Merhum Prof. Dr. Mahmud Es'ad Coşan Hocaefendi dualarla anıldı... Eyüp Sultan'daki kabirleri başında düzenlenen ilk anma programı sağanak altında gerçekleştirildi. İskenderpaşa Camii'nde ilahiyatçılar Hocaefendi'yi anlatırken, AKRA FM YAD Özel'de canlı yayında hatim duası yapıldı.
Avustralya’da 4 Şubat 2001 tarihinde Hakk'ın rahmetine kavuşan ilim, fikir ve gönül adamı Prof. Dr. Mahmud Es’ad Coşan Hocaefendi vefatının 4. yılında dualarla anıldı.
İlk etkinlik, Cuma namazına müteakip, Prof. Dr. Mahmud Esad Coşan Hocaefendi'nin Eyüp Sultan Mezarlığı'ndaki kabri başında gerçekleştirildi. Sağanak yağmura rağmen anma programına yoğun ilgi gösteren sevenleri ve öğrencileri, okunan Kur'an'ı Kerim ve ardından edilen dualara eşlik ettiler.
Prof. Dr. Mahmud Esad Coşan Hocaefendi'nin babaları Halil Necati Coşan'ın da katıldıkları anma programı, yapılan ikramın ardından sona erdi.
Prof. Dr. Mahmud Esad Coşan Hocaefendi için bir diğer anma programı, akşam namazını müteakiben uzun yıllar Hadis dersleri verdiği ve binlerce öğrenci yetiştirdiği, Fatih'teki İskenderpaşa Camii'nde gerçekleştirildi.
Buradaki program, İlahiyatçıların sohbetlerinin ardından yapılan dualarla sona erdi. Anma programlarının sonuncusu dün gece saat 22.00'de AKRA FM’de gerçekleştirildi ve YAD 2005 Özel Programı’nda canlı yayında hatim duası yapıldı.
5 ŞUBAT 2004
Esad Coşan Hoca, kabri başında anıldı
Avustralya'da geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybeden ilim ve fikir adamı Prof. Dr. Mahmud Esad Coşan Hocaefendi, vefatının 4. yılında çeşitli etkinliklerle anıldı. Dün ilk etkinlik Prof. Dr. Coşan'ın Eyüp Sultan Mezarlığı'ndaki kabri başında gerçekleştirildi. Yağan yağmura rağmen anma programına büyük ilgi gösteren sevenleri ve öğrencileri, okunan Kur'an'ı Kerim ve ardından edilen dualara eşlik ettiler. Prof. Dr. Coşan'ın babası Halil Necati Coşan'ın da hazır bulunduğu anma programı, yapılan ikramın ardından sona erdi.
İskenderpaşa'da da anıldı
Prof. Dr. Mahmud Esad Coşan Hocaefendi için bir diğer anma programı da akşam namazını müteakiben uzun yıllar Hadis dersleri verdiği ve binlerce öğrenci yetiştirdiği Fatih'teki İskenderpaşa Camii Külliyesi'nde gerçekleştirildi. İlahiyatçıların ve dostlarının hayatını ve yaptığı hizmetleri anlattığı Prof. Dr. Coşan'ın ilim ve fikir alanında yaptığı çalışmalara değinilerek, uzun yıllar boyunca çevresini aydınlattığı ifade edildi. Prof. Dr. Coşan, Avustralya'da, 4 Şubat 2001'de bir kültür merkezinin açılışına giderken damadı Prof. Dr. Ali Yücel Uyarel'le birlikte hayatını kaybetmişti.
YENİ ŞAFAK 05.02.2005
Mahmud Esad Coşan Hocaefendi dualarla anıldı
Mahmut Esad' Coşan Hocaefendi vefatının dördüncü yıldönümünde cuma namazı sonrasında kabri başında anıldı. Dört sene önce Avustralya'da geçirdiği trafik kazasında damadıyla birlikte hayatını kaybeden Prof. Dr. M. Esad Coşan Hocaefendi, Eyüp Sultan Mezarlığı'ndaki kabri başında yağmur altında dualarla anıldı. Katılanlann gözyaşlannı tutamadığı anma töreninde, ilerlemiş yaşına rağmen merasime katılan baba Necati Coşar, soğuk ve yağan yağmur altında oğlu için dua etti. Anma merasiminde Yasin-i Şerif okunarak Esat Coşan Hocaefendi ve damadı Prof. Dr. Ali Uyarel'in ruhlanna bağışlandı. Esad Coşan Hocaefendi'yi anma törenleri akşam namazından sonra yıllarca görev yaptığı İskenderpaşa Camii'nde devam etti. Eyüp ve İskenderpaşa Camii'ndeki anma törenlerine merhum Esad Coşan Hocaefendi'nin yüzlerce seveni katıldı.
