Sudan’ın Ankara Büyükelçiliği Enformasyon Ataşesi Dr. Abdülrahim Ömer Muhyiddin, 50 yıldan daha uzun bir süreden bu yana devam eden iç savaşın sona ermesiyle birlikte ülkesinin hızla kalkınacağını söyledi.
Başta ABD ve İsrail olmak üzere Batılı emperyalist güçler tarafından desteklenen John Garang liderliğindeki ayrılıkçı asilerle yapılan barış anlaşmasıyla Sudan’ın gelişmesinin önündeki en büyük engelin kalktığını belirtti.
Güneydeki ayrılıkçılarla varılan anlaşmayla iç savaşın sona erdiğine dikkat çeken Dr. Ömer Muhyiddin, "Bu anlaşma istikrardır, bu anlaşma huzurdur, bu anlaşma gelişmedir, eğitimdir, hukuktur" ifadelerini kullandı.
Bir ülkenin kalkınabilmesi için gerekli olan her türlü imkana Sudan’ın sahip olduğunu belirten Enformasyon Ataşesi Dr. Muhyiddin, "Petrolümüz, doğalgazımız, altın rezervlerimiz, donanımlı insan kaynaklarımız var. Gelişmek için gerekli her şey ama her şey var" şeklinde konuştu.
Dr. Muhyiddin, bu anlaşmanın Sudan ekonomisine kısa bir süre içerisinde büyük bir darbe vuran onbinlerce kişinin hayatını kaybettiği, milyonlarca hayvanın telef olduğu, bir milyondan fazla insanın göç etmek zorunda kaldığı Darfur ‘da da istikrarın sağlanmasında önemli katkısı olduğunu kaydetti.
"Darfur için de görüşmeler sürüyor"
Sudan’ın bir diğer sorununa dikkat çeken Dr. Ömer Muhyiddin, Darfur’da şiddet eylemlerine girişen grupların temsilcileriyle, sudanlı yöneticilerin Libya’nın başkenti Trablusgarp’ta bir araya geldiğini ve anlaşmaya varmaya çalıştıklarını hatırlattı.
Bazı Sudanlıların Darfur’daki olaylar nedeniyle Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi (UCM)’nde yargılanması için teslim edilmesi konusundaki taleplere karşı, ülkesinin tutumunun ne olacağına ilişkin sorumuza, "BM’nin 1593 nolu sözkonusu talebi içeren kararını tanımıyoruz. Devlet Başkanımız ‘ Allah’a yemin olsun ki, bir tek Sudanlı’yı bile bu mahkemeye teslim etmeyeceğiz. Çünkü Sudan’da hukuku üstün tutan yargı ve hukuk bulunuyor’ diyerek tavrını açıkça ilan etmiştir" şeklinde cevap verdi.
"Annan’a sunulan rapor asılsız iddialarla dolu"
Sudan’ın Enformasyon Ataşesi Dr. Ömer Muhyiddin, Uluslararası Soruşturma Komisyonu’nun BM Genel Sekreteri Kofi Annan’a sunduğu rapora ilişkin değerlendirmesinde, "Objektif tutumu elbette memnuniyetle karşılarız. Ancak sözkonusu raporda kabul edilemez sonuçlar doğuracak maddeler bulunmaktadır.
Rapor, aslında Darfur’da 2003’ten bu yana meydana gelen insan hakları ihlallerini yeterli ve sistematik bir biçimde bile ele almıyor. Özellikle "cancavit" fenomeninin tanımına ilişkin Komisyon’un metodolojisi eksik ve yanlıştır. Araştırma için yetersiz bir süre içerisinde hazırlanan rapor kanıt olmaksızın hükümetimize suçlamalar yöneltmiştir. Komisyon’un kullandığı materyaller, raporlar ve diğer kaynaklara baktığımızda, bunların doğru olup olmadığını araştırmadığı sadece hükümet karşıtı yorum içerdiği görüyoruz. Darfur’da kimyasal silah kullanıldığına ilişkin asılsız iddia da bu metodun bir ürünüdür. Kısacası, bu rapor t araflı ve çelişkilerle dolu bir biçimde hazırlanmıştır. Bu konuda size bir çok örnek verebilirim" dedi.
Sudanlı ataşe, 9 Temmuz’da ülkesinde imzalanacak olan nihai anlaşma ile Halk Kurtuluş Cephesi ve diğer muhalif grupların hükümete katılımı sağlanacağını da sözlerine ekledi.
MİLLİ GAZETE 17.05.2005