İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0607:3908:2412:5315:3717:5619:24
Kabe

"İstikbal Müslümanların olacak"

Dünya
|

Size çok ilginç bir anekdot anlatmak istiyorum. Malezya, İngiltere’nin işgali altında bulunduğu 1928 yılında ülkenin son vilayeti Trangano’da halk İngilizlere karşı ayaklanma başlattı. İngiliz polis Merkezi’ni ele geçiren halk, Osmanlı’nın temsilcisi olan Türkiye’nin bayrağını orada göndere çekmiştir.

Müslümanları, güzel günler beklemektedir Müslüman olmamızla birlikte onur ve izzete kavuştuk. Sovyetler Birliği de çöktü. Komünizm kaybettiyse, bu onların ideolojisinden kaynaklandı. Müslümanlar zelil oluyorsa bu da onların İslam’dan uzaklaşmasından kaynaklanıyor. Bu nedenle dinimize dört elle sarılmalıyız. Tek kurtuluş reçetesi İslam’dır ki, Allah’a şükür, İslam aleminde artık yoğun bir biçimde öze dönüş başlamıştır. Müslümanları, güzel günler beklemektedir. Gelecek İslam’dadır. Malezya’nın çok çeşitli etnik ve dini unsurları bir arada barındırdığını biliyoruz. Bu konuda biraz bilgi verir misiniz? Bildiğiniz gibi Malezya’nın tamamı Müslüman değil. Nüfusun sadece yüzde 52’si Müslümanlar. Çinliler ve Budistler yüzde 30’unu, Hindular yüzde 15’ini, geriye kalanını ise Hıristiyan ve diğer din mensuplarından oluşuyor. Bu durum siyasi anlamda çok etkin olmayı engelleyen bir faktör. Mevcut şartlar dolayısıyla koalisyona mecbur oluyorsunuz. İşte olumsuz faktörlerin oluşmasında etkin olan bu durum, İngiliz siyasetidir. " Malezya halkı, göndere Türk bayrağı çekti" Malezya halkının, Türkiye ve Türkler hakkındaki düşüncelerine ilişkin bilgi verir misiniz? Türklerin konum itibariyle Malezya halkının yanında önemli yeri bulunmaktadır. Size çok ilginç bir anekdot anlatmak istiyorum. Malezya, İngiltere’nin işgali altında bulunduğu 1928 yılında ülkenin son vilayeti Trangano’da halk İngilizlere karşı ayaklanma başlattı. İngiliz polis Merkezi’ni ele geçiren halk, Osmanlı’nın temsilcisi olan Türkiye’nin bayrağını orada göndere çekmiştir. Türk bayrağının göndere çekilişi, halk tarafından o bölgenin bağımsızlığını kazandığı şeklinde değerlendirilmiştir. Şunu hiç unutmamalıyız, İslam’dan önce bizlerin izzeti yoktu. Müslüman olmamızla birlikte onur ve izzete kavuştuk. Sovyetler Birliği de çöktü. Komünizm kaybettiyse, bu onların ideolojisinden kaynaklandı. Müslümanlar zelil oluyorsa bu da onların İslam’dan uzaklaşmasından kaynaklanıyor. Bu nedenle dinimize dört elle sarılmalıyız. Tek kurtuluş reçetesi İslam’dır ki, Allah’a şükür, İslam aleminde artık yoğun bir biçimde öze dönüş başlamıştır. Müslümanları, güzel günler beklemektedir. Gelecek İslamda’dır. Hayat tecrübem bana İslâm’ın kalıcı olduğunu öğretti. İslâm’a tam anlamıyla sahip çıkan tek bir yönetim olmamasına rağmen Batı İslâm’ı birçok platformda düşman olarak ilan etti. Neden İslâm tek düşmanımız diyorlar? Çünkü onlar direncimizi ve gücümüzü iyi biliyorlar. İslâm ülkeleri yöneticileri de bu gerçeğin farkına varmalılar. D-8 konusunda neler söyleyeceksiniz, bu oluşum hala devam ediyor mu? D-8’in kuruluş aşamasında Malezya Meclis’inde parlamenterdim. Malezya hükümetinin bu çalışmalarda başarılı olması için arkasına durdum. Çünkü Batı ile yapılan birlikteliklerin İslâm dünyasına hiçbