İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0607:3908:2412:5315:3717:5619:24
Kabe

Balkanlar'a sömürge planı

Balkanlar'a sömürge planı
Dünya
|

AB'nin, bağımsızlığını kazanamayan bazı bölgeleri üyelik statüsüne hazırlaması öngörülüyor. Balkan Komisyonu tarafından hazırlanan ve geçen haftalarda Avrupa başkentlerinde yetkililere teslim edilen rapor, sadece Rusya ve Çin'i değil, Türkiye'yi de sarsacak önerilerle dolu.

Avrupa Birliği'nde geçen ay gündeme getirilen Balkanlar'a yönelik bir çözüm planı, bir tür ''sömürge politikası'' nın gündeme girebileceği şeklinde yorumlanıyor. ''Robert Bosch Stiftung'' , ''German Marshall Fund of United States'' , ''King Baudouin Foundation'' ve ''Charles Stewart Mott Foundation'' gibi bazı özel vakıflarca desteklenen ve Avrupa siyasetinin önemli isimlerinden oluşan komisyonca hazırlanan yeni bir rapor, Brüksel'in, AB çevresindeki ülkelere yönelik bazı ''maceralı arayışlara'' hazırlandığını gösterdi. Uluslararası Balkan Komisyonu tarafından iki yıllık bir çalışma sonucunda tamamlanan ''The Balkans in Europe's Future'' (Balkanlar'ın Avrupa'daki Geleceği) başlıklı bu raporda, ''Güneydoğu Avrupa Siyaseti'' tümüyle gözden geçirilirken bu bölgenin AB'ye entegrasyonu için gerekli koşullar büyüteç altına alındı. Bosna'daki duruma ve Sırbistan-Karadağ'ın Kosova nedeniyle yaşadığı ''anayasal boşluklara'' dikkat çeken rapor, ''uluslararası devletler topluluğu temsilcilerinin'' Kosova'daki rollerinin bu bölgenin özerkliğinde özel önem taşıdığını vurguladı. Geçmişte izlenen politikaların sonuç vermediğini kabul eden ve Balkanlar'daki ülkelerin AB'ye entegrasyonu için yeni bir vizyon geliştirmeyi amaçlayan Komisyon'un Başkanı ve İtalya'nın eski başbakanlarından Giuliano D'Amato, raporu kamuoyuna açıklarken, ''AB, Balkanlar'daki tıkanmayı sonuca ulaştırmayı hedefliyorsa, uzun vadeli bir çözüme girişmesi gerekir'' dedi. Sınırlı bağımsızlık Balkan Komisyonu, 10 yıllık bir sürede, daha önce tam bağımsızlığına kavuşmaksızın AB üyesi olunabileceğine dikkat çekiyor. Balkanlar'ın AB'ye entegrasyonu ve özellikle de Kosova başlığı altında hazırlanmış bu öneriler listesinde, ilk aşamada sorunlu da olsa egemenlik hakları süren bir ülke içindeki bölgenin yönetim yetkisi AB'ye devrediliyor. Buna ''sınırlı bağımsızlık'' aşaması da deniyor. İkinci aşamada AB elindeki yetkileri artan oranda yerel yönetimlere aktarıyor. Üçüncü aşamada da, örneğin Kosova ile AB arasında üyelik müzakereleri başlıyor. ''Yönlendirilmiş egemenlik'' de denilen bu aşamanın sonunda tam üyelik için imza süreci yer alıyor. Ancak, Sırbistan, Karadağ, Bosna ve Kosova'daki sorunlardan hareketle hazırlanmış yeni senaryonun sadece Sırp hükümetince değil, BM Güvenlik Konseyi'nce de kabul edilmesi gerekiyor. Moskova ve Pekin'in girişimi veto etme olasılığı ise çok yüksek. Geniş bir coğrafya AB, rapor doğrultusunda artık sadece egemen devletlere değil, bu devletler içindeki bölgelere de üyelik perspektifi açarsa, aynı yolla Moldova, Dağlık Karabağ, Çeçenistan ve henüz gündemde yokmuş gibi görünen ve Türkiye'yi doğrudan ya da dolaylı ilgilendiren birçok bölgeyi bünyesine katabilecek. Planın geçerlilik kazanmaması halinde, Kosova'nın, bu kez ABD'nin desteğiyle yakın bir gelecekte bağımsız statüye kavuşması bekleniyor. Komsiyon'un AB'ye, artık ''state-building before integration'' (entegrasyon öncesinde devlet kurma) yöntemi yerine ''member-state building'' (üye devlet kurma) aşamasına geçişi önermesi, çok geniş bir coğrafyayı etkiliyor. Rapor, AB çevresindeki ülkelerde azınlık haklarının yerel düzeyde uygulanması, özerkliğin güçlendirilmesi, ''geçmişin'' irdelenerek aşılması ve ''bu geçmişle barışılması'' gibi başlıklar da içeriyor. Komisyon, özellikle Güneydoğu Avrupa ülkelerindeki üniversite öğrencileri ve genç yöneticilere vize kolaylıkları sağlanmasını, genç kuşakların Avrupa ülkelerine çekilmesini ve bu ülkelerde ''AB yanlısı bir yeni kuşak yetiştirilmesi'' işinin ciddiye alınmasını da istedi. CUMHURİYET 07.05.2005
AKRA