Mükremin Albayrak
ZAMAN 05.02.2005
Esad Coşan Hoca'yı (rha) Rahmetle anıyoruz
Bundan 4 sene önce elim bir trafik kazası sonucu Halçk'ın rahmetine kavuşan Es'ad Coşan Hocaefendi'yi rahmetle yad ediyoruz. Ömrü; yurt içi ve yurtdışında irşad faaliyetleriyle geçen Es'ad Hoca 4 Şubat 2001 tarihinde Avusturalya'nın Sidney kenti yakınlarında bir cami açıılışına giderken damadı Prof. Dr. Ali Yüce Uyarel ile birlikte geçirdikleri bir trafık kazası sonucu vefat etmişlerdi.
Nakşibendi tarikatı'meşayıhından olan Hocaefendi, başta Ankara Üniversitesi ilahiyat Fakültesi olmak üzere yurt içi ve yurt dışında çeşitli üniversitelerde öğretim üyeliği yaptı. Onbinlerce öğrenci yetiştiren Hocaefendi'nin çok sayıda yayınlanmış eseri bulunuyor.
63 yaşında Hakk'ın rahmetine kavuşan Es'ad Hocaefendi 9 Şubat 2001 'de Fatih Camii'nde yüzbinlerin iştirakıyla kılınan cenazenamazının ardından Eyüp Sultan Mezarlığı'na defnedilmişti. Mekanı Cennet olsun...
MİLLİ GAZETE 05.02.2005
Esad Coşan Hocaefendi dualarla yadedildi
4 Şubat 2001'de Avustralya'da geçirdiği trafik kazasıyla Hakk'ın rahmetine kavuşan Prof. Dr. Mahmud Esad Coşan Hocaefendi, vefatının 4. yıldönümünde çeşitli etkinliklerle anıldı. Sevenleri İstanbul ve Avustralya'da bir araya gelerek Coşan Hocaefendi çin dua ve Yasin-i Şerif okudular.
O'nu rahmetle anıyoruz
4 Subat. 2001 tarihinde Avustralya'da geçirdigi trafik kazasıyla Hakk'ın rahmetine kavusan Prof.Dr. Esad Coşan Hocaefendi, vefatının 4. yıtdönümünde çesitli etkinliklerle anıldı. Sevenleri İstanbul ve Avustralya'da bir araya gelerek Cosan Hocaefendi için dua ve Yasin-i Serif okudu.
Sevenleri yağmur çamur dinlemedi
Dün siddetli yağmurun altında Cuma Namazına müteakiben Eyüp Mezarlığına gelen Cosan'ın talebeleri ve Sevenleri, Hocaefendi için Kur'an okudu. Merhumun babası Necati Coşan'ın da katıldığı anma töreninde kalabalık bir grup yer aldı.'Sabahın erken saatlerinde merhumun mezarına gelen kadın, erkek ve çocuk yüzlerce kisi dua okudu, gözyasıdöktü.
Esad Coşan Hocaefendi Avustralya'da da unutulmadı
Hocaefendi; İstanbul'da olduğu gibi Avustralya'da da unutulmadı. Avustralya'da faaliyet gösteren Kotku Dergahının görevlilerinden İsmail Bakkal tarafından yapılan açıklamada,Brisbane ve Melbourne kentlerinde bulunan Kotku Dergahlarında hatim indirilerek Coşan'ın yad edileceği belirtildi. Bakkal, yaptıgı açıklamada "Hocaefendi'nin vasiyeti vardı. Bu vasiyette merhum 'Beni ölüm yıldönümümde değil, doğum tarihim olan 14 Nisan'da anınız' demisti. O nedenle merhum Hocaefendi 'nin ölüm yıldönümlerinde sadece hatim indirip mevlüt okutacagız. Bugün Brisbane ve Melbourne'de, yarın ise Sydney'de hatim indirerek dualanmızı merhuma gönderecegiz şeklinde konuştu.
