Araştırmacı-yazar Cevat Özkaya, "İslâm bugün ABD'nin ve Batının batıl olan değerlerini şiddetli bir şekilde reddeden, insanlara yeni bir dünya vaad eden tek sistemdir. Ilımlı İslam Projesi İslam'ın sulandırılıp, içi boşaltılıp, toplumsal düzenlemeleri es geçilip ABD ve Batının işine gelen bir şekilde sunulmasıdır. Ilımlı İslâm, bir başka tanımıyla Sivil Demokratik İslâm Projesiyle dinimiz, sabitelerinden kopartılıp, esnek hale getirilmek isteniyor" diyerek, İslam dini üzerine oynanan oyunlara di
İsterseniz öncelikle ılımlı İslâm'ın ne olduğu sorusuyla başlayalım?
Amerikan stratejik araştırmalar belgelerinde İslâm coğrafyasının bulunduğu bölgeye, entegre edilememiş, etki altına alınamamış bölge ismi veriliyor. Dünyanın ağababalığına soyunan Amerika, İslâm Coğrafyası'nın da mutlak suretle uluslararası sisteme entegre edilmesini istiyor. Bunun için de Batının dayattığı değerlere meydan okuyan İslâm'ın bir şekilde ehlileştirilmesi gerekiyor. Çünkü İslâm bugün ABD'nin ve Batının batıl olan değerlerini şiddetli bir şekilde reddeden, insanlara yeni bir dünya vaad eden tek sistemdir. Ilımlı İslâm Projesi de İslâm topraklarının kontrol altına alınması, Müslüman halkların köleleştirilmesi için devreye sokulan zihinsel bir projedir.
Bu projenin hayata geçirilmesi için atılan adımlara örnekler verebilir misiniz?
Gayet tabii. Afganistan'da 5 bin imam Amerikalı bir sivil toplum örgütü tarafından eğitime tabi tutulmaya başlandı. Endonezya'da 35 İslâmi gruba ABD tarafından büyük para yardımları yapıldığı geçtiğimiz günlerde ortaya çıktı. Ortadoğu'da ABD'nin maddi finansmanlığını yaptığı birçok sivil toplum örgütü özellikle kadın hakları üzerine birtakım çalışmalar başlattılar. Yine son zamanlarda bilinçli olarak İslâm toplumlarında insan haklarının ihmal edildiğine dair propagandaların yapılması da bu projeyi yürütenlerin kullandığı bir argümandır.
Anlaşılan Ilımlı İslâm Projesiyle önümüzdeki günlerde Müslümanlar son derece ciddi bir zihinsel saldırıya maruz kalacaklar. Peki Cevat Bey, bu projeyi etkisiz hale getirmek için İslâm Dünyası'nın neler yapması gerekiyor.
Öncelikle kendi sorunlarımızı tespit edip, bu sorunlara kendimiz çözüm yolları üreteceğiz. İslâm Dünyası'nın despot yönetimleri mutlaka bir an önce değişmeli. Bu değişimi de Batılılar eliyle değil, bizzat Müslüman halkların kendileri gerçekleştirmeliler. İslâm Dünyası kendi sabitelerinden hareketle yeni bir anlayış, yeni bir idrak oluşturmalıdır. Bugün yapılması gereken en önemli faaliyet de bence budur. Bush 11 Eylül saldırısından sonra "Onlar bizim hayat tarzımıza saldırıyorlar" demişti. Bu kesinlikle doğru bir tespittir. Bugün tüm insanlığa dayatılmaya çalışılan köhnemiş Batı değerlerine meydan okuyan tek sistem İslâm'dır. İslâm'ın mevcut problemlere çözüm üretebilmesi için de mutlaka yeni bir düşünce geleneğinin, yeni bir dilin oluşturulması gerekmektedir. Ayrıca bir an önce kendi içimizde de bir birliktelik oluşturmalıyız.
Aslında reel politik de bizi bu birlikteliğe zorluyor.
Kesinlikle. Biz bu birlikteliği gerçekleştirmemek için bir bakıma direniyoruz. Nitekim senin de bulunduğun ekiple Suriye'ye gittik. Suriyeli kardeşlerimizin Eskişehirlilerden, Trabzonlulardan, Diyarbakırlılardan bir farkları var mı? Biz Avrupa Birliği sevdasını bırakıp İslâm Birliği'ni nasıl kurarızın hesaplarını, çalışmalarını yapmalıyız. İttihad'ı İslâm kesinlikle hayal değildir. Sosyolojik ve psikolojik olarak da bölgemizin tek gerçeği ümmet olabilme gereğidir. Bunun için İslâm coğrafyasının birleşebileceğine yönelik tasavvuru devamlı olarak zinde tutmamız, bunun için acil projeler oluşturmamız gerekmektedir.
Ilımlı İslâm projesiyle birlikte İslâmi kamuoyu kendi bünyesinde bulundurduğu sivil toplum kuruluşlarını da tartışmaya açtı. Hatta İslâmi camianın içinde bulunan birtakım STK'ların ABD ve Batılı ülkeler tarafından kullanıldıkları iddia ediliyor. Siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz?
Mesela Afganistan'da insan hakları konusunda imamların eğitime tabi tutulduğundan bahsetmiştim. Bunlar İslâmi eğilimleri olan birtakım STK'lar ve cemaatler eliyle yapılıyor
Türkiye'de de geçtiğimiz günlerde buna benzer bir uygulamayla karşılaşmıştık.
Evet. Ben imamlara veya başka bir meslek grubunun mensuplarına insan hakları dersleri verilmesin demiyorum. Fakat insan hakları dersleri Batılıların anladığı mana da değil; İslâm toplumlarının kendi oluşturdukları gelenekten, tecrübeden faydalanarak ortaya konulmalı.
VAKİT 30.04.2005