Bush'un önce Avrupa'da, sonra da dönüşte ülkesinde yaptığı konuşmaların özellikle de Suriye ve İran'la ilgili bölümleri dikkatle okunduğunda ABD tarafından bu iki ülkeye şu iki tercihin sunulduğu görülüyor:
Ya Libya seçeneği, yani boyutu ne olursa olsun bütün Amerikan taleplerinin
koşulsuz kabulü ya da Irak seçeneği...
Suriye lideri, durumun bilincine erkenden vardı ve bir yandan Suriye'nin çıkarları ve ulusal değişmezlerinin korunmasını güvenceye alacak, diğer yandan kendisini Irak seçeneğine maruz bırakmayacak üçüncü bir seçenek üretmeye çalıştı. Fakat Hariri suikastı maalesef Suriye'nin Irak seçeneğini eleme amaçlı bütün girişimlerini boşa çıkardı. Esad'ın Lübnan'dan tamamen çekilme kararına rağmen Suriye hâlâ Irak seçeneğiyle karşı karşıya.
Bush'un, Rice'ın ve Beyaz Saray'ın açıklamaları, ABD'nin Irak senaryosunun
bir benzerinin Suriye için hazırlandığı açıkça ortaya koyuyor. Şu an yaşananları dün yaşananlara uygun hale getirmek için Irak'ın adının Suriye, Irak liderinin adının Suriye lideri olarak değiştirilmesi yeterli.
Dahası Amerikan yönetimi Irak'taki acı deneyiminin derslerinden hiçbir şey öğrenmemiş. Aksine Bush, Irak ve Afganistan'da gerçekleştirdiği demokrasiyle bu ülkede akan kan, öldürülen canlar ve yapılan yıkımları dikkate almaksızın övünmekte. Gördüğü gerçekleri göz ardı ederek sadece istediğini görmeyi arzulamakta.
ABD lideri, Suriye'nin Ortadoğu'daki barışın önünde engel oluşturduğunu ifade etti. Lübnan'daki Suriye varlığını 'işgal' olarak niteleyerek "Suriye Lübnan'da 30 yıldır bir işgalci güçtür ve teröre verdiği destek Ortadoğu barışının önünde engel olarak durmaktadır"
dedi. Bu açıklama Suriye'nin Lübnan'dan tamamen çekilmesinin krizi bitirmeyeceğinin işareti. Zira dosya hâlâ açık ve gerilimi tırmandırma sürecek. Bush, Esad'ın Lübnan'dan çekileceğini ilan ettiği konuşması akabinde, misyonu gelişmeleri yerinde izlemek ve bütün gelişmeleri bildirmek olan bir 'kriz ekibi' oluşturdu.
Bush gerçeği görmüyor
Oysa Bush Irak'taki Amerikan varlığının, istenilmeyen ve yalnız Irak'ın geleceğini değil, bütün bir bölgedeki güven ve barışı tehdit eden bir işgal olduğunu unutuyor. Ayrıca Bush, Filistin'deki İsrail varlığının işgalin de ötesinde, yurt edinme ve sömürgeleştirme amaçlı olduğunu görmek istemiyor. Onun bütün bildiği Suriye'nin barışa tehdit oluşturduğu. Bu suçlama Irak senaryosunun tekrarlanmasının meşrulaştırılması için yeterli. Zira Bush bu senaryonun çözüm olduğunda ikna olmuş durumda!
DR MUHAMMED SAİD İDRİS (Arşivi)
(Mısır'daki El Ehram Stratejik Araştırma Merkezi'nde uzman, Birleşik Arap Emirlikleri gazetesi Haliç, 11 Mart 2005)
RADİKAL 17.03.2005