VAKİT 05.02.2005
PROF. DR. MAHMUD ES’AD COŞAN HOCAEFENDİ: Hayatı
Kayhak: www.iskenderpasa.com
1938 yılında Çanakkale'de doğdu. Babası Halil Necati Efendi, annesi Şâdiye Hanım'dır.
1950'de İstanbul Vezneciler ilkokulu'nu, 1956'da Vefa lisesi'ni bitirerek aynı yıl İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arap-Fars Filolojisi bölümüne girdi . Arap Dili ve Edebiyatı, Fars Dili ve Edebiyatı, Ortaçağ Tarihi ile Türk-İslam sertifikalarını alarak, 1960 yılında Edebiyat Fakültesinden mezun oldu.
Aynı yıl Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde açılan asistanlık imtihanını kazanarak , Klasik-Dînî Türkçe Metinler Kürsüsü'ne asistan olarak girdi. Fakülte yayın komisyonunda iki yıl sekreterlikte bulundu.
1965 yıında XV. Yüzyıl şâirlerinden olan "Hatiboğlu Muhammed ve Eserleri" konusunda doktora tezi vererek "İlahiyat Doktoru" ünvanını aldı.
1967-1968 yılları arasında Ankara Yükseliş Mühendislik ve Mimarlık Özel Yüksek Okulu'nda "Türkçe ve Hümaniter Bilgiler" dersini tedris etti.
1973 yılında ise, "Hacı Bektaş-ı Veli, Makâlât" adlı doçentlik tezi ile doçentlik ünvanını aldı ve Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Türk-İslam Edebiyatı Kürsüsü'ne öğretim üyesi olarak tayin edildi.
1977- 1980 yıllarında Sakarya Devlet Mimarlık ve Mühendislik Akademisi'nde Türk Dili ve Edebiyatı dersleri verdi .
1982 yılında profesörlüğe yükseldi . Sosyal ve kültürel faaliyetlere daha fazla zaman ayırabilmek düşüncesiyle , 1987 yılında emekliliğini isteyerek üniversiteden ayrıldı.
İlk dini eğitimini ailesinde gördü . Genç yaşta vefat eden annesi, zikir ehli bir hanımdı . Babası Necati Efendi; Serezli Hasib Efendi, Kazanlı Abdülaziz efendi, Mehmed Zahid Kotku Efendi gibi alim ve fazıl şeyh efendilerin sohbetinde ve hizmetinde bulunmuş, hal ehli bir kimsedir. Mehmed Zahid Kotku Efendi'nin yakın dostlarındandı. Bu münasebetle , küçük yaşta hocaefendilerin meclislerine devam etti, onların maddi ve manevi ilgilerine mazhar oldu.
Mehmed Zahid Kotku Efendi'nin bizzat elinden tutarak kürsüye oturtması ile İskenderpaşa Camii'nde, dergahın eğitim kitabı olan Gümüşhanevî'nin "Ramûz el- Ehâdis" adlı hadis kitabından hadis dersleri vermeye başladı (1977).
Yine onun arzusu üzerine , 13 kasım 1980 günü vefatından sonra, cemaatin eğitimiyle ve her türlü meselesiyle ilgilenme, tebliğ ve irşad görevini üstlendi .
Onun döneminde hadis derslerine ilgi daha da arttı . Cemaat yer bulamadığı için camiye ilaveler yapıldı; ders dinlenilecek yerler beş-altı kat genişletildi . Ayrıca Ankara, İzmir, Bursa, Sapanca, İzmit ve Eskişehir'de mûtad hadis dersleri başlatıldı.
Yurt içi ve dışında basın-yayın, eğitim, kültür-sanat, sağlık, sesli ve görüntülü yayıncılık gibi, hayatın her sahasını kavrayan çok yönlü vakıf, dernek ve şirketin kuruculuğunu yaparak, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'in Medine-i Münevvere'de yaptıklarını bu çağda yapmak için gereken her türlü müessesenin kurulmasına önderlik etti ve hizmet sahasını genişletti.
Mehmed Zahid Kotku Efendi'nin emri üzerine kurduğu "Hakyol Vakfı"nın çalışmalarıyla bizzat ilgilendi, muhtelif yerlerde şubeler açtırdı . Eğitim ve yardımlaşma faaliyetini yaygınlaştırmak için çalışmalar yaptı.
