BM, Suriye’nin Lübnan’dan çekilmesi yönünde devamlı baskı yaparken, İsrail’in 1967 yılında işgal ettiği Suriye’nin Golan Tepeleri’nden çıkması konusunda hiçbir girişimde bulunmuyor.
1967 yılında İsrail’in Mısır’a karşı giriştiği bir "önalıcı saldırı" İsrail’in diğer Arap komşuları olan Ürdün ve Suriye’yi de savaşın içine çekti. İsrail ordusu altı gün içinde Mısır’dan Sina Yarımadası’nı, Suriye’den Golan Tepeleri’ni ve Ürdün’den de Batı Şeria’yı aldı. Daha sonra 1979’da "barış karşılığı toprak" konsepti çerçevesinde Camp David Anlaşması ile Mısır, İsrail Devleti’nin varlığını ve güvenlik hakkını tanıyınca İsrail, Sina’dan çekildi. Ama Batı Şeria, Gazze ve Golan tepeleri halen İsrail işgali altındadır.
İsrail işgal devleti, Golan tepelerini ele geçirdikten sonra buradaki Suriye köylerini yıkmaya ve ahalisini göçe zorlamaya başladı. İşgal tarihinden bu yana 125 Suriye köyünü ve Kunaytıra şehrini yıkarak buraların yerlisi 150 bin kişiyi göçe zorladı. Yıkılmayan sadece beş köy kaldı ve buralarda Nusayri ve Dürzi azınlıklara mensup 18 bin Suriyeli yaşamaktadır. İşgal devleti göçe zorladığı Suriyelilerin mülklerine el koyarak oraları, dışarıdan getirtip yerleştirdiği Yahudi göçmenlere peşkeş çekti.
1970'li yılların başında, Suriye siyasetinde İsrail karşıtlığı büyük ağırlık taşıyordu. 1967 ve 1973 savaşlarında Suriye'nin Golan Tepeleri ve Kunaytra bölgesi İsrail tarafından işgal edilmişti. Ortadoğu'da barış yanlısı politikaların güç kazanmasıyla Suriye, 1974 yılında "Arap Red Cephesi"ni kurarak barış girişimlerine sürekli olarak karşı çıktı ve işgal edilen topraklarının iadesini şart koştu. Aynı yıl içinde İsrail ile anlaşarak Kunaytra bölgesini geri aldı. Suriye'ye sus payı vermek isteyen ABD, İsrail ve Batı ülkelerinin desteği ile Suriye askerleri 31 Mayıs 1976'da Lübnan'a girdiler.
Suriye, Lübnan’a girdiğinden beri Lübnan’da karışıklık ve kargaşa son bulmuştu. İsrail, bölgenin su ticaretini kontrol altına almak amacıyla işgal ettiği Golan Tepeleri’nde yıkıma başlamış ve halkı göçe zorlamıştı. ABD ve İsrail güdümündeki BM, Suriye’nin Lübnan’dan çekilmesini isterken İsrail’in Golan Tepeleri’ndeki illegal varlığını görmezden geliyor.
Son dönemde artan baskılar sonucu, nihayet, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad, Suriye'nin Lübnan'dan 1559 sayılı BM Güvenlik Konseyi kararına uygun bir şekilde çekilme taraftarı olduğunu söyledi.
Lübnan’dan çekilmenin tehlikesi de var
Beşşar Esad, Lübnan'dan 14 bin Suriye askerinin çekilmesi durumunda ''bu boşluğun meydana getirebileceği tehlikeye'' işaret etti. Esad, meclisteki konuşmasında, İsrail'le yapılan 17 Mayıs 1983 anlaşmasının 22. yıldönümünü yaklaşırken Lübnanlıları uyardı. Esad, 1967 savaşında İsrail'in işgal ettiği Golan Tepeleri'ne işaret ederek, ''İsrail ile barış antlaşması yapılacaksa mutlaka içinde Suriye bulunmalı'' dedi.
İsrail barış istemiyor
İsrail'in bölgede barış istemediğini belirten Esad, Suriye'nin işgal altındaki topraklarının geri verilmemesi durumunda bölgede hiçbir zaman tam bir barışın olamayacağını söyledi. Suriye'nin şartsız olarak barış yapmaya hazır olduğunu ama İsrail'in her defasında ortaya yeni şartlar koyarak bunu bozduğunu dile getiren Esad, “Barış istemeyen Suriye değil İsrail'dir” dedi.
ABD, barış konusunda samimi değil
Esad, "ABD Ortadoğu'yu barışa kavuşturma konusunda ciddi değil. ABD, Suriye'den Irak'a sızıntı olduğunu söylüyor ama bu yönde bize herhangi bir kanıt gösteremediler. Onlara Irak'a sızan Suriyeliler'in kimliklerini vermelerini istedik ancak bize hiçbir şey veremediler. Amerikalılar, Meksika sınırını tam olarak kontrol edemediklerini söylediler, ama bizden Irak sınırını tam olarak kontrol etmemizi istiyorlar. Bu nasıl bir mantık! Suriye baştan beri Irak savaşına karşı çıktı ve savaştan sonra Irak'ın istikrara kavuşması için elinden gelen her şeyi yapmıştır. Komşularımız istikrarda oldukları sürece Suriye'de istikrar içinde olacaktır" diye konuştu.
MİLLİ GAZETE 07.03.2005