Amerika Birleşik Devletleri, Ortadoğu'daki kaosun başka ülkelere de sıçraması için bahane arıyor. Irak'taki ateşin komşu ülkeleri de yakmasına çalışan Amerika, bölgedeki ülkelerin olumlu girişimlerine rağmen suçlamalarında ısrar ediyor.
İran'ı uranyum zenginleştirme faaliyetlerini bahane ederek köşeye sıkıştıran ABD, Lübnan'daki hadiseleri malzeme olarak kullanıp Suriye'ye gözdağı vermeyi sürdürüyor. Şam yönetiminin Lübnan'daki askerlerini geri çekmeye başlamasına karşın, şiddet yanlısı politikalarını sürdüren Washington yönetiminin askeri kanadı Pentagon, Suriye'ye yönelik operasyonun adını da koydu: Beyrut üzerinden Şam'ı vurmak.
Daha önce Gürcistan'da "Kadife" Ukrayna'da da "Turuncu" devrim yaptırarak bu iki ülkede istediği kişileri yönetime getiren ABD, Afganistan ve Irak'taki işgalinin yanı sıra Suriye ve İran'a da bir şekilde hakim olmak istiyor. Boyun eğmeyen bu iki ülkeyi "haydut devletler" listesinin başında gösteren Amerika'nın bölgedeki olumlu gelişmelere rağmen şiddet yanlısı politikaya hız vermesinin temelinde Irak'taki başarısızlıkları örtbas etmek olduğu vurgulanıyor.
Washington yönetimi, Suriye'nin Lübnan'daki askerlerini çekmeye başlamasına rağmen Şam'a ciddi suçlamalar yöneltmeye devam etmesi ise dikkatlerden kaçmıyor. Suriye'yi, Irak'taki direnişe destek vermekle suçlayan Bush ekibi, ülkeye saldırmak için adeta bahane arıyor. ABD'nin suçlamaları sadece Şam yönetimiyle sınırlı değil. Washington uzun süredir Tahran yönetimini de hedef alıyor. Bu ülkede iç karışlıkları tahrik eden ABD yönetiminin faaliyetleri bölgedeki tansiyonu her geçen gün artırıyor.
İSRAİL'İN GÜVENLİĞİ İÇİN
ABD'nin Ortadoğu'daki saldırgan tutumu ve Suriye ile İran'ı tehdit etmesini "Bush'un Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında yeni hamleleri" olduğunu hatırlatan İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Uluslararası İlişkiler Uzmanı Doç. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu, "Suriye de kuşkusuz çok önemli bir ülkedir ama konum itibarıyla İran kilittir. Afganistan'la başlayıp Irak'la devam ettirilen politikalar, Avrasya coğrafyasına yönelik kalıcı egemenlik arayışıdır. Avrasya jeopolitiğini çözebilmenin ve kalıcı bir ABD egemenliğinin sağlamanın yolu İran'dan geçer. İran kilidi açılmadan ABD'nin bölge üzerindeki politikalarını yürütebilmesi kolay değildir" diye konuştu.
IRAK'TAKİ HATALAR ÖRTÜLMEYE ÇALIŞILIYOR
ABD'nin son zamanlarda sertleşerek suçlamalarını devam ettirmesinin arka planında Irak'taki stratejik hataların örtülmesi olduğuna dikkati çeken Doç. Dr. Hacısalihoğlu, şunları söyledi: "Amerika'nın tüm suçlamaları esas itibarıyla Suriye'ye bir muhtemel müdahalenin, yönelişin, Suriye'yi geriletmenin ve buradaki yönelimleri İsrail lehine çevirmek içindir. Hariri suikastının Suriye ile bağının kurulmasının hiçbir stratejik ve akılcı gerekçesi, izahı yoktur. Ayrıca Avrupa'nın önemli ülkelerini Fransa ve Almanya'yı ABD tam anlamıyla inka etmeden Suriye'ye bir askeri operasyonda bulunamaz. Bu tür suçlamaların bir ayağı, Irak'ta ortaya konulan hataların örnek bir diğeri ise, Irak'ta sıkışan ve bir türlü kalıcı egemenliği kuramayan Amerikan stratejileri açısından yeni arayışlardır. Bu stratejilerin yerel unsuru ise İsrail'dir. İsrail açısından Irak'ta bir kalıcı ABD egemenliğinin kurulması bile yeterli değildir. İsrail'in hayat alanının genişlemesi için Irakla başlayan denklemin tamamlanması gerekiyor."
VAKİT 17.03.2005