İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0607:3908:2412:5315:3717:5619:24
Kabe

Enerjide 'HES'ap devri

Ekonomi
|

Türkiye'de Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ve Enerji Bakanlığı'nın, enerji üretiminde ağırlığı hidroelektrik santrallerine vermesiyle birlikte yaşanan sessiz devrim, bir gerçeği de ortaya çıkardı.O da şu: Hidroelektrik santrallerin faydaları ve önemi saymakla bitmiyor. Buna rağmen bir dönem hidroelektrik santrallerden enerji elde etmekten vazgeçilerek termik santrallere ağırlık verilmesiyle Türkiye'ye milyarlarca dolar zarar verildiği bugün daha net bir şekilde anlaşıldı.

YILDA 3 MİLYAR DOLAR ENERJİ YAKITINA GİDİYOR Ülkemizde elektrik üretimi için yılda yaklaşık olarak 3 milyar dolar yakıt bedeli ödeniyor. Elektrik üretimi için ithal edilen doğalgaz ve akaryakıt bedelinin yanısıra kullanılmayan hidroelektrik potansiyelinin miktarı ise korkunç boyutlara ulaşıyor. Hesaplamalara göre yılda 4 milyar 86 milyon dolar kullanılmayan hidroelektrik potansiyeli sebebiyle kayıp meydana geliyor. Bu da 10 yılda 40 milyar doların zayi olması anlamı taşıyor. Bu bedelin iyi bir hesaplama ile hidroelektrik santrallerinin yapımında ve kullanım kapasitesinin yükseltilmesinde kullanılması halinde 25 ila 30 bin MW hidroelektrik santrallerinin inşası için yeterli olabilecek kaynak olduğu vurgulanıyor. DIŞA BAĞIMLILIKTAN KURTARIR Gerekli yatırımların yapılması halinde ise Türkiye'nin enerji üretiminde dışa bağımlılıktan kurtulacağı kaydediliyor. 2003 yılında elektrik üretimi için ithal edilen yakıt bedelinin 2 milyar 612 milyon 591 bin dolar olduğu belirtilirken, söz konusu meblağın yıllara göre değişkenlik arz ettiği ve hidroelektrik santrallerin yapımına zamanında gereken önemin verilmemesinden dolayı büyük kayıpların yaşandığı belirtildi. GELİŞMİŞ ÜLKELER 'HES'APLI Ülkemizde yapılan yanlışlığa karşın, gelişmiş ülkelerin hidroelektrik santrallerine büyük önem verdikleri biliniyor. Gelişmiş ülkelerin hidroelektrik potansiyellerini 1960'lar öncesi, hem de petrol fiyatlarının bugüne göre 5-10 defa düşük olduğu dönemde, tamamen ve öncelikle geliştirdikleri kaydediliyor. Norveç yüzde 75, Japonya yüzde 78, Portekiz yüzde 75, İtalya yüzde 73, Fransa yüzde 70 oranında enerji üretimini hidroelektrik santrallerinden sağlarken, bu oran Türkiye için sadece yüzde 34 civarında kalıyor. Oysa Türkiye'nin yenilenebilir kaynaklar açısından söz konusu ülkelerden daha avantajlı olduğu da biliniyor. Gelişmiş ülkeler özkaynak kullanarak dışa bağımlılıklarını azaltıp, enerji hammaddesi ithalini düşük seviyede tutarak ekonomilerini güçlendirirken, Türkiye'nin belli dönemlerde tam aksi istikamette bazı politikalar uyguladığı bir gerçek. BARAJLARIN FAYDASI SAYMAKLA BİTMİYOR Hidroelektrik santrallerinin faydalarını ve önemini saymakla bitiremeyen Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü uzmanları, HES'lerin şu faydalarına dikkati çekiyorlar: 1. Öz kaynağımızdır, dışa bağlı değildir, yenilenebilir ve ucuzdur. 2. Temiz enerji kaynağıdır, CO2, SO2 ve NOX gibi zararlı gaz emisyonu ve kömür cürüfu, kül ve dekapaj malzemesi gibi atık ve artıkları yoktur. 3. Diğer santrallerde arıza olması halinde HES'ler çabucak devreye girer ve elektrik sistemini ayakta tutar. 4. Pik güç talebini en ucuz ve uyumlu şekilde karşılar. 5. Frekans ve voltaj düzenler, kompansatör olarak çalışarak dengeleme yapar. 6. Diğer santraller ile uyumlu ve ekonomik şekilde çalışır, ucuz ve kaliteli enerji sağlar. 7. Barajlar; akarsuların rejimini düzenler, sulama ve içme suyu temin eder, taşkınları önler, gezi yerleri ve piknik alanları oluşur, balıkçılık ve su sporları yapma imkânı sağlar. 8. Barajlar elektrik enerjisini depolar, istenildiği zaman kullanılmak üzere hazır tutar. 9. Termik santraller için yakıt temin ederken yapılan kazı ve taşımalar dolayısı ile de ayrıca ilave petrol tüketimi vardır, çevre kirletilmekte, doğa tahrip olmaktadır. 10. HES'lerde baraj, derivasyon, sulama yapısı, regülatör, iletim kanalı, enerji tüneli dolusavak, dipsavak gibi yapıların ömrü çok uzundur (100/200 yıl). 11. HES'lerin ilk yatırım bedelleri yüksek, fakat üretim ve işletme maliyetleri düşüktür, uzun ömürlüdür. Termik santrallerdeki yakıt gideri hidroelektrik santrallerde sıfırdır. 12. Santrallerde; üretim için santralin kendisince harcanan elektrik enerjisi santral iç tüketimidir. 13. Petrol ve diğer krizlerden etkilenmez, fiyatlarda istikrar sağlar, güvenilir ve süreklidir. 14. Su; akaryakıt, doğalgaz ve kömür gibi bir enerji üretimi hammaddesidir. Bu hammaddelerin elektrik enerjisine dönüştürülmesinde mekanik verim; termik santrallerde yaklaşık % 50, hidroelektrik santrallerde % 90'ın üzerindedir. Ne olursa olsun bir hammadde veya kaynağın düşük verimle kullanılması israftır. Üstelik petrol, doğalgaz ve kömür rezervleri tükenmektedir. 15. Hidroelektrik santrallerde işletme sırasında kaza riski çok düşüktür. Termik santrallerde kaza riski yüksektir. VAKİT 31.05.2005
AKRA