İslâm Kerimov'un zulmü nedeniyle yıllardır ülkesi dışında yaşayan muhalif lideri Erk Partisi Başkanı Muhammed Salih, Özbekistan'da patlak veren ayaklanmayı, gazetemize değerlendirdi. Özbekistan'da yaşananların arkasında hiçbir yabancı gücün olmadığını belirten Salih, hiç kimseyle de Özbekistan'a dönük bir görüşmede bulunmadığını ifade etti.
ÖZBEK HALKI 30 DOLARLA YAŞIYOR
İslâm Kerimov'un uyguladığı baskı politikası konusunda yıllardır dünya kamuoyuna uyarılarda bulunduklarını hatırlatan Muhammed Salih, "Bizim bu uyarılarımızı kimse duymadı ve Kerimov'u desteklemeye devam etti. Bugün yaşanan Andican faciası ümit ediyorum ki onların gözünü açar" dedi.
Özbekistan'daki halk ayaklanmasının değişik sebepleri bulunduğunu dile getiren Salih, "Bu ayaklanmayı her şeyden önce iktisadi sebeplere bağlıyorum. Sosyal ve siyasi sebepler de önemli.
Özbekistan'da halk günlük bir dolarla yaşamaya mahkûm edilmiş durumda. Aylık 30 dolarla geçinmek zorunda. Taşkent'te bir ailenin geçinmesi için en az 200-250 dolar aylık gelire sahip olması gerekiyor. İşsizlik çok fazla, almış başına gidiyor" şeklinde konuştu.
SİYASİ BASKI, HALKI İSYAN ETTİRDİ
Kerimov yönetiminin halka yoğun bir baskı uyguladığını anlatan Salih, sözlerini şöyle sürdürdü: "Binlerce siyasi mahkûm hapishanelere atılmış. 16-18 bin siyasi tutuklu bulunuyor. Özbekistan'da konuşmak bile hayati bir tehlikedir. Ancak buna rağmen insanlar sokağa çıkabiliyor ve konuşuyorlar. Sadece hapis değil ölüm korkusuyla karşı karşıya muhalefet. Bizim partimizin temsilcileri yıllardır evlerinden dışarı çıkamıyorlar. Sürekli ev hapsindeler. Buna rağmen hâlâ Özbekistan'da sesler çıkıyor. Özbekistan bugünkü duruma bir anda gelmedi. Yıllardır birikti, birikti ve sonunda bir patlama yaşandı. Bu ayaklanmaya neden olan sorunlar giderilmedi ve daha da derinleşti. Bundan dolayı ayaklanmalar devam edecektir. Yaşanan bu gerginlik devam edecek ve sonunda Kerimov da düşecektir."
BATININ KERİMOV'LA SORUNU YOK
Özbekistan'da yaşanan olayların arkasında herhangi bir dış desteğin bulunmadığını ısrarla vurgulayan Salih, "Özbekistan'da yaşananlar halka yapılan baskının sonucunda ortaya çıkan bir ayaklanmadır. Ukrayna, Gürcistan ve Kırgızistan'daki yönetimler, Batının stratejik ortakları değildiler. Bundan dolayı Batı bu ülkelerde bulunan muhalefeti destekledi. Ancak Özbekistan'da durum farklı. Batı ülkelerinin Özbekistan'la sıkı ilişkileri var. Kerimov'la bir sorunları bulunmuyor. Bundan dolayı muhalefete destek vermediler. Kerimov rejimi Ukrayna, Gürcistan ve Kırgızistan rejimlerinden çok daha fazla baskıcı ve zalim bir rejim. Bu ülkeler Özbekistan'a göre nisbeten liberal rejimlerdi. Muhalefet vardı ve seçimlere katılabiliyordu. Bu nedenle halk teşkilatlandı. Özbekistan'da ise muhalefet üzerinde inanılmaz bir baskı var" değerlendirmesinde bulundu.
ÖZBEKLER SOROS'LA ASLA İŞBİRLİĞİ YAPMAZ
Türk Cumhuriyetlerindeki kargaşaların adresi olarak gösterilen Gorge Soros'un Özbekistan'daki halk hareketiyle bir ilgisinin olmadığını da ısrarla vurgulayan Salih, "Özbekistan Soros'un ele geçireceği kadar küçük bir ülke değil. Soros bizi ele geçirmeye gelecek, biz de ona gelin bizi ele geçirin mi diyeceğiz? Soros kime gideceğini iyi bilir. Mesela Salih'i iyi tanır. Vatanını seven mi yoksa hain mi olduğunu iyi bilir" diye konuştu.
AK PARTİ HÜKÜMETİ'NE UYARI
Salih, Türkiye'nin Türk Cumhuriyetlerine dönük politikasından memnun olmadıklarını da bildirdi. AK Parti hükümetinin Demirel ve Mesut Yılmaz politikalarıyla Türk Cumhuriyetlerine bakmaması gerektiğini anlatan Salih, "Hükümetin, bize ferdi olarak bakış açısı iyi ancak siyasi olarak eski hükümetlerin bakış açılarında bir değişiklik olmadı. Hükümet içerisinde benim şahsen tanıştığım birçok milletvekili bulunuyor ancak hâlâ bir değişiklik olmadı. Benim Türkiye'ye girmem hâlâ yasak.
Bakanlar Kurulu'nun almış olduğu bir karar vardı ve hâlâ bu karar değiştirilmedi. Maalesef Türkiye'nin Türk dünyasına dönük politikası da gelişmedi. Demirel ve Yılmaz zamanında başlayan olumsuz politika hâlâ devam ediyor" dedi.
VAKİT 25.05.2005