İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0607:3908:2412:5315:3717:5619:24
Kabe

Sivil manifesto

Sivil manifesto
Türkiye
|

17 sivil toplum kuruluşu tarafından yayınlanan ortak bildiride; "Din ve vicdan hürriyeti hayatın bütün alanını kapsamalı... Haklara alan sınırlaması getirilemez" denildi.

Sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla oluşturulan Ankara İnanç Platformu, bir ortak bildiriyle hükümete ve ilgili kurumlara din ve vicdan hürriyetinin bazı alanlarda kısıtlanmasından vazgeçilmesi ve özgürlüklerin daraltılmasına son verilmesi çağrısında bulundu. Ankara İnanç Platformu üyeleri "Talebimiz, herkesin inancını hayatının alanında yaşayabilmesi için keyfi uygulamalara son verilmesidir" başlıklı bildiriyi bütün siyasi partilerin genel merkezlerine ve Parlamento'da grubu bulunan parti başkanlıklarına faksladı. Platform adına Fatma Kurtçuoğlu tarafından okunan bildiride, "Türkiye toplumunun kronikleşmiş sorunlarından birisi de hiç şüphesiz din ve vicdan hürriyetinin hayatın her alanında yaşanılır kılınmasına imkan verilmemiş olmasıdır" denildi. "ENGELLER HÂLÂ KALDIRILMADI" Anayasa'nın 24. Maddesinde din ve vicdan hürriyetinin koruma altına alındığının hatırlatıldığı bildiride, şöyle denildi: "İnanç özgürlüğünün kısıtlanması ile insanların hayatının sosyal, ekonomik ve psikolojik yönlerden olumsuz etkilendiği; kamusal alan gibi keyfi birtakım tanımlamaların arkasına sığınılarak, atanmış egemen güçlerce başörtüsü sebebiyle toplumun büyük bir bölümünün mağdur edildiği; Meclis'in ve mevcut Hükümet'in 59. dönem çalışmalarında toplumun ve seçmenin bu sorunun çözümüne yönelik haklı beklentileri karşısında her hangi bir çabanın sarf edilmediği; inanç ve bunun olmazsa olmaz şartlarından olan, inandığı gibi yaşama, inancını ifade etme ve dini vecibelerini yerine getirme özgürlüğü önündeki tüm engellerin kaldırılmadığı ortadadır." "DEVLETİN HUKUKU DEĞİL, HUKUK DEVLETİ" Türkiye'nin yarınlara umutla bakabilmesi için, temel insan hak ve hürriyetlerinin korunması ve geliştirilmesi, çoğulcu katılımın tüm kurum ve kuruluşlarıyla yerleşik bir sistem haline getirilmesi, devletin hukuku değil, hukuk devletinin oluşması ve hukukun üstün kılınmasının zorunlu olduğu hatırlatılarak, şu görüşlere yer verildi: "Türkiye toplumunda din ve vicdan hürriyetinin gerçek anlamda tesis edilmesi, mağduriyetlerin giderilmesi, adalet, huzur ve barış içinde yaşamak için toplumun taleplerinin dikkate alınması için Parlamento ve mevcut hükümeti görevlerinin bilinciyle hareket etmeye davet ediyoruz." VAKİT 09.04.2005
AKRA