İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0607:3908:2412:5315:3717:5619:24
Kabe

Cari açığın 'Gör' dedikleri

Ekonomi
|

Türkiye 2004'te yüzde 5.2 ile en büyük cari açığını verdi. Hükümet başarı masalını sürdürüyor. Cari açığın finansmanını sağlayan 'sıcak para' ülkeyi haşladığında gerçeklerin farkına varılacak

Türkiye'de ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınma 'planlı'dır. Ülke kaynaklarının verimli şekilde kullanılmasını planlamak, Devlet Planlama Teşkilatı'nın (DPT) görevidir. Fakat bu teşkilatın hazırladığı planlar her zaman hedeflerden çok farklı sonuç verir. Hiçbir zaman hedeflerin tuttuğu hatta yakınına gelindiği görülmemiştir. Geçtiğimiz iki yılın, DPT tarafından hazırlanan Yıllık Ekonomik Programları'nda tahmin edilen ortalama döviz kurlarını ele alalım. 2003 yılı ortalama dolar kuru 1 milyon 770 bin Türk Lirası olarak tahmin ediliyor, gerçekleşme ise 1 milyon 495 bin Türk Lirası oluyor. Yine 2004 yılı için ortalama dolar kuru 1 milyon 604 bin Türk Lirası olarak tahmin ediliyor, gerçekleşme ise 1 milyon 422 bin Türk Lirası oluyor. Bu yıl, yani 2005 yılı için ortalama dolar kuru tahmini ise 1.61 Yeni Türk Lirası. Bakalım yıl sonunda ne olacak? Hesaplar, sonuçlar Yine DPT'nin öngördüğü cari işlemler hesabına göz atalım: 2003 yılı için tahmin edilen cari açık 3.5 milyar dolar, gerçekleşen açık 6.8 milyar dolar. Yani hedeften sapma oranı yüzde 98. Ardından 2004 yılı için tahmin edilen cari açık 7.6 milyar dolar. Bu rakam yıl ortasında revize edilip açık 10.2 milyar dolara çıkarılıyor, ardından kasım ayında bir revizyon daha yapılıyor açık 14.4 milyar dolara çıkarılıyor. Buna rağmen yılın sonunda gerçekleşen cari açık 15.5 milyar dolar. Yılbaşına göre tahminlerden sapma ise yüzde 104 oranında. Tahminlerle gerçekleşen rakamlar arasındaki fark bu derecede büyük olunca, bırakın beş yıllık planı, yıllık program yapıp ilan etmenin de anlamı kalmıyor. Denilebilir ki bizim planlarımız zorunlu değil yol gösterici planlar, dolayısıyla sapmalar önemli değil, sapsa da olur sapmasa da... Ne var ki iş o kadar basit değil. Büyüme oranını bir yıl yüzde 5.9, ardından, yüzde 5 tahmin edip sonra yüzde 9.7 büyüyüp, üçüncü yıl tekrar yüzde 5 büyüyeceğim dediğiniz zaman bu durum ekonominin düzeldiğini göstermez istikrarsızlığı gösterir ve tüm toplum bu durumdan zarar görür. SÜLEYMAN YAŞAR (Bahçeşehir Üniversitesi öğretim görevlisi) RADİKAL 22.03.2005
AKRA