Telafer'de, kuşatma sonrası tüm esnaf ve devlet kurumları çalışmazken, açlık ve susuzluk tehlikesinin baş gösterdiği yerleşim birimindeki Türkmenler, kuşatmanın bitmesi için Türkiye'den yardım istiyor.
Musul'un son 3 aydır kuşatma altında tutulan ve baskılara maruz kalan Telafer kasabası, harabeye dönmüş durumda.
Hayalet kasaba görünümündeki Telafer'de, kuşatma sonrası tüm esnaf ve devlet kurumları çalışmazken, açlık ve susuzluk tehlikesinin baş gösterdiği yerleşim birimindeki Türkmenler, kuşatmanın bitmesi için Türkiye'den yardım istiyor. Kasaba dışına çıkmak isteyen Telaferliler'in, Irak Ulusal Muhafızları tarafından çeşitli gerekçelerle gözaltına alındığı belirtilirken, Türkiye'ye seslenen bir Telaferli ise, Türkiye'den kendilerine yardım etmesini istiyor.
Ayşe Ahmet isimli bir Telaferli kadın da, evlerinin oturulmayacak duruma geldiğini, ama kimsenin onlara yardım etmediğini söylüyor. Saldırılar sonrası evi harap olan bir başka Telaferli kadın da, Türkiye'den yardım isteyenler arasında. Dışişleri Bakanı Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül'e seslenen bir başka Türkmen ise, "ABD helikopterlerinin evlerimizde açtığı kurşun deliklerini görüp bize yardım etmelerini bekliyoruz" diye konuşuyor.
Birçok insanın göç etmek zorunda bırakıldığı kasabanın sakinlerinden Türkmen Sami Ahmet de, "Bütün dünya halimizi görsün. Evlerimize ateş açtılar ve bizi zorla dışarı çıkardılar. Kasabada kimse kalmadı" ifadesinde bulunuyor.
İşbirlikçi Irak Ulusal Muhafızları'nın evlerine saldırdığını ifade eden bir diğer Telaferli ise, "Evlerimizi, burada direnişçi olduğunu öne sürerek Irak askerleri vurdu" diyor.
Kuşatma altında tutulan Telafer'de devriye görevi yapan bir Amerikan tankının, yere konulan bombayla havaya uçurulduğunu yansıtan amatör kamera görüntülerinde, konvoyla birlikte yoldan geçen Amerikan tankının hedef alındığı olay sonrası, kasabanın semalarında uçan ABD helikopterleri, belirlediği noktalara ateş açıyor.
Telafer halkından Muhammed Taha, evlerine bu olay sırasında ateş açıldığını belirterek, "Evlerimiz kasıtlı olarak vuruldu. Oysa burada direnişçi yoktu" diyor.
MİLLİ GAZETE 12.05.2005