İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0607:3908:2412:5315:3717:5619:24
Kabe

2001 krizinin mirası borç

Ekonomi
|

Uluslararası piyasalarda 'dramatik çöküş' olarak nitelenen Şubat 2001 kriziyle dibe vuran Türkiye ekonomisi, krizi izleyen dördüncü yıla işsizlik ve cari işlemler açığı dışındaki makro-ekonomik büyüklüklerini düzlüğe çıkararak giriyor.

Toplam milli gelir, kişi başına gelir gibi rakamlarını kriz sonrası bir kat artıran Türkiye'nin, iyileştirmeyi başaramadığı en belirgin gösterge ise batık banka yükü nedeniyle önemli ölçüde büyüyen borç stoku oldu. Krizde 2 bin 105 dolara inen kişi başına gelir 4 bin doları aşarken, 144 milyar dolara kadar küçülen GSMH 300 milyar dolara yaklaştı. 2001'de yüzde 9.5 küçülen Türkiye ekonomisi, 2001'i izleyen üç yılda yıllık ortalama yüzde 8'lik bir büyüme hızına ulaştı. TL'nin dramatik çöküşü 2001 yılı krizi uluslararası piyasalarda 'Türk parasının dramatik çöküşü' olarak değerlendirilmişti. Krizde reel olarak yüzde 34.8 değer kaybeden TL, daha sonra yüzde 48.1 oranında reel değer kazandı. TL'de son iki yılda sağlanan istikrarın arkasından YTL'ye geçilmesiyle yabancı bankalar, uluslararası piyasalardan YTL cinsinden borçlanmaya başladı. Hazine'nin iç borçlanma faizinde ise 60 puanı aşan düşüşler kaydedildi. Yoksullaşma dönemi Krizin önemli sonucu 2001 yılındaki hızlı ekonomik küçülme ve onu izleyen yoksullaşma dönemi oldu. 2000 yılını yüzde 6.3'lük bir büyümeyle tamamlayan Türkiye, 2001 yılında yüzde 9.5'lik rekor bir küçülme yaşadı. Büyüme süreci krizden sonra yeniden başladı ve yüzde 7.9 olan 2002 yılındaki büyüme oranı, 2003 yılında yüzde 5.9 olarak gerçekleşti. 2004 yılında ise Türkiye'de yüzde 9.5-10 arasında bir büyüme kaydedildiği tahmin ediliyor. Türkiye, son üç yılda yıllık ortalama yüzde 8'lik bir büyüme hızını yakaladı. RADİKAL 21.02.2005
AKRA