İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0607:3908:2412:5315:3717:5619:24
Kabe

Yerli malı yabancılaştı

Yerli malı yabancılaştı
Ekonomi
|

Uluslararası market zincirleri 'ürettiğimizi bize satmak için' yarışırken 'reform' adı altında ulusal ekonomi çökertiliyor

Dışa bağımlılık artıyor Türkiye'ye ilgisi giderek artan uluslararası market zincirlerinin net sermaye girişi ve pazar organizasyonu gibi olumlu etkilerinin yanında, tarımsal üretimden yerli markaların yabancılaşmasına kadar bir dizi olumsuz etkisi oluyor. Süpermarketler, bizim malımızı bize pazarlayarak pazarı büyütüyorlar. Batılı ülkeler bir yandan da Türkiye'ye, ithalat engellerinin kaldırılmasını, piyasanın yabancı tekellere açılmasını, tarıma verilen desteğin azaltılmasını dayatıyor. Küreselleşme süreci içindeki Türkiye'de, bir yandan uluslararası pazarlama zincirleri ağı giderek gelişirken bir yandan da bu ülkede ''doğan'' markalarımız birer birer yabancı şirketlerin eline geçiyor. Yediğimiz patates cipsinden geleneksel yoğurdumuza kadar çok sayıda gıda ürünü, yabancı şirketlerce üretilip çoğu yabancı gıda zincirleri aracılığıyla satılıyor. Doğal akışı içinde fazla farkına varmadan yaşadığımız bu süreç, Türkiye'nin dışa bağımlılığını arttırırken reklam bombardımanı ve kredilendirme gibi tüketimi pompalayan sistemlerle kişisel bazda tüm vatandaşların borçluluk düzeyini de arttırıyor. Uzmanlara göre son günlerde Türkiye'ye ilgisi artan uluslararası market zincirleri, küresel planda uluslararası sermayenin ''liberalleşme'' dayatmasından güç alıyor. Başta ABD, AB ülkeleri, Kanada ve Japonya gibi uluslararası devlerin güdümünde gelişen yeni ideoloji, Türkiye de dahil dünyanın diğer yarısına, ithalat engellerini kaldırmalarını, piyasalarını yabancı tekellere açık hale getirmelerini, tarıma verdikleri destekleri azaltmalarını dayatıyor. Bu çerçevede çıkarılan yabancı sermayeyi teşvik yasaları, uluslararası tahkim sistemleri, ithal ikameci ekonominin terk edilmesi gibi ''reformist gelişmeler'' , yerli muzun yerini Çikita'nın alması, ithal elmadan çileğe kadar ithal gıda ürünlerinin rafları sarması ile sonuçlanıyor. Uluslararası finans sisteminin ''plastik para'' ları da bu sistemi besleyen unsurlar arasında yer alıyor. Bakkal amcanın veresiye defterinin yerini taksit kartları, banka sisteminin kredi kartları almış durumda. Yabancı market zincirleri eliyle dünya markalarının giriş süreci ile birlikte, marka bağımlılığının doğuşu, geleneksel ürünlerden markalara kaymanın hızlanışı, özellikle genç kesimlerde yaratılan marka bağımlılığı tüketimi daha da pompalıyor. Promosyonlu satışlar, bir alana bir de bedava sistemleri, bardak, tabak hediyeli deterjan satma teknikleri vs. tüketimi kamçılayan, o anda ihtiyaç duyulmayan ürünleri önceden sa-tan, stokları evlere yıkan sistemler. Bütün bu süreçte Türkiye'nin, tarımda üretim ve ambalaj tekniklerinin gelişmesi, örnek pazarlama stratejilerinin öğrenilmesi gibi bazı olumlu kazançlar sağlamasına karşın, ekonominin giderek dışa bağımlılığının artması, kişisel borçluluk düzeyinin artması ve kendi ürünlerinin kendine yabancılarca pazarlanması gibi kayıpları büyüyor. Markalar da elden gidiyor Uluslararası market zincirlerinin Türkiye'de yaygınlaşması ile markalarımızın birer birer elden çıkışı ve tarım sektörünün uluslararası pazarların denetimine açılması atbaşı gidiyor. Çay üretim sahalarında boy gösteren bir kısmı yerli ortaklı yabancı markalar, Çaykur 'un pazar payını Lipton 'lara, Sir Winston 'lara kaptırmasına yol açıyor. Pancar üreticisi ve şeker piyasası Cargill 'lerle boğuşurken, sıvı şeker tüketimine dayanan ürünler hiper marketlerin raflarında her gün biraz daha fazla yer alıyor. Geleneksel Tosya Princi kaybolurken Amerikan Princinin ithalatı artıyor. Nohut, fasulye ve mercimek üretiminde büyük düşüşler kaydedilir ve tarımsal ürün ihracatı sadece yüzde 14 artarken bu ürünlerdeki ithalat yüzde 28.5 artış gösteriyor. CUMHURİYET 10.05.2005
AKRA