Kimliksiz ve eklemleri koparılmış yeni Irak’a kargaşa ve güvensizlik hâkim. Ülke, 170 bini aşkın yabancı güçlerin işgalinde ve Amerikan tanklarıyla Bağdat’a dönen kişilerce yönetiliyor. Yeni Irak yalanlar ve kitle imha silahları hilesi üzerine inşa edilmiştir.
Yeni Irak, coğrafi parçalanmanın ilk aşaması olarak etnik ve dini parçalanmaya maruz kaldı. Federasyon talebinde bulunanlar parçalama ve bölme haritalarını belirleyenlerin ta kendileriydi. Maksat bu ülke ayakta durmasın, Arap-İslam kimliği kaybolsun, İbrani devletine tehlike teşkil etmesin, petrol kuyuları Amerikan hegemonyasına açılsın. Irak’a savaş açtılar ve kitle imha silahları yalanı temelinde işgal ettiler. Bu yalanları ortaya çıkınca demokrasi için Irak’a geldiklerini ifade ettiler. Bu nasıl bir demokrasi ki seçmen sadece oranları belirlemek için oy kullanmakta ve işgal tankları üstünde ülkeye gelenler aday olup seçimleri kazanmakta?
Cumhurbaşkanlığından başbakanlık ve parlamento başkanlığına kadar yeni Irak’taki irili ufaklı tüm mevkiler Irak dışından, Amerikan istihbarat organlarıyla ilişkili liderlere gitti. Ambargo altında yıllarca direnenler ise açlık, fakirlik, ölüm, işsizlik ve aşağılanmanın dışında hiçbir şey elde edemedi.
İnsan haklarından dem vuruyorlar ve Iraklılara adalet, güvenlik ve insan hakları için geldiklerini belirtiyorlar. Peki Irak bu yeni kurtarıcılar eliyle gelen öldürme ve yıkım sonucu 100 binden fazla şehit ve bu rakamın dört katı yaralı vermişken hangi adalet, hangi güvenlik, hangi insan hakları bu?
11.4.2005 / KUDSEL ARABİ / RADİKAL