Gazeteci Mete Çubukçu, "Benim sözlüğümde vahşet, dehşet, katliam, işgal ve istila kelimeleri elbet var. Bunlar gerçekliğin birer parçalarıdır. Irak savaşı için 'işgal', 'kaos' ve 'İmparatorluğun küstahlığı' derim" şeklinde konuştu.
- Mete Bey, kaç defa kriz ve savaş bölgelerine gidip geldiniz?
- Ne kadar ve kaçar defa gidip geldiğimi tam olarak bilmiyorum, hiç çetelesini tutmadım. Filistin'e 15 kere gidip gelmişimdir. Bosna'ya gene öyle.. Irak'a savaş öncesi, sırası ve sonrasında çok gidip geldim. Sayısını bilmesem de çok kilometre yaptım..
- Neden Irak ve Filistin biraz açar mısınız?
- Irak tamamıyla yerle bir olmuş, hiçbir geleceği kalmamış ve gelecekten ne beklediği belli olmayan bir ülke durumuna getirildi. Irak, bugün altyapısıyla, kültürüyle, uygarlığıyla, insan yapısıyla çökertilmiştir. Bunlar buradan bakınca çok fazla görülmüyor.
- Mazlumların gözüyle olaylara bakmaya çalışırken, habere ulaşma konusunda zorluk çekmediniz mi?
- Bütün savaşların karakterleri farklı oluyor. Irak savaşı, bir Afganistan, Çeçenistan savaşından farklı oldu. Filistin'deki çatışma ortamı da değişiklik arz ediyor. Irak'ı örnek verecek olursam, bombaların düştüğü andan itibaren daha sonraki aşamalara kadar Bağdat'ta her habere ulaşamıyorduk. Bağdat düşmeden önce Saddam yönetimi de manipülasyon yapıyordu. Ama genelde haberlere şüphe ile bakılması gerekiyor. Tarafların size doğru söylediğini bilmiyorsunuz ve emin değilsiniz. Yönlendirme riski her zaman vardır. Dolayısıyla hangi taraftan olunursa olunsun hadiseleri süzgeçten geçirme mecburiyetiniz var.
- Savaşların perde gerisindeki gerçekler nelerdir? Tespitleriniz nelerdir?
- Savaşların çıkış noktasında; milliyetçilik, din, ideoloji ve ekonomik sebepler var. 15 yılda çevremizde özellikle Balkanlar ve Kafkasya'da meydana gelen savaşlarda en belirleyici unsur milliyetçilik oldu. Bosna ve Azerbaycan savaşları milliyetçilik duyguları sebebiyle çıktı. Ortadoğu'daki farklı. Bana göre Ortadoğu'daki tam bir dünya savaşı. Hem ekonomik çıkar elde etme hem de güç gösterisi anlamında Irak'taki savaş dünya savaşıdır. Din de kullanılmıştır.
"NEO-CONLAR, SAVAŞI DİNSEL BİR TEMEL ÜZERİNE OTURTTU"
- Felluce saldırısının ABD ordusundaki Evangeliklerden seçilerek oluşturulan bir birlikle gerçekleştirildiği, savaşmaya gidenlerin silahlarının namlularına ve tanklarının önüne haç taktıkları tespit edildi. Burada din, perde gerisindeki gerçek amaç mı yoksa ekonomik çıkarlara alet mi edildi?
- Askerlerin motivasyonunu üst düzeylere çıkarmak için böyle bir taktiğe başvuruldu. Aralarında Evangelikler, aşırı Hıristiyanlar, sağcılar vardır. Belki ilk başlarda kendileri için bir büyük başarı gibi gösterilse de sonuçta hanelerine zarar diye yansıyacaktır. Çünkü görüntü artık her yere gidiyor. Bush da ilk başlarda "Bu bir Haçlı Savaşıdır" dedi. 11 Eylül 2001'den sonra ABD dünyada yapacağı ve uygulayacağı politikalara dini görüntü vermek istedi. Resmen deklare edilmezse de bunun sinyalleri veriliyor. Neo-conlar savaşı kendi kafalarında dinsel temel üzerine oturtuyorlar. Onlara göre; savaştıkları yerler geri kalmış, seviyesi düşük bir medeniyet. Kendilerini de daha gelişmiş modern ve kültürlü dünyalılar olarak yansıtıyorlar.
"ABD Saddam'dan beter çıktı"
- ABD Saddam Hüseyin yönetimini aratır hale getirdi mi?
- Arattırdı hem de nasıl! Bunu Iraklılar da söylüyor. Iraklı, Saddam'ı istemiyor ama "ABD Saddam'dan beter çıktı" diyor. Beklentiler farklıydı fakat ABD Irak'ı bir kaos merkezine dönüştürdü. Her şeye açık bir alan haline getirildi. Kuzey'deki üç güvenli il ile güneydeki Basra dışında Irak'ın orta kesimi tam anlamıyla bir cehenneme çevrildi.
- Filistin'i hangi sebeplerden ötürü trajik buluyorsunuz?
- Ortadoğu ve dünyadaki birçok sorunun çözümü için Filistin meselesinin haledilmesi gerekiyor. Uzun dönemli baktığınızda Filistin sorunu Irak'tan daha önemli.. Bu çözülmedikten sonra bütün sorunlar bir şekilde devam edecek. Köşeye sıkıştırılmış birkaç milyon insan sorunların acısını yaşıyor yıllardır.
ADEM DEMİR
VAKİT 05.05.2005