Orta Asya'da bir fırsatlar silsilesinin kaçırıldığını anlatan Türk Dünyası Yazarlar ve Sanatçılar Vakfı Başkanı Yahya Akengin, “70 yıl ateist bir rejimin yıkılmasını bekleyen, bunun için mücadele veren, birçok katliamlar yaşamış kardeşlerimize maalesef Türkiye sahip çıkamamıştır. Bu ilişkileri bugün, Sovyetçi, Çinci aydınlar belirleme noktasına gelmiştir” dedi.
Türk Dünyası Yazarlar ve Sanatçılar Vakfı Başkanı Yahya Akengin, Türkiye'nin AB sürecinde Orta Asya ve Kafkasya ile ilişkilerini askıya alması nedeniyle misyonerlerin bölgede cirit attığını söyledi. Sovyet döneminden sonra bağımsız kalan Türki cumhuriyetler ile Türkiye'nin yeterince ilişki kuramaması nedeniyle batılı misyonerlerin faaliyetlerinin hızla arttığını belirten Akengin, “Evinizin, oteldeki odanızın kapısını çalıp rahatça İncil veya broşür verebiliyorlar. Bugün orada, baskıcı komünizm rejiminden kapitalizmin vahşiliğine geçişin acısı çok daha büyük olmuştur” diye konuştu.
ESAM'ın Çarşamba Sohbetlerinde 'Türkiye'nin Orta Asya ve Kafkasya Politikaları'nı anlatan Yahya Akengin, bugün bölge ile ilişkilerin Osmanlı döneminin daha da gerisinde olduğunu kaydetti. Komünist rejimin dağılmasından sonra Türkiye'nin hazırlıksız yakalandığını söyleyen Akengin, “Ancak o dönemde romantik bir dönem yaşadık. Onların kafasındaki Türkiye ile bizim düşüncemizde bir Türk dünyası vardı. Ama ne onlar aradığını buldu, ne de biz” dedi.
70 yıllık Sovyet rejiminde inanç, kültür ve değerlerin neredeyse yok olma noktasına geldiğini belirten Akengin, “Ancak bağımsızlıktan sonra ninesinin sandığından çıkan Kur’an-ı Kerim’i görerek ben müslümanmışım dediler. Ama bu dönemde bizden gidenlerin başıboş, gelişigüzel ve vurgun için yaptıkları dalışlar hiç de iyi olmadı. Bunlar ilişkileri olumsuz etkiledi. Ve romantik devir bitti. Gerçeklik başladı” diye konuştu.
Orta Asya misyonerlerin cenneti oldu
15 yıldır bu coğrafyaya gidip geldiğini söyleyen Akengin, “Misyonerler bugün orada cennetlerini yaşıyorlar. Bir evde, otelde kapıyı çalıp broşürlerini rahatça verebiliyorlar. Yani açlık ve yoksulluk içinde kıvranan bu bölge, misyonerler için münbit bir tarla. Peki biz ne yaptık? Biz kendi toplumumuzdaki mezhep kavgalarını oraya taşıdık. Diyanet büyük hizmetler yaptı. Ancak 10 yıl önce Kazakistan'da 30 elemanı olan Diyanet'in bugün 4 elemanı var” diye konuştu.
Orta Asya'da bir fırsatlar silsilesinin kaçırıldığını anlatan Akengin, “70 yıl ateist bir rejimin yıkılmasını bekleyen, bunun için mücadele veren, birçok katliamlar yaşamış kardeşlerimize maalesef Türkiye sahip çıkamamıştır. Bu ilişkileri bugün, Sovyetçi, Çinci aydınlar belirleme noktasına gelmiştir” dedi.
MİLLİ GAZETE 20.05.2005