Sanat ve kültürle ilgili çalışmalar yapmak üzere "İlim Kültür ve Sanat Vakfı" nı, sağlık hizmetleri için "Sağlık Vakfı"nı kurdurdu. Hanımların eğitimi ile ilgili olarak "Hanım Dernekleri"nin; çevre ile ilgili çalışmalar yapmak üzere "İlim, Ahlak, Kültür ve Çevre Dernekleri"nin kurulmasını ve yaygınlaştırılmasını teşvik etti . Bu çalışmalarla, toplumun güzel amaçlar için bir araya gelmesini, organize olmasını sağlamaya çalıştı.
Vakıflara ait harabe haline gelmiş bir takım ecdad yadigarı eserlerin tamir ve tecdidiyle ilgilendi; onların gayesine uygun olarak tekrar faaliyete geçmesini temin etti: Ahmed Kamil Tekkesi, Selami Mustafa Efendi Tekkesi, Şeyh Murad Efendi Dergahı, Kanuni zamanında yapılan ve şimdi Şadiye Hatun Teşhis Kliniğinin hizmet verdiği külliye .... gibi.
Eğitimin yaygınlaştırılması için basın ve yayın çalışmalarıyla ilgilendi. 1983 eylülünde "İslam" dergisini, 1985 nisanında "Kadın ve Aile" ve "İlim ve Sanat" dergisi yayınlanmaya başladı. Daha sonra "Gülçocuk" dergisi çıkartıldı. Sağlık va bilimle ilgili konularda ise "Panzehir" dergisi yayınlandı . Kitap yayıncılığı için "Seha Neşriyatı" kurdurdu; çeşitli dini, edebi, tarihi, kültürel eserler neşredildi. Yayıncılığın geliştirilmesi, haftalık ve günlük yayınlara geçilebilmesi için çalışmalar başlattı. Onun gayretleriyle bir matbaa tesis edildi (Ahsen), dizgi tesisleri kuruldu (Deha). Sesli ve görüntülü yayıncılık alanında hizmet etmek, milli ve manevi değerlerimize uygun yayınlar yapmak üzere "Ak-Radyo (AKRA)" adı altında bir müessesenin kurulmasına öncülük etti (1992). Halen İstanbul, Ankara, İzmir, Konya, Adapazarı, Denizli başta olmak üzere yüzden fazla merkezden radyo yayınları yapılmaktadır. Ayrıca uydudan yayın yapan radyo dünyanın birçok yerinden de dinlenilebilmektedir.
Kaliteli bir eğitimi temin etmek amacıyla, özel eğitim kurumlarının kurulmasını teşvik etti. Çeşitli illerde ilkokul öncesi, ilkokul ve orta öğrenime yönelik eğitim tesisleri kurdurdu.
Yurtdışındaki müslümanlarla diyaloğu sağlamak amacıyla "İskenderpaşa Turizm (İSPA)" adı altında bir seyahat acentası kurulmasına öncülük etti.
İlmi seviyesi yüksek hocalar yetirştimek amacıyla İstabul'da, Ankara'da, Konya'da ve Bursa'da hadis ve fıkıh enstitüleri açtırdı. Buralarda İlahiyat fakültelerinde okuyan veya mezun olan kimselere, özel hocalardan Arapça, hadis, tefsir ve fıkıh dersleri verdirilmesini temin etti.
Sohbetlerine yurt içinde yurt dışında büyük ilgi gösterilmesi ve çeşitli yerlere davet edilmesi, onun çok seyahat etmesine neden oldu. Avrupa'da, Kuzey Amerika'da, Afrika'da, Orta Asya ve Avustralya'da pek çok ziyaretler, vaazlar, sohbetler yaptı; eğitim proğramlarına katıldı. Her yıl hac ve umre dolayısıyla değişik ülkelerden gelen müslümanlarla görüştü, diyalog kurdu.
Hakkı ve hayrı, iyiyi ve güzeli tebliğ etme yönünde şumüllü ve verimli çalışma yapmaktan bir an bile geri kalmadı. Çevresini de daima bu tür çalışmalara teşvik etti.
Doğu dillerinden Arapça ve Farsça'yı, batı dillerinden Almanca ve İngilizce'yi bilmekte; yurt içinde yurt dışında çok yönlü sosyal faaliyetlerini; tebliğ ve irşad çalışmalarını dar-ı bekaya irtihal eyledikleri 4 Şubat 2001, 11.30' a kadar devam ettirdiler.