Bush ile Putin, Rusya'nın İran ve Suriye'ye nükleer teknoloji ve silah satışının gölgesinde buluştu. Nükleer terörle mücadelede uzlaşılırken, Bush, Moldova ve Beyaz Rusya'da 'devrim' çağrısı yaptı
ABD Başkanı George W. Bush'un, Irak savaşında atılan köprüleri onarmak için çıktığı Avrupa turunun son durağı Slovakya başkenti Bratislava, son muhatabı da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'di. Petrol gelirleri sayesinde tüm dış borçlarını ödeyebilen Rusya'nın İran'ın nükleer programını desteklediği, Suriye'ye uçaksavar füzesi sattığı ve Çin'le ortak tatbikat düzenlediği dönemde yapılan zirve, gergin bir atmosferde geçti.
Bush ve demokrasi uygulamalarını eleştirdiği için aralarında gerginlik olan Putin, 'nükleer terörle mücadele paketi' açıklayarak görüntüyü kurtardı. Anlaşmanın hedefinin 'değişen terör tehditlerine karşı koymak' olduğu belirtilirken, iki ülkenin, nükleer malzemelerin korunması ve nükleer tesislerin güvenliğinin artırılması için birlikte çalışma konusunda anlaştığı kaydedildi. Bush ve Putin, Rusya'nın Dünya Ticaret Örgütü'ne giriş görüşmelerinin tamamlanması konusunda da anlaşarak, ticaret bakanlarına bu konudaki ikili görüşmeleri hızlandırmaları talimatı verdi.
Görüşme sonrasında düzenlenen basın toplantısında Bush, Putin'le, İran ve Kuzey Kore'nin nükleer silaha sahip olmaması için anlaşmaya vardıklarını söyledi. Putin ise ABD-Rusya ilişkilerinin önemine değinerek, iki ülkenin teröristlerin kitle imha silahı elde etme çabasını boşa çıkarması gerektiğini söyledi.
'Demokrasi' polemiği
İki lider uyum içinde olduklarını göstermeye çabalasalar da Rusya'da demokrasinin durumu hakkında polemiğe girdiler. Bush, Putin'e Rusya'daki demokrasi anlayışından 'kaygılı' olduğunu söylediğini aktararak, "Demokrasiler ülkelerin kültür ve geleneklerini yansıtır. Ama demokrasilerin ortak noktaları da vardır: Hukuk devleti, azınlıkların korunması, hür basın, özgür muhalefet'' dedi. Bu sözler üzerine gerilen Rus lideri, "Şurada ya da burada az ya da çok demokrasi olduğunu söylemek doğru değil. Demokrasi anarşi değildir. Herkesin aklına eseni yapması, halkı kandırmaya kalkması da değil. Özel demokrasi peşinde değiliz. Demokrasinin esas ilkelerini benimsiyoruz, ancak bu ilkeler, Rus geleneklerine uygun olmalı. Geçmişe dönüş olmaz. Çünkü Ruslar özgürlüklerine kavuştu" dedi.
İki lider kapalı kapılar ardında pazarlıklarını yürütürken, ABD ve Rus dışişleri bakanları Condoleezza Rice ile Sergey Lavrov, omuzdan füzeatarların satışı ve dolaşımının sınırlanması için anlaşma imzaladı.
Zirve öncesi Bush, Ukrayna ve Gürcistan'da Moskova yanlısı yönetimlerin devrilip Batı yanlılarının iktidara gelmesine atıf yaparak Putin'in sinirlerini geren bir konuşma yaptı. Bratislava Meydanı'nda Slovak halkına seslenen Bush, 1989'da Çekoslovakya'daki Kadife Devrim'i övüp, "Özgürlük tarihinde önemli olaylara tanık olduk: Gürcistan'da Gül Devrimi, Ukrayna'da Portakal Devrimi ve şimdi de Irak'ta Mor Devrim" diye konuştu.
Irak'taki 'Mor Devrim'
Mor Devrim'le Iraklı seçmenlerin parmaklarına sürülen sabit mürekkebi kasteden Bush, Rusya'nın sözünün geçtiği iki ülkeye de laf attı: "10 gün sonra Moldova'nın seçime giderek demokratik sicilini kanıtlama fırsatı olacak. Bir gün Beyaz Rusya da gururla demokratik ülkelere katılacak."
RADİKAL 25.02.2005