İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0607:3908:2412:5315:3717:5619:24
Kabe

Bitkilerimizi de çalıyorlar!

Türkiye
|

Türkiye, içine düşürüldüğü büyük değer kaybı sarmalından bir türlü kurtulamıyor. Yer altı, yerüstü, tarihi eserler, el yazmaları derken tarihte Hollanda’ya kaptırdığımız lalelerimizin başına gelenler şimdi de sadece bir bölgede ve iklim şartlarında yaşayan bitki türlerimizin de başına geliyor.

Dev şirketlere çalışan bitki casusları, stratejik önemdeki "endemik" bitkilerimizi rahatlıkla yurtdışına kaçırıyor. Birçok konuda olduğu gibi bu konuda da gümrük müeyyidelerinin gevşekliği göze çarpıyor. Türkiye’de yetişen 3 bin 500 dolayındaki endemik bitki türünün eczacılık ve boya sanayinde kullanılan bir çoğu yasadışı yollarla sınırlarımızın dışına kaçırılıyor. Daha çok arkeolog ve gezgin turist kılığında dağlarda dolaşan bitki casusları, dev ilaç şirketleri ya da süs bitkisi endüstrisi adına faaliyet gösteriyorlar. Bitkilerin, daha çok hastalıkları önleyici tedavide kullanılmasına yönelik milyonlarca dolarlık gizli projelerin yürütüldüğü söyleniyor. Bitki cenneti Türkiye Türkiye familya, cins ve tür sayısı bakımından zengin bir bitki örtüsüne sahip. Avrupa'nın birçok ülkesi yanında, komşusu olan ülkeler arasında da bitki taksonu sayısı açısından en zengin ülke. Türkiye'nin floristik zenginliği Avrupa florası ile karşılaştırıldığında açıkça ortaya çıkıyor. Bütün Avrupa’da 203 bitki familyası bulunurken, bu sayı Türkiye’de 163. Yine Avrupa’nın tamamında 1541 farklı cins ve 12 bin tür bitki bulunurken, Türkiye’de 1225 farklı cinste 9 bin tür bitki bulunmakmtadır. Flora açısından dünyanın en zengin bölgeleri arasında bulunan Anadolumuzdaki bitki hırsızlığının devasa boyutlarına dikkat çeken botanikçiler ve uzmanlar, hırsızlık yüzünden bazı bitkilerin neslinin tükenme noktasına geldiği tehlikesine dikkat çekiyor. Yasal boşluk var Bitki kaçakçılığı konusunda gümrük güvenliği ve yasal önlemler yetersiz. Son dönemde konu hakkında sadece İzzet Baysal Üniversitesi ve TÜBİTAK ortaklığında bir çalışma yapıldı. Çalışma doğrultusunda, Şubat ayından itibaren gümrüklerde görevli memurların tamamı, yurtdışına izinsiz çıkarılması yasaklanan stratejik bitkiler üzerine eğitilmeye başlandı. TÜBİTAK bünyesinde "Ulusal Biyo Çeşitlilik Veri Tabanı" oluşturulmasına rağmen kaçakçılığın önlenmesi için hiçbir yasal düzenleme mevcut değil. Bitki hırsızlığının önlenmesi için 1983 ve 1988'de iki tane Bakanlar Kurulu kararnamesi çıkarıldı. Türkiye'den bitki, hayvan, arkeolojik materyal toplamak belirli izinlere tabi. Bütün kanunlar gibi bu kanunun da yeterince uygulandığı ve hırsızların takibatı konusunda herhangi bir işlemin yapılmadığı kaydediliyor. Bitki hırsızlarının en önemli metodu ise, endemik bitkileri, çok cüz’i paralarla bizzat köylülerin kendisine toplatması. Ortalama 10 YTL’ye toplatılan bitkilerin en değersizinin bile İngiltere’de tanesi 20-30 Sterline alıcı buluyor. Bir Sterlinin yaklaşık 2,5 (milyon lira) YTL’ye denk geldiği düşünülürse çok önemli bir rantın olduğunu görebiliriz… 1995 yılında endemik bitki hırsızlığı ile ilgili yaşanan bir olayın medyaya ve İçişleri bakanlığına yansıması, belki de ilk kez Türkiye gündemine giriyordu. Tunceli’de yaşanan bir olay, turist kılığında Anadolu’da gezinen İngiliz bitki hırsızlarının pervasızlığını da gözler önüne seriyordu. Basına da yansıyan olayda, iki İngiliz "turistin", Tunceli’nin bir köyünde köylülere, "Hastalandığınızda ne yapıyorsunuz? Şifalı bitkiler kullanıyor musunuz?" diye şifreli bir soru sorduğu ve istedikleri cevabı alınca da köyün çobanına 10 milyon Türk lirası verip, kökleriyle birlikte topladıkları bitkileri bavullarına yerleştirdiler. Tunceli’den Antalya"ya da bitki çalmaya giden iki İngiliz turist, Antalya’da tesadüfen bilimsel bir gezi için bulunan bir üniversitenin öğretim üyeleri tarafından deşifre edilmişti. Bitkilerin insan sağlığı üzerindeki etkilerini araştıran ve dünya çapında 'Saraçoğlu yöntemleri' ile bilimsel literatüre giren Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu, bitki casusluğuyla, Türkiye'nin çok önemli milli servet kaybı yaşadığını kaydediyor. Saraçoğlu Türkiye'deki özel bitkilerin büyük bir ilaç sanayine dönüştürülerek değerlendirilmesi durumunda, ülkenin bütün borçlarının ödenebileceği kadar önemli bir kaynak elde edileceğini ifade ediyor. MİLLİ GAZETE 16.04.2005
AKRA