İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0607:3908:2412:5315:3717:5619:24
Kabe

"Kansız darbe artık zor"

"Kansız darbe artık zor"
Dünya
|

Prof. Dr. Ahat Andican: "Bundan sonra Orta Asya'da kansız darbe yapılması zor. Despot yönetimler 'kadife devrim'lere karşı tedbirlerini alıyolar. Ancak Kazakistan ve Ermenistan'da devrim için ortam müsait."

- Sayın Andican, ABD Afganistan ve Irak savaşlarından hemen sonra Büyük Ortadoğu Projesi'yle Türkiye'nin de içinde yer aldığı bölgeyi hedef göstermişti. Ama önce Orta Asya'da hareketlilik başladı. Niçin Orta Asya? - Orta Asya'daki gelişmelerin, cumhuriyetlerin kendilerine özgü iç sebepleri olduğu gibi, bölgesel ve küresel sebepleri de var. Bölgeye özgü sebeplerin başında, Sovyetler Birliği'nin dağılmasından hemen sonra ortaya çıkan otokratik, baskıcı yönetimler geliyor. 1991 yılındaki dağılmadan itibaren devam eden bu baskı, halkta ciddi anlamda bir rahatsızlığa yol açtı. Toplumların duydukları rahatsızlıklar, her ülkede kendine imkân bulduğu sürece dışarıya yansıdı. İktidara gelen liderler, ülkelerindeki ekonomik sorunları çözemedi. Fakirlik, yoksulluk ve yolsuzluk diz boyu. "Kadife Devrimler"in sonuncusunun yaşandığı Kırgızistan'da gayrı safi milli hasıladan yıllık olarak kişi başına düşen gelir 300 dolar. Bunu aylığa vurduğumuzda kişi başına düşen miktar 20-25 dolar civarında olur. Orada bir subay veya bir öğretmenin maaşı sadece 20 dolar. Buna ilaveten iktidardaki yöneticiler, her ülkenin kendi şartlarına göre, bazı ülkelerde hanedan oluşturma bazı ülkelerde de kendi aşiret ve klanlarının elemanlarıyla hakimiyeti pekiştirme şeklinde, yani nepotizm diyebileceğimiz yönetim biçimleri oluşturma arayışına girdiler. - Türk Cumhuriyetlerinde bu yapı büyük benzerlik arz ediyor mu? - Orta Asya Türk Cumhuriyetlerindeki yönetimler büyük benzerlik arz ediyor. Ayrıca ekolojik rahatsızlıklar, tarımda yetersiz uygulamalar işin cabası. Bölgesel sebepler konusuna gelince, bu coğrafyanın Rusya-Çin arasındaki sıkışmışlığı göz ardı edilmeyecek bir husus. Rusya, Sovyetler Birliği dönemindeki kadar olmasa da, bu coğrafyadaki siyasi ve iktisadi etkinliğini sürdürme çabası içerisinde. Diğer taraftan Çin'in de bölgede hem siyasi, hem iktisadi manada etkinlik elde etme arayışı var. - Küresel boyuttaki sebepler olarak neleri sıralıyorsunuz? - Küresel boyuttaki sebepler, iki şekilde bölgeyi etkiliyor. Birincisi; Sovyet sonrası coğrafyada Amerika'nın ön planda olduğu, ama Batı gücünün Rusya'yı yavaş yavaş izole etme ve Rusya'nın çevresindeki ülkelerin Batı'ya yönlendirilmesini sağlama politikası, önce Orta Avrupa'da sonra Kafkasya'da şimdi de Orta Asya'da devam ediyor. İlginç olarak, Orta Asya özelinde Büyük Ortadoğu Projesi'de "Kadife Devrimlerle" örtüşüyor. - Darbelerin gerçekleşmesinde tetikleyici güç ABD mi? - BOP'un gündeme gelmesinden önce Afganistan savaşı ABD'nin bölgeye yerleşmesini sağladı. Dünyada ABD ve Rus askerî üslerinin birlikte yer aldığı tek ülke Kırgızistan. Özbekistan'da ABD, Afganistan savaşı sırasında üs kurdu. Benzer şekilde Tacikistan'da Rusların hem bir ciddi bir askeri gücü var hem de sınırların güvenliğini sağlıyorlar. Yine Türkmenistan'da da sınır güvenliğini Ruslar sağlıyorlar. Şimdi bütün bunları birbiri ardına sıraladığımızda Orta Asya'da büyük güclerin çıkarlarının çatıştığını net olarak görüyoruz. Rusya, Putin'le birlikte eski Sovyetlere benzer bir Rus liderliğini oluşturmak için harekete geçti. Fakat ABD'nin bölgeye girmesi sonrasında bazı ülkeler Rus etki alanından çıkıp Amerika etki alanına girmeye başladılar. - Amerika'nın bölgedeki amacı nedir? - ABD bölgeye girmekle Rusya'nın etkisini büyük ölçüde sınırlıyor. Gelecekte muhtemelen karşısında büyük bir güç olarak dikilmesi söz konusu olan Çin'le de komşu oldu. Bütün bunların temelinde gerek Hazar bölgesinin ve gerekse Orta Asya'nın iç bölgelerinin enerji kaynakları bakımından çok zengin olması yatıyor. - Bölgedeki darbe girişimlerine destek verilmesinin perde gerisindeki sebepleri arasında enerji kaynaklarına el koyma amacı, kaçıncı derecedeki etkendir? - En önemli faktördür. Çünkü hadise sadece uluslararası terörizme karşı mücadele olmuş olsaydı, Afganistan savaşıyla sınırlı kalırdı. 