Gürcistan, Ukrayna ve son olarak Kırgızistan’da kendini gösteren, yakında diğer Orta Asya ülkeleriyle Doğu Avrupa, Latin Amerika, Ortadoğu ve Güneydoğu Asya’da bazı ülkeleri de etkisi altına alacak olan rüzgarın, Büyük Ortadoğu Projesi gibi, yıllardır devam eden çalışmaların sonucu olduğunu, bütün bu “sivil projeler”in hepsinin tartışmasız “askeri/güvenlik merkezleri tarafından geliştirildiğini” ve uygulandığını, bilmemiz gerekiyor
Çalışmaların özü, ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld’in “Askeri yoldan devrim” doktrinine paralel biçimde siviller üzerinden devrim doktrinine dayanıyor ve bu hedefe sokakların harekete geçirilerek varılması hedefleniyor. İşin daha ilginci, bu yöntem, dönemin en yeni savaş teknolojilerini kullanmasından hareketle “Cengiz Han Stratejisi” olarak niteleniyor. Yani Cengiz Han stratejisiyle Orta Asya fethediliyor!
Bazılarının adını verdiğim kuruluşların hepsi askeri/güvenlik merkezli kuruluşlar ve eski askerler, istihbarat uzmanları ve bugünkü neo-conlara yakın isimler tarafından yönetiliyor. Kimi Endonezya, kimi Güney Asya, kimi Kafkaslar/Orta Asya, kimi Ortadoğu ya da Latin Amerika ve kimi de Türkiye uzmanı…
Bu yönüyle Albert Einstein Institution “Gladio’nin yenilenmiş hali” olarak niteleniyor. NATO’ya bağlı olan ve sahnenin gerisinde duran Gladio’nun ne anlama geldiğini bilmeyen yoktur. Dolayısıyla bu kuruluşun sokakları harekete geçirmek için suikastler düzenleyebileceği anlamı da ortaya çıkıyor. Bu örgüt/kuruluş bir çok bölgede sivil direniş örgütleri kuruyor…
Bunların demokrasi ya da rejim arasında tercih yapmakla hiç ilgisi yok. Çünkü bunların hiç biri özgürlük ve demokrasi projesi değil. Bunlar kontrol stratejileri ve kitleler tehlikeli biçimde kontrol altına alınıyor. Bu çerçevede, Türkiye’de sivil toplum örgütleriyle ilgili, özellikle finansal bağlantılarıyla ilgili ciddi çalışmaların yapılması, yeni akımın yerli sözcülüğüne soyunanların dikkatle izlenmesi bir zorunluluktur. Özgürlük taleplerini istismar eden ve bireyleri, kitleleri, ülkeleri ve bölgeleri ABD askeri stratejilerinin piyonu haline getiren rüzgarla, bu topraklarda yeni bir esaret döneminin temelleri atılıyor.
29.3.2005 / İBRAHİM KARAGÜL / YENİ ŞAFAK