Irak İslami Davet Partisi sözcüsü Ali Edip, direnişçilerin Irak halkını hedef alan saldırılar gerçekleştirmediklerini belirterek, "Halkımız, direnişçilerden korkmuyor. Çünkü, onlar, halkımızı hedef almıyorlar. Bu nedenle böyle oluşumlara terör hareketi denemez." diye konuştu.
Özgürlüklerimiz kısıtlı
- Irak direnişini nasıl değerlendiriyorsunuz?
- Irak direnişini "zinde güçlerin" terör diye tanımlamasına katılmıyoruz. Çünkü, Irak halkı direnişçilerden korku duymuyor. Ve bunlar da toplumu hedef olan saldırılar gerçekleştirmiyorlar. Böyle vasıflardan uzak olan silahlı eylemlere terör denemez. Ancak biz parti olarak silahlı direnişi tamamen desteklediğimizi açıklayamıyoruz. Buradan direnişçilere bazı uyarılarda bulunmak istiyoruz. Sivil halkın zarar göreceği saldırılardan kaçının. Siyasi yapıyı yanlış değerlendirmenin neticesi olarak, Iraklı yöneticileri işbirlikçiler olarak değerlendirip hedef almaktan vazgeçin. Bu Irak’ın zararına bir tutumdur.
- Irak Başbakanı Caferi’nin yönetimi kurması neden bu kadar uzun sürdü?
- Irak’ta demokratik bir kültür yok. Bunda da Saddam yönetiminin muhalif görüşlere siyasi arenada hayat hakkı tanımamasının büyük rolü var. Irak’ta çoğulcu parti sisteminin yerleşmesi için uzun bir zamana ihtiyaç bulunuyor. Demokrasi kültürünü oluşturmak, bir gecelik mesele değil. Bu kültürü yaymamız gerekir. Bunun için de uzunca bir zamana ihtiyaç var.
- Irak uluslar arası istihbarat örgütlerinin açık alanı haline geldi bu konuda neler söyleyeceksiniz?
- Evet, bu doğru, Saddam yönetiminin devrilmesiyle Irak, uluslararası istihbarat örgütlerinin cirit attıkları bir meydan haline geldi. Birçok haber merkezi ve haber ağının çatıştıkları yer oldu buralar. Özellikle de Suriye ve İran’da Irak sonrası hedef mi olacakları endişesini duymaya başladılar.
Caferi’yi de onlar başa getirdi
- Başbakan İbrahim Caferi’ye doğrudan Amerikan baskısının söz konusu olduğu, hatta, başbakan olmasını ABD’nin istediği söyleniyor. Bunlar ne kadar doğru?
- Bu iddialar çok doğru. Caferi’nin başbakan olmasında en büyük etken ABD olmuştur. Amerikan yönetimi, Irak için hazırladığı plan ve programı tatbikata geçirecek bir isim arıyordu. Mevcut adaylar arasında ise en uygun isim olarak Caferi’yi gördüler. Ancak ,hangi isim gelirse gelsin 2evcut durumu sürdüremez. Mutlaka, ABD’yi rahatsız etmeyecek bir politika izlemek durumunda kalır.
MİİLLİ GAZETE 31.05.2005