'Kazakistan'a dikkat!' - Kırgızistan'dan başka diğer cumhuriyetlerde bu şartlar oluşur ve yeni bir darbe olabilir mi? - Ülke ülke baktığımızda bir ülke hariç bölgede "Kadife Devrim"in olamayacağını görüyoruz. Türkmenistan'da muhalefet yok ve dolayısıyla muhalefet lideri de yok. Ne batılı ne de yerel muhalif sivil toplum örgütleri bulunuyor. Özbekistan'da şu anda parlamentoda temsil edilen siyasi partilerin hepsi iktidar yanlısı.. Muhalefet partileri ise parlamentoda temsil edilemiyorlar. Liderlerin birisi Amerika'da, diğeri Norveç'te.. Soros'un destek verdiği vakıf ve dernekler kapatıldı. Tacikistan'da iktidar ve muhalefet 1992'den 1997'ye kadar savaştı. 1997'de iki tarafın katılımıyla bir birlik kuruldu, iki ay önce yapılan seçimlerde iktidar lideri İmamali Rahmanov, parlamentoda dört sandalye hariç bütün sandalyeleri seçimlere hile karıştırarak aldı. Karşısındaki muhalefet liderlerini ise uyguladığı baskı ile kaçırttı. "BÖLGE BATI İÇİN İYİ BİR PAZAR" - Bölge, Batı için bir pazar ve nüfuz alanı mı? - Orta Asya, enerji kaynaklarının kontrolü noktasında, kesinlikle büyük bir pazardır. Burası tarih boyunca Batı gücü için, geçmişte emperyalist bir yaklaşımla sömürge alanı olarak günümüzde de küresel söylemlerle Batı yanlısı iktidarlar oluşturularak daima kaynak alanı olmuştur. Tüm faktörleri yan yana koyduğunuzda ortaya çıkan fotoğraf; kavganın enerji alanlarına hakim olma kavgası olduğunu gözler önüne serer. - Bir ihtimal "kadife devrim" yapılabilecek Türk Cumhuriyeti hangisi sizce? - Orta Asya'da şimdiki gelişmelere bakarak söyleyeyim: Bir ihtimal kansız devrim yapılabilecek tek ülke Kazakistan'dır. Başkanlık seçimleri önümüzdeki dönemde yapılacak. Bir muhalefet var. NGO'lar faaliyetlerini sürdürüyorlar. Nüfusunun büyük bir bölümünün Rus olması sebebiyle de, Özbekistan ve Türkmenistan liderlerinin uyguladıkları aşırı baskıcı yöntemi Nazarbayev kendi ülkesinde gerçekleştiremiyor. - Yaşanan süreçler, açlık ve sefaletin diz boyu olması, bir de kansız devrimlerin hayata geçirilmesi, diğer ülkeleri etkilemiş olamaz mı? Bundan sonra kansız devrimler olmazsa bile kanlı darbelerle yönetim değişikliği yaşanamaz mi? - Kadife devrim değil de "Saray Darbesi" şeklinde liderler gidebilir. Halkın ayaklanmasıyla da baskıcı liderler baştan indirilebilir. Bir diğer deyişle iktidar değişikliği kanlı ve kendi şartları içinde isyan, ayaklanma ve belli ölçülerde çatışmalarla gerçekleşebilir. Kafkasya'ya geldiğimizde Azerbeycan ve Ermenistan dikkatleri çekiyor. Önümüzdeki dönemde seçimler olmasına rağmen, Azerbaycan'da üç nedenden dolayı "kadife devrim" ihtimalinin zayıf olduğunu söyleyebilirim. Birincisi; İlham Aliyev çok akıllı bir politika ile muhalefeti parça parça tutuyor. İkincisi; Gençlik hareketleri büyük ölçüde kontrol altına alınmıştır. İktidar yanlısı gençlik hareketleri üniversitelerde örgütlenmiştir. Üçüncüsü ve en önemlisi de, ABD açısından baktığımızda İlham Aliyev'in yerine getirilebilecek başka bir şahıs yok.. Ama Ermenistan'da darbe mümkün. Çünkü, gerçekten lider Koçaryan seçim hileleriyle iktidar koltuğuna oturmuştu. Buradaki muhalefet Rus yanlısı değil de ABD yanlısı olsaydı, çok kısa bir sürede Ermenistan'da bir kadife devrim gerçekleşebilirdi diye düşünüyorum. Diğer tarafta ise, hedefteki ülke Beyaz Rusya'dır. - ABD gerçekleştirdiği darbelerle Rusya'yı çok ciddi anlamda sınırladı mı? - Sovyetler döneminde Rusya, etrafında oluşturduğu cumhuriyetlerle kendisine bir güvenlik kordonu oluşturmuştu. Son darbelerle birlikte bu ülkelerde Batı yanlısı yönetimler iktidara gelmeye başladı. Bir anlamda Batı gücü, söz konusu güvenlik koridorunu parçalayarak Rusya'yı yalnızlaştırmaktadır. VAKİT 02.05.2005
AKRA