İran barışçı ve sivil amaçlı nükleer programı için ihtiyaç duyduğu teçhizatı başlangıçta gizlice tedarik ederek geliştirdiğini itiraf ederken, bunun sorumlusunun dünyada nükleer teknolojinin tekelini ellerinde tutmaya çalışan Batılı güçler olduğunu vurguladı.
İran'ın eski Cumhurbaşkanı ve Düzenin Yararını Teşhis Heyeti Başkanı Ali Ekber Rafsancani, Tahran'da aralarında Amerikalıların da bulunduğu 50'den fazla bilim adamının katıldığı 'Nükleer Teknoloji ve İstikrarlı Kalkınma' adlı konferanstaki konuşmasında, "Doğru, nükleer teknolojiyi gizlice geliştirdik. Ama başka çaremiz yoktu çünkü kimse bize nükleer teçhizat satmadı. Yaptırımlar uygulanmamış olsaydı, nükleer teknolojimizi kamuoyuna açık geliştirirdik" dedi. Rafsancani, Batı'nın 'çifte standardını' şöyle aktardı:
"ABD ve Avrupalılar, İran 1970'lerde Şah Muhammed Rıza Pehlevi yönetimindeyken 20 nükleer santral kurulması ve nükleer teknoloji vermeyi onaylamıştı. Ama 1979'da Şah devrilince tavırları değişti. İran'ın nükleer enerji tarihi, Batı'nın izlediği farklı yaklaşımlar açısından görülmesi gereken bir derstir." Rafsancani, İran'ın nükleer programının ortaya çıktığı 2002'den beri şeffaf davranıp Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı ile işbirliği yaptığını hatırlatırken, uranyum zenginleştirmeyi sürekli durduramayacaklarının altını çizdi. İran'ın Pakistan'ın 'İslami atom bombasının babası' diye anılan ünlü bilim adamı Abdülkadir Han'dan yardım aldığı biliniyor.
RADİKAL 08.03.2005