’nın açıklamasında, Hersh’ün haberinin temel noktası olan, geçen yazdan beri İran içine operasyonların yapıldığı bilgisinin yalanlanmaması dikkati çekti. Sözcü DiRita, Hersh’ün kaynaklarının, yersiz dedikodularla bu haberi beslediğini ve olmamış görüşmeleri olmuş gibi anlattığını iddia etti.
Amerikan askeri güçlerinin İran içine keşif operasyonları düzenleyip düzenlemediği sorusu üzerine ABD Savunma Bakanlığı sözcülerinden Yarbay Barry Venable, ‘’Özel Kuvvetler’in faaliyetleri, görevleri ve kapasiteleri hakkında hiçbir şekilde konuşmuyoruz’’ dedi.
DiRita’nın yazılı olarak yaptığı açıklamanın ardından Hersh, CNN televizyonunda katıldığı bir programda, Pentagon sözcüsünün eleştirilerinin ‘’baştan savma’’ olduğu görüşünü savunarak, elde ettiği bilgilerin ‘’çok çok üst düzey’’ kaynaklardan geldiğini söyledi.
Seymour Hersh, Bağdat’taki Ebu Garib işkence skandalını ortaya çıkaran gazeteci olarak son dönemde New Yorker dergisindeki yazılarıyla çok sık gündeme gelmişti.
İsrail Filistinlilere bedelini ödeteceğiz
İsrail, Filistin’in yeni Devlet Başkanı Mahmud Abbas’a terörizm olarak adlandırdıkları intifada ile mücadele etmesi için ‘’belirli bir süre’’ verilmesini kararlaştırdı. İsrail hükümetinden isminin açıklanmasını istemeyen üst düzey bir yetkili, Ebu Mazen olarak da bilinen Abbas’a, terörist olarak nitelendirdikleri direnişçi gruplarla mücadeleye karar vermesi için mühlet verdiklerini söyledi. İsrailli yetkili, ‘’Eğer bunu yapmazsa oyunun tüm kurallarını öyle bir değiştireceğiz ki Filistinliler korkunç bir bedel ödeyecekler’’ dedi.
İran Savunma Bakanı Tuğamiral Ali Şamhani, ‘’hiçbir ülkenin askeri gücü nedeniyle İran’a saldırmaya cesaret edemeyeceğini’’ söyledi.
Yarı resmi Mehr Haber Ajansı’nın haberine göre, Şamhani, ABD’nin İran’da gizli operasyonlar yaptığı iddialarıyla ilgili olarak, ‘’O kadar güçlüyüz ki hiçbir ülkenin bize saldıramayacağını söyleyebiliriz, çünkü onlar esnek stratejiler uygulayabilme yeteneğine sahip olmamız nedeniyle askeri gücümüz hakkında kesin bilgiye sahip değiller’’ dedi.
Şamhani, ‘’Büyük bir caydırıcılıkla sonuçlanacak teçhizatı hızla üreteceğimizi iddia edebiliriz. İran’ın savunma yeteneğini iyileştirmek için yetenekli insanları kullanmaya ihtiyacımız var. Güç üretmede öncü olmayız, aksi takdirde kaybederiz’’ diye konuştu.
Düşman karşısında caydırıcı güce sahip olunabileceğini söyleyen Şamhani, düşmanın yeteneklerinin durağan olmadığını ve siyasi, ekonomik ve teknik koşullarla biçimlendirildiğini, bu yüzden onlara durağan güçle karşı konulamayacağını kaydetti.
ABD ve müttefiklerinin İran hakkında bilgi edinmek için her türlü casusluk faaliyetlerine başvurduğu, ancak hiçbir zaman başarılı olamadığı ve İran’ın gerçek askeri gücünü öğrenme konusunda hiçbir zaman başarılı olamayacağı belirtilen yorumda, ‘’ABD ve İsrail’in İran’ın stratejik askeri gücü hakkında bilgi toplama yeteneksizliği sonsuz bir süreç olarak gözüküyor. Bu yüzden ortaya atılan bu yeni iddia Beyaz Saray’ın Tahran’a karşı psikolojik operasyonlarından biridir ve tamamen reddedilemez, sadece dikkatleri ABD’nin İran konusundaki başarısızlığından başka yöne çevirmek için gülünç bir blöf olarak yorumlanabilir’’ denildi. Yorumda, Amerikan yönetimi çok iyi bilmektedir ki İran, kendi kukla diktatörü Saddam Hüseyin’in faaliyetleri dahil 25 yıldan fazladır ABD’nin baskısına güçlü bir direniş göstermiştir. Bugün İran İslam Cumhuriyeti boyutları halen bilinmeyen büyük bir askeri güce sahiptir ve herhangi bir davetsiz misafire dehşetli ateş ve ölüm sağanağıyla saldırmaya hazırdır’’ ifadesi kullanıldı.
MİLLİ GAZETE 19.01.2005