Kuzey Irak'ta faaliyet gösteren İslami Birlik Partisi Türkiye Temsilcisi Hamza Eminoğlu, “Biz Kürtler nasıl Selahaddin Eyyubi'nin torunları olarak Fatih'in torunları olan Türk halkıyla Osmanlı Devleti döneminde birlik beraberlik içinde yaşadıysak, bugün de aynı şekilde yaşamak istiyoruz” dedi.
İslam halkı bugün tarihin en zorlu dönemlerinden birini yaşıyor. Emperyalist ABD bir taraftan topraklarımızı işgal ederken, diğer taraftan da kitle iletişim araçlarını kullanarak zihinlerimizi abluka altına alıyor. Zihinlerde oluşturulmaya çalışılan işgale karşı durmanın yolu da sanırım bütün tarafları sabırla dinlemekten, sorular sormaktan, aklı selim düşünmekten geçiyor. Biz de bundan hareketle Kuzey Irak'ta faaliyet gösteren İslami Birlik Partisi Türkiye Temsilcisi Hamza Eminoğlu ile Türk kamuoyunun gündemini uzun zamandan beri meşgul eden bölgedeki Kürtlerle İsrail'in ilişkilerini, Barzani'nin Kürt devleti talebini, Türkmenlerle yaşanılan problemleri ve Kerkük sorununu konuştuk.
Öncelikle İslami Birlik Partisi hakkında kısaca bilgi alabilir miyiz?
Partimizin kökenleri 1950 yıllarına dayanıyor. O yıllarda bir parti değil de, bölgenin çeşitli medreselerinde eğitim görmüş, İhvan-ı Müslüm'in (Müslüman Kardeşler) teşkilatının kurucusu şehid imam Hasan El Benna'nın fikirlerinden etkilenen Kürt alimlerin oluşturduğu bir cemaat olarak ortaya çıkmıştır. 1992 yılından sonra Saddam'ın bölgeden çekilmesi ile oluşan boşluk neticesinde de siyasal ve kültürel bir organizasyona dönüşmüştür. Önceleri daha çok kültürel faaliyetleri içerisinde barındıran çalışmalar yapıyorduk. Kültürel hizmetlerimize siyasal çalışmalarımızı da ekleyerek 6 Şubat 1994'te kendimizi İslami Birlik Partisi olarak ilan ettik. Partimizin çatısı altında Kürtler ile beraber Türkmen kardeşlerimiz de bulunmaktadır. Partimizin mensupları; Kuzey Irak'ta İslam'ın sosyal hayattaki kardeşlik, eşit haklara sahip olma ve adalet gibi temel unsurlarının toplumumuzda daha etkin bir hale gelmesi için çaba gösteriyorlar.
FEDERATİF YAPI CANLANDIRILMALI
-Talabani ve Barzani, Kuzey Irak'ta bir Kürt devleti kurulması yönünde açıklamalar yapıyor. Sizin de böyle bir talebiniz var mı?
Irak'ın bölünmesine neden olacak bütün yeni düzenlemelere karşıyız. Parti olarak bağımsız bir Kürt devleti kurma gibi bir talebimiz de kesinlikle yoktur. Biz Kuzey Irak'ta Osmanlı Devleti zamanında uygulanan federatif yapının tekrar canlandırılmasını istiyoruz. Yani Kuzey Irak'taki Kürtler iç işlerinde bağımsız, dış işlerinde de bizzat Iraklıların kuracağı merkezi hükümete bağımlı olacaklar. Parti olarak bu görüşü savunuyoruz. Ben Talabani ve Barzani'nin bağımsız bir Kürt devleti kurulması yönündeki açıklamalarını da, pazarlık için bir siyasi manevra olarak yorumluyorum. Özellikle Mesut Barzani, Kürt devleti talepleri olduğuna dair açıklamalar yaparak seçimlerden sonra Irak yönetiminde etkin olacak ilgili makamlara mesaj gönderiyor. Hani Türkçe bir deyim vardır: "Ölüyü gösterip, sıtmaya razı etmek" diye. Burada ölü Kürt devleti, sıtma da federatif yapı oluyor. Barzani de benim kanaatimce bir federatif yapının peşinde. Zaten bölgenin şartları da bunu gerektiriyor.
-Son zamanlarda Kuzey Irak'ta İsrail'in son derece etkin olduğuna dair haberler geliyor. Bu iddialar hakkında ne diyorsunuz?
Kuzey Irak'taki en ufak bir gelişmeden anında haberimiz oluyor. Kuzey Irak'taki Kürtlerin, İsrail ile yoğun ilişkilerinin olduğu, Yahudi ve CIA ajanlarının bölgede cirit attığına dair haberler bir yaygaradan ibaret. Bu yaygarayı da alevlendiren basındır. Fakat İsrail'in tüm dünyada olduğu gibi bölgede gizli olarak yürüttüğü birtakım faaliyetleri olabilir. Fakat bu, Türk kamuoyunda çok abartıldı.
-36. Kürt taburunun işgalci Amerikan askerleriyle Felluce'deki direnişçilere saldırdıkları iddiaları doğru mu?
Bunlar da inanın birtakım çevrelerin uydurmuş olduğu yalanlardır. Amerika ile Felluce'ye saldıran Irak ordusunun bünyesinde her gruptan ve ırktan insan var. Ama kesinlikle özel bir Kürt grubu Amerika ile anlaşıp Felluce'ye saldırmamıştır. Biz her şeyden önce din kardeşiyiz. Birileri aramızı açmak için bin bir türlü yalan uyduruyor. Bu türlü yalan haberlerle bölgedeki Kürt halkına iftira atılıyor.
