İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0607:3908:2412:5315:3717:5619:24
Kabe

Özbekistan gerçeği

Özbekistan gerçeği
Güncel
|

Eski Sovyetler Birliği Cumhuriyetleri'nden biri olan Orta Asya ülkesi Özbekistan'da geçtiğimiz son günlerde yaşanan olaylar beklenmeyen bir durum değildi.

90'lardan bu yana siyasi ve sosyal zulüm gören Müslüman halkın sokaklara dökülmesi, bu gösterilerin kızışması, devlet hapishanelerine saldırılar, tutukluların salınması da süpriz değildi. Aynı şekilde Amerika'nın 50 binden fazla kişinin yakalanması veya Müslüman alimlere varan, terörist ve asi suçlamalarıyla tutuklamalar ve öldürmeler karşısındaki suskunluğu da olağandışı bir durum değil. HÜKÜMET MÜSLÜMANLARA HEP BASKI UYGULADI Bu olaylar, 1989 yılında başa geçen İslâm Kerimov ile muhalefet ?hükümet muhalefetin resmi liderliğini İslâmi Özgürlük Partisi'nin yürüttüğünü savunuyor- arasındaki çatışmalardan kaynaklandı. Özbekistan kaynakları muhalefet grubunun çeşitli İslâmi akımlarla da bağlarının olduğunu belirtiyorlar. Bu akımlar, gerek Cihadi, gerek İslâmi Kardeşler, gerek diğer tür akımlar olsun hepsi de halk arasındaki fesadın durdurulması, ekonominin düzlüğe çıkarılması, fakirliğin önüne geçilmesi ve işsizliğin ortadan kaldırılabilmesi için çaba sarf ediyorlar. Hükümet ise bu akımlarla iç içe olan muhalefete, baskı ve şiddet uygulayarak muamele ediyor ve muhalefeti asi olarak nitelendiriyor. 11 EYLÜL SALDIRILARINDAN SONRA BASKILAR ARTTI 11 Eylül saldırılarının ve Amerika'nın teröre karşı savaş hamlesinin ardından, Özbekistan'da da hükümet Müslümanlara yönelik şiddeti artırdı. Kerimov yönetimi, baskıcı bir rejimle kendilerine karşı gelen birçok Müslümanı yakaladı, tutukladı, aralarında büyük Müslüman alimlerin de bulunduğu nicelerini öldürttü, camileri kapattırdı. Özbekistan'ın, Afganistan'ı vurması için Amerika'ya üs sağlayarak antlaşmaya varmasının ardından Amerika da, en büyük düşmanı Komünist Rusya'nın yıkılmasının ardından Özbekistan'da yaşanan insan hakları facialarına sessiz kalmayı tercih etti. ABD VE RUSYA DİKTATÖR KERİMOV'U DESTEKLİYOR Açık olan Amerika ve Rusya'nın ortak görüşe sahip oldukları nokta; sadece Özbekistan liderini kapsamıyor. Aynı zamanda muhalefetin özellikle İslâmi kesimin yönetimi ele geçirmelerini engellemek de yer alıyor; ki bu hal hem Rusya'nın hem de Amerika'nın menfaatlerine ters düşmekte. Cumhurbaşkanı Kerimov da Amerika ve Rusya'nın tavırlarından aldığı mesaj üzerine Andican'a giden bütün yolları, civar devletlerle sınırları kapattı, bütün şehirlerde güvenlik önlemlerini artırdı, tüm şehirlerde binlerce istihbarat ve polis görevlileri yaydı ki, ordu tanklar ve zırhlı araçlarla silahlıları kuşatsın. Her taraftan yüzlerce kişinin ölmesi için ateşler açıldı. Bu halde Özbek lideri Kerimov çıkarak, bütün olaylardan İslâmi Özgürlük Partisi'ni sorumlu tuttu, göstericilerin üzerine ateş açılmasını emrettiğini ise reddetti. Özbekistan, diğer 5 Orta Asya devletlerine nazaran muhalefetinin en kanlı olmasıyla meşhur. Çevre ülkelerdeki devrimlere isim koyma arzusu sonucu Gürcistan Devrimi Güller Devrimi, Ukrayna Devrimi Portakal Devrimi, Kırgızistan'da Sarı Gül Devrimi olarak anıldı. Özbekistan devrimi en kanlı olması nedeniyle Kırmızı Devrim olarak isimlendirildi. Bu devrim, Kerimov kuvvetlerinin silah kullanması ve katletmeleriyle, halk arasında artık bıkkınlık yaratacak düzeye ulaşan fakirlik, devlet maaşlarının düzenli ödenmemesi ve devlet kaynaklarının güvenlik güçlerine harcanması ile başladı. WASHINGTON ZULÜM UYGULAMASINA KARŞI SESSİZLİĞİ TERCİH ETTİ! Amerika'nın 'teröre karşı savaş' hamlesi, Özbekistan'a Müslümanlara karşı yaptığı baskıları artırmasında güç oldu. Özbekistan'ın gerek terörist gerek El-Kaide üyesi suçlamalarıyla Müslümanları tutuklaması, Müslümanlara işkenceler yapması, insan hakları örgütlerince ortaya çıkarıldığı ve Amerika'dan Özbekistan yönetiminin bu halini eleştirmesi istendiği halde Amerika, sonunda bazı küçük yardımları durdurup, Özbekistan'dan istenen anayasal ve demokratik reformların yapılmıyor olmasını yüzeysel bir şekilde ifade etmekle olayı geçiştirdi. Helsinki Orta Asya İnsan Hakları Örgütü, Özbekistan hapisanelerindeki tutukluların sayılarının, işkence sonucunda öldürülenler hariç 50 bine ulaştığını ortaya koydu. VAKİT 18.05.2005
AKRA