Gürcistan, Ukrayna ve Kırgızistan'ın ardından son 18 ay içinde isyan ve iç çatışmaların yaşandığı bir başka eski Sovyet cumhuriyeti olan Özbekistan'da belirsizlik sürüyor. Ancak diğer üç ülkedekinin aksine, Özbekistan'ın baskıcı yönetimi, olayları bastırmak için sivil halka karşı güç kullandı.
Alman Radyolar Birliği Moskova Muhabiri Isabella Kolar, Özbekistan'daki gelişmeleri değerlendirdi:
Daha iyi hayat şartları ve baskıcı Devlet Başkanı İslâm Kerimov'un istifası gibi taleplerle Özbekistan'ın doğusundaki Andican'da onbinlerce insan sokaklara dökülerek protesto gösterileri düzenledi. Bu, ilk bakışta sevindirici bir haber gibi görünüyor. Tabii kan dökülmemesi şartıyla... Önce Gürcistan, Ukrayna ve Kırgızistan; şimdi de Özbekistan. Eski Sovyet topraklarında ihtilal ateşleri birbiri ardına yanmaya devam ediyor.
GÖSTERİLER ABD VE RUSYA'YI MEMNUN ETMEDİ
Ancak Özbekistan konusuna dünya kamuoyunun daha temkinli yaklaştığı gözleniyor. Aynı görüşü paylaştıkları pek vaki olmayan ABD ve Rusya, her ne hikmetse Orta Asya'da yaşanan son gelişmelerin "pek de hoş olmadığı" yönünde mutabık. Moskova'ya göre, protesto gösterilerinin arkasında radikal güçler var.
Washington ise ülkede insan haklarının sık sık ihlal edildiğine dikkat çekmekle birlikte diğer yandan bazı grupların Özbekistan'da yuvalanmasının da endişe verici olduğunu belirtiyor. Dolayısıyla da Andican'daki olaylara temkinli yaklaşıyor. ABD'nin uluslararası teröre karşı yürüttüğü mücadelede Özbekistan önemli bir müttefik konumunda. Bu nedenle de bireylerin hayatları arka plana itiliyor. Çeçen halkı bu durumu yıllardan beri yakından hissediyor. Şimdi Özbekler de onlara katıldı.
ÖZBEKLER, BASKICI KERİMOV YÖNETİMİNDEN KURTULMAK İSTİYOR
15 yıldır ülkesini baskı politikasıyla yöneten Devlet Başkanı İslâm Kerimov da bu temkinli yaklaşımlardan destek ve cesaret alıyor. Andican'daki insanlar, hiçbir surette muhalif hareketlere tahammülü olmayan Kerimov'dan kurtulmak istediklerini haykırıyorlar; ama nafile!
Andican, işsizlik oranının yüksek olduğu bir şehir. Bunun sonucu olarak da sosyal sorunlar giderek daha da içinden çıkılması güç bir hale geliyor. Doğal olarak insanların gelecekten herhangi bir olumlu beklentisi bulunmuyor. Parlamentodaki partiler, hükümetin görüşlerini temsil ediyor. Asıl temsil etmeleri gereken halkın yaşadığı bu sorunlar ise partileri pek ilgilendirmiyor. İnsan hakları örgütlerinin verilerine göre ülkede en az 6 bin kişi, dini ya da siyasi görüşlerinden dolayı cezaevlerinde bulunuyor.
MUHALİF ÖZBEK VATANDAŞLARINA BÜYÜK HAKSIZLIK YAPILIYOR
Özbekistan'daki huzursuzlukların perde arkası gelişmelerine ilişkin henüz kesin bir şey söylemek mümkün değil. Tabii ki burada da durumdan çıkar sağlamak isteyen bazı muhalif gruplar mevcut.
Ancak bu ayaklanmayı sırf muhalif akımlara dayandırmak da büyük haksızlık olur. Her şeyden önce Andican sokaklarında hayatlarını riske eden insanlara karşı bir haksızlık... Çünkü onları Bin Laden hiç mi hiç ilgilendirmiyor. Halkın asıl istediği Özbekistan'da onurlu ve özgür bir yaşam sürdürebilmek.
VAKİT 20.05.2005