Alman İçişleri Bakanı Otto Schily'nin keyfi bir kararla Vakit'in Almanya baskısını yasaklaması, ilkel ve utanç verici bir karar olarak yorumlandı.
"Vakiti sevmesinizde onu kapatamazsınız!"
Basın Konseyi Başkanı Oktay Ekşi, Vakit'in kapatılmasını hukuk cinayeti olarak gören sözlerini kınayan Alman Büyükelçi Born'a dün cevap vererek, "Kabul edilemez nitelikte bulsanız bile, bir gazeteyi siyasi kararla kapatamazsınız" dedi ve ekledi: "Başkalarına demokrasi dersi verenlerin, böyle bir kararı savunması utanç vericidir!"
Hak-İş Genel Başkanı Salim Uslu: "Demokrasi havaraliği yapanlar nerede?"
"Vakit'in Almanya baskısı totaliter bir anlayışla durdurulmuştur. 'Berlin'de hakimler oturur' sözü bugünün Almanyası için geçerli değildir. Almanya her türlü düşünceye kendini ifade etme müsaadesi tanırken, Vakit gazetesinin baskısını durdurmasının bir gerekçesi yok. Türkiye'nin insan hakları karnesini tutanların Almanya'nın tavrına sessiz kalmasını kınıyorum."
Alman Milletvekili Cemal Karslı: "Avrupa'da Müslümanların güçlenmesini istemiyorlar"
"Avrupa'da genel olarak İslam'a karşı bir kampanya var. Gazetenize gelen yasak, bu konjonktürün bir sonucu. Avrupa'da Müslümanlar her geçen gün güçleniyor. Müslümanlara karşı bir şeyler yapmak istiyorlar. Bunun için de gazete ve televizyonları yasaklıyorlar. Bizde basın ve fikir özgürlüğü var diyorlar. Bu olayda, Batı ülkelerinde herkese özgürlük olmadığı ortaya çıktı."
Yeşiller Partisi'nin kurucularından ve Kuzey Ren Westfalya eyaleti bağımsız milletvekili Cemal Karslı, "Avrupa'da genel olarak İslâm'a karşı bir kampanya var. Gazetenize gelen yasak, bu konjonktürün bir sonucu. Avrupa'da Müslümanlar her geçen gün güçleniyor. Müslümanlara karşı bir şeyler yapmak istiyorlar. Bunun için de gazete ve televizyonları yasaklıyorlar. Bizde basın ve fikir özgürlüğü var diyorlar. Bu olayla herkese özgürlük olmadığı ortaya çıktı" dedi.
KARSLI: HUKUK KURALLARI ÇİĞNENDİ
Yeşiller Partisi üyesi iken Otto'nun üyesi olduğu SDP ile koalisyon hükümeti kurduklarını hatırlatan Karslı, "Otto'nun tavrı hukuka aykırı bir durum. Bunu demokrasiye, insan haklarına ve hukuka kurallarına uygun bir yönü yok. İçişleri bakanının mahkeme kararı olmadan böyle bir tavır içine girmesi kabul edilemez. Bakan, demokrasiden uzak bir tutum içinde. Fikir özgürlüğüne aykırı davrandı. Almanya'da ilk defa böyle olay yaşanıyor. Bir siyasetçinin kararıyla gazetelerin yasaklanmasına ilk defa tanık oluyoruz. Bu uygulamaları kabul edersek bunun sonucunun nereye varacağını kestiremeyiz. Gazete ve televizyonların kapatılmasının sonu nereye varacak? Demokratik bir tutum değil. Mahkeme kararı olmadan gazetelerin kapatılması hukuk adına olumsuz bir gelişme" diye konuştu.
"ANTİSEMİTİZM'İ ÖZGÜRLÜĞE KARŞI KULLANIYORLAR"
Almanya'da, Yahudi politikalarının eleştirilemediğini kaydeden Karslı, Alman kamuoyunun siyonistlerin kıskacında olduğunu ve siyasetçilerin bu konuyu konuşmaktan korktuğunu vurguladı. Karslı, şöyle konuştu; "Dünyada iki kavramın net bir açıklaması yok. Bunlardan biri ?terör' diğeri de ?anti-semitizm'. Bu iki kavramı herkes kendine göre kullanıyor. Özgürlük mücadelesi verenler terörist sayılıyor. İsrail'e karşı savaşan Filistinlilere terörist deniliyor. Hakkını arayan halklara terörist deniliyor. Anti-semitizm de bu şekilde kullanılıyor. Antisemitizm kavramı özgürlüğe karşı kullanılıyor. İsrail devletinin Filistinlilere uyguladığı politikayı eleştirenler, anti-semitist olmakla suçlanıyor."
VAKİT 03.03.2005