Yeni TCK’nın en çok eleştiri alan maddeleri arasında bulunan ve Kur’an kursları ile din eğitimine engel getirdiği gerekçesiyle eleştirilen 263. maddedeki değişiklik yeterli bulunmadı.
Hükümetin tabandan gelen baskılar sonucu yaptığı değişikliğe göre, kanuna aykırı eğitim kurumu açan veya işletenlere verilecek cezanın üst sınırı 3 yıldan 1 yıla düşürüldü. Ancak ninelerin torunlarına dinini öğretmesini bile suç sayacağı gerekçesiyle eleştirilen 263. maddenin tamamen kaldırılması isteniyordu.
Yürürlüğe girişi 1 Haziran’a ertelenen yeni TCK’nın bazı maddelerinde değişiklik yapılırken, Adalet Bakanı Cemil Çiçek’in itirazına rağmen AKP Kilis Milletvekili Hasan Kara ve arkadaşlarının verdiği bir önerge ile ‘kanuna aykırı eğitim kurumu’nu düzenleyen 263. madde de değiştirildi. Bakan Çiçek’in ‘misyonerlik faaliyetlerine yönelik çıkarıldığı’ gerekçesiyle, CHP’nin ise uzlaşma bozulduğu için değiştirilmesine karşı çıktığı maddenin hükmü, kısmen yumuşatıldı. Mütedeyyin kesimlerin başından beri karşı çıktığı 263. madde her türlü kanuna aykırı eğitim yapan veya bu tür kurum açanlara, öğretmenlere 6 aydan 3 yıla hapis cezası getiriyordu. Ancak, itirazlar üzerine milletvekillerinin verdiği önerge ile yapılan değişiklikle bu cezanın alt limiti 3 aya üst limiti ise 1 yıla indirildi. 1 yıla kadar olan hapis cezaları, mahkemeler tarafından hem tecil (erteleme) edilebiliyor, hem de para cezasına çevrilebiliyor.
Karabekmez: Ölümü gösterip sıtmaya razı ediyorlar
Hukukçu ve eski milletvekili Fikret Karabekmez değişikliği değerlendirirken,” Bu maddenin, aslında tamamen kaldırılması gerekiyor. Ölümü gösterip sıtmaya razı ediyorlar. Eğitimin yasak olması, suç sayılması çağdışıdır” dedi. Yapılan değişikliğin olumlu bir gelişme olmasına rağmen eğitime ceza verilmesini onaylamanın mümkün olmadığını belirten Karabekmez, “ Zaten TCK’ya da CHP’nin baskısıyla sokulmuştu. Ayrıca izinsiz eğitim kurumu açmanın sorumluluğu mali olmalıdır. Bunu, ceza ile düzenlemek bilime ve eğitime ters düşmektedir” diye konuştu.
Diyanet-Sen: Eğitime yasak çağdışı
219 ve 263. maddelerde konusunda Başbakan Erdoğan’a yazılı rapor sunan Diyanetsen Genel Başkanı Ahmet Yıldız ise, Başbakan’ın kendilerine bu maddenin tamamen kaldırılması veya tecil edilebilecek seviyeye indirilmesi konusunda verdiği sözü tuttuğunu kaydetti.
Yıldız, “Ancak biz yapılan düzenlemeyi yeterli görmüyoruz. TCK’da böyle yasakların olması Türkiye’nin bir ayıbıdır ve bu ayıptan kurtulmalıdır. Kur’an ve din eğitimine yasak, ayıptır. Demokratik hukuk devletinde böyle bir şeyin olması doğru değildir . Vatandaşın bir kursa gitmesi suç kabul edilirken başka bir resmi kursa rahatça gidebilmesi çok yanlıştır. Ayrıca resmi Kur’an kurslarına gitmek isteyenleri 15 yaş şartı, resmi olmayanları ise TCK engelliyor. Yani vatandaş ile polisi, jandarmayı karşı karşıya getirmeye kimsenin hakkı yok” diye konuştu.
Çiçek’in gerekçesi yanlış
Türkiye’nin önce bu ayıpları koyup sonra AB sürecinde bunlardan kurtulacağını açıklamasını eleştiren Yıldız, Cemil Çiçek’in tavrına da tepki gösterdi. Bu değişikliğe karşı çıkan Çiçek’in ‘Biz misyonerlik kurslarını engellemek istiyoruz’ şeklinde bahane ileri sürdüğünü söyleyen Yıldız, “ Buna kargalar bile güler. Misyonerler böyle engellere takılmazlar. Çünkü paraları var. Dünya ve kilise arkalarında. İstedikleri yerde incil dağıtabiliyorlar. Müslümanların neyi var. Ancak en büyük tehlike, misyonerlik faaliyetleri karşısında dini eğitimi sınırlandırmaktır. Siz dini eğitimin önünü açın, misyonerlikten korkmayın. Cemil çiçek burada yanlış yapıyor. Ben niyet okuyamıyorum. Ama gerekçesi papaza kızıp camiye gitmemek gibi bir şey” dedi.
Sağlık-İş: Kur’an öğretmek suç olmamalı
Sağlak-İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Başoğlu ise, “Kur’an öğretmek ve öğrenmek hiçbir şekilde suç sayılmamalıdır. Keşke bu madde kanun metninden çıkarılmış olsaydı” dedi. Maddedeki değişiklikten memnuniyet duyduğunu belirten Başoğlu, “Misyonerlerin bile hiçbir engelle karşılaşmadığı, Hristiyanlık inancını yaymalarının suç sayılmayıp desteklendiği bir ortamda, Kur’an öğretimini suç saymak İslam’ın özüne aykırıdır. Ayrıca bunu suç saymak, uygulayıcıların elinde çok farklı sonuçlara varabilir” diye konuştu.
263. Maddedeki değişiklikler
YENİ HALİ:
“Kanuna aykırı olarak eğitim kurumu açan veya işleten kişi, 3 aydan 1 yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır”
ESKİ HALİ:
“Kanuna aykırı olarak eğitim kurumu açanlara, bunları çalıştıranlara ve bu kurumlarda kanuna aykırı olarak açıldığını bildiği halde öğretmenlik yapanlara, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir. Yukarıdaki fıkrada gösterilen yerlerin kapatılmasına da karar verilir”
MİLLİ GAZETE 28.05.2005