TÜRKMENLERLE KARDEŞİZ
-Türk hükümetinin Kuzey Irak politikasını nasıl buluyorsunuz?
K. Irak'ta bilindiği gibi 1.5-2 milyon civarında Türkmen yaşamaktadır. Bunlar Türklerin soydaşları ve kardeşleri olduğu için bölgeden gelen haberler Türk kamuoyunu etkilemektedir. Dolayısıyla Türk hükümetinin zaman zaman bu konuda dile getirdiği endişe ve kaygıları bu hassasiyetten kaynaklandığı için doğal buluyorum. Ancak bizim kanaatimize göre bu tür sorunların çözülmesi için Türk hükümeti yetkililerinin Barzani ve Talabani ile bire bir samimi ve dostane bir ortamda görüşmesi gerekir.
- Biraz da Kerkük'e gelmek istiyorum. Kerkük'teki Türkmenlere, Kürtler tarafından baskı yapılıyor mu?
Kesinlikle Kürt halkıyla Türkmen halkı arasında bir anlaşmazlık söz konusu değil. Bilakis yüzyıllardan beri İslami kardeşlik bilinci ve şuuru ile beraber bir aile olarak barış ve huzur içinde birlikteliklerini sürdürüyorlar. Denilebilir ki Türkmenler şu anda altın çağlarını yaşıyorlar. Çünkü her türlü sosyal, kültürel ve siyasal haklara sahipler.
-Kerkük sorunu hakkında nasıl bir siyasal çözüm öneriyorsunuz?
Biz Kerkük meselesinin coğrafi ve tarihi boyutunun gözardı edilip, mevcut durumu dikkate alınarak bir çözüme varılabileceğine inanıyoruz. Biz Kerkük'ün Irak merkez hükümetine bağlı Bağdat gibi bir şehir olmasından yanayız. Kerkük'te yaşayan bütün etnik gruplar aynı haklara sahip olmalı. Bu şekilde Kerkük'ü barışın, kardeşliğin sembolü yapabiliriz.
MÜKERRER OY İDDİALARI DOĞRU
-Türk ordusu yetkilileri gerekirse Kerkük'e girebilecekleri yönünde açıklamalar yapıyor.
Ben buna ihtimal vermiyorum. Türk ordusunun Kerkük'e girmesi kesinlikle yanlış bir karar olur. Böyle bir durum hem Türkiye'ye, hem de Kürtlere zarar verir. Zaten birilerinin getirmek istediği nokta da budur. Kürtlerle Türkleri birbirine düşürmek. Dolayısıyla bu oyuna gelmeyelim.
-Amerika'nın yakın zamanda Irak'ı terk edeceğine inanıyor musunuz?
Buna kesinlikle ihtimal vermiyorum. Ama biz ne olursa olsun işgalin sona ermesi için, diğer Irak partileri ile beraber verdiğimiz siyasi mücadeleyi sürdüreceğiz.
- Partiniz seçimlerden kaç milletvekili çıkarmayı hedefliyor?
Kürt parlamentosunda 9 milletvekili, Bağdat merkez parlamentosunda da en az 6 milletvekili çıkarırız yönünde tahminlerimiz var.
-30 Ocak'taki Irak seçimlerinde Kürtlere bazı yerlerde mükerrer oy kullandırıldığı iddiaları doğru mu?
Sünnilerin seçimi boykot etmesi sebebiyle oluşan boşluk yüzünden Amerika, Şii oylarla Kürt oyların dengelenmesi için, bazı Kürt bölgelerinde birtakım şeylere göz yumdu. Aynı zamanda seçime katılma oranını yüksek göstermek için böyle bir yola başvurdu.
- İşgalcilerin güdümü altındaki bir parlamentoda, gerçekten Irak halkının menfaatleri için bir şeyler yapacağınıza inanıyor musunuz?
Bizim için parlamento da bir mücadele alanıdır. Seçime katılan Irak partilerinin büyük bir çoğunluğu vatanperver partilerdir. Bu partiler de bizim gibi parlamento çatısı altında siyasi mücadele vererek işgali sona erdirmek istemektedirler.
İSLAM MİLLETİ TEKTİR
-PKK hakkındaki düşüncelerinizi öğrenebilir miyim?
Şahsi kanaatime göre PKK bölücü bir terör örgütüdür. Birileri tarafından Türkiye'deki birlik ve beraberliği bozmak, aynı zamanda da Türkiye'deki ekonomik, sosyal, siyasal gelişmeleri engellemek için koz olarak kullanılmaktadır. PKK'nın en büyük çelişkisi Kürt bir hareket olmakla birlikte en büyük zararı Kürtlere vermesidir.
-Son olarak Türk halkına bir mesajınız var mı?
Biz Kürtler nasıl Selahaddin Eyyubi'nin torunları olarak Fatih'in torunları olan Türk halkıyla Osmanlı Devleti döneminde birlik beraberlik içinde yaşadıysak, bugün de aynı şekilde yaşamak istiyoruz. Bizim dini, tarihsel ve coğrafi olarak bir birlik ve beraberliğimiz var. Birtakım çevrelerin oyunlarına gelip bu birlikteliği bozmayalım. Özellikle İslami kardeşlik köprülerini yeniden inşa edip bugünlerde birbirimize daha bir sahip çıkmamız gerekiyor. Unutmayalım ki İslam milleti tek bir millettir. Müslüman Kürtler de bu milletin bir üyesidir.
VAKİT 14.02.2005