Bunun adına nefret demek doğru değil. Bu kanayan vicdanların sesidir. Vicdansızlardan bu sesi duymalarını beklemek belki doğru olmaz. Fakat ABD’in bölgede yaptıklarına karşı vicdanlarımızı dahi susturmaya çalışması, onun sesini dinlememizi engellemek için “ilişkileri keseriz ha” türünden tehditler savurması, embeded gazetecilerine hakarete varan yazılar yazdırması büyük devlet anlayışı ile bağdaşmıyor. Bu bir tür üçüncü dünya ülkesi yaklaşımıdır ve ABD’nin bilinç altını ortaya koymaktadır...
ABD Irak’ta işgalci durumunda, İran ile Suriye’yi tehdit edip duruyor. Rusya’yı aşağılamayı sürdürüyor. Amerika bizden bütün bu komşularımıza karşı ABD’nin istediği şekilde davranmamızı bekliyor! Böyle davranmak Türkiye’ye kazandırmıyor, kaybettiriyor. Türkiye’nin ABD politikaları doğrultusunda davrandığı alanlar olmadı mı? Oldu elbette. Mesela Rusya ve İran ile rekabete girmek pahasına Kafkasya’da ve Hazar bölgesinde Amerika ile hareket etti. Ve tabii ki kaybetti. Beklentilerine cevap alamadı. Türkiye Ortadoğu’da İsrail ile yakınlaştı, bu da Türkiye’nin Ortadoğu’da esamesi okunmayan bir ülke olmasına yol açtı!
Türkiye’nin durumuna konumuna derinlemesine bakmayan Amerikalıların anlamadığı şeyler var. Bu anlayışsızlar “Türkiye’nin İsrail ile ilişkilerine mesafe koymasını otomatikman Türkiye’yi dost kampından dışarı çıkarır” anlayışı ile hareket ediyor. Bunların zihin haritalarında İsrail ile sorunu olan ülke ABD ile dost olamaz yazıyor. Amerikalı neo con’lar kraldan çok kralcı davranıyorlar ve İsrail’i Amerika’dan daha fazla önemsiyorlar. Bu kadar fazla İsrail sevgisi İsrail’e de Amerika’ya da yaramıyor.
20.2.2005 / NUH GÖNÜLTAŞ / TERCÜMAN