İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0707:4008:2512:5315:3617:5519:23
Kabe

"Fildişi Kıyıları’nda Müslümanlar dinlerini rahatça yaşıyorlar"

Güncel
|

Fildişi Kıyıları Cumhurbaşkanı Danışmanı ve el Kur'an Teşkilatı Başkanı Hacı Harrisso Fofana: "Fildişi Kıyıları, gerçek bir laik sistemle yönetilmektedir. Müslümanlar, dinlerini yaşarken herhangi bir sıkıntı ile karşılaşmamaktadır. Hıristiyanlarla Müslümanlar arasında bir sorun bulunmuyor. Yönetime baktığımızda; Cumhurbaşkanımız Laurent Gbadgo Hıristiyan, yardımcısı ise Müslüman."

“Müslümanlar kasıtlı olarak cahil bırakıldı”<7b> *Ülkenizde yaşayan Müslümanlar’ın en büyük sıkıntısı nedir? Afrika’daki Müslümanlar, eğitim konusunda oldukça geri bir durumda. Dedelerimiz, Fransız sömürgesi döneminde dini kaygılar dolayısıyla çocuklarını okullara göndermedi. Bizdeki azınlıklar, özellikle de Hıristiyanlar eğitime çok önem verdiler. Bu yüzden Hıristiyanlar, aydın, entelektüel, akademisyen ve kalifiye eleman bakımından bizden çok üstün durumdalar. Fransızlar, en güzel eğitimi Hıristiyanlar’a vererek, kasıtlı olarak Müslümanlar’ı eğitim dahil birçok şeyden mahrum bıraktılar. “Hristiyanlık Fransız sömürgesiyle birlikte arttı” Fransızların topraklarımızı işgal ettiğinde, ülkemizdeki Hıristiyanların oranı çok azdı. Bir asra yakın süren sömürge döneminde sürdürülen misyonerlik faaliyetlerinin ardından ülkemizdeki Hıristiyanlar’ın sayısı arttı. Fransa, o dönemde sadece Hıristiyanları destekledi. *Bu süreçte Müslümanlar’dan irtidat ederek Hıristiyanlığa geçen oldu mu? Yürütülen geniş çaplı misyonerlik faaliyetlerine rağmen, Müslümanlık’tan Hıristiyanlığa geçen hiç kimse olmadı. Aksine Hıristiyanlık’tan Müslümanlığa geçen çok sayıda kişi olmuştur ve hala da İslam’ı seçenler bulunmaktadır. Çok sayıda Hıristiyan köylüsü topluca ihtida etmiştir. Köylerde eskiden kilise olan bir çok mabed, şimdi camiye dönüştürüldü. Bu gelişmeler, gerçekten çok sevindirici ancak yeterli değil. Mahalli ve küçük imkanlarla önemli adımlar atılamıyor. Bu nedenle, Türkiye gibi diğer Müslüman ülkelerin bizimle ilgilenmesini istiyoruz. Sadece dini hizmet alanında değil, sosyal, eğitim, medya konularında da yardımcı olmalarını istiyoruz. Müslümanların büyük bir moral desteğine ihtiyacı var. *Türkiye’den beklentileriniz nelerdir? Türkiye büyük bir ülke. Dünyada ve özellikle de doğuda İslam’ın genişlemesinde önemli rol oynadı. Birinci Dünya Savaşı sırasında büyük sıkıntılar yaşayan Türkiye artık bu sorumluluğu yeniden üstlenmelidir. Türkiye’nin sorumluluk alanı Afrika’daki ve bütün dünyadaki Müslümanları kapsamaktadır. Bu nedenle Türk devleti, bize sahip çıkmalıdır. Ülkemiz çok zengin bir ülke. Yatırım ve işbirliği konusunda Türkiye’yi ülkemizde görmek istiyoruz. Biz kardeş bir ülke olarak Türkiye’yle daha iyi ilişkiler kurmaktan yanayız. Türk yatırımcıların ülkemize gelip hem maddi, hem manevi alanlarda yatırım yapmasını arzu ediyoruz. Türk işadamlarını ve yetkililerini ülkemize davet ediyoruz. Onları can-ı gönülden karşılamaya hazırız. Yeni başkentimiz kuruluş aşamasında. Hastaneler, altyapı, resmi kurum ve kuruluşlar sıfırdan yapılıyor. Dolayısıyla burada ticari anlamda Türkiye’ye çok iş düşebilir. Mesela şu anda Çin, bizim parlamento binamızı yapıyor. İran, İslam Kalkınma Bankası’nın finansörlüğünde 200 km kara yolu yapıyor. ABD ve Avrupa, Fildişi Kıyıları’nın öneminin bilincinde. *Eğitim konusundaki eksikliklerinizden söz ettiniz. Bu alanda yaptığınız yardım çağrılarına icabet eden ülkeler var mı? Bizde ciddi anlamda dini öğretim yapan bir kurum veya kuruluş yok. Mesela kaçınılmaz ihtiyaçlarımızdan olan bir ilahiyat fakültemiz yok. Şu anda İran’ın bu konuda bir çalışması var. Enstitü kurmaya hazırlanıyorlar. Eğitim sorunumuzun çözülmesi için gerek Türkiye’den devlet temelinde, gerekse özel teşebbüs ve sivil toplum örgütlerinden bu konuda beklentilerimiz var. İnanıyoruz ki Türkiye’den de bu konuda büyük yardım göreceğiz. MİLLİ GAZETE 06.05.2005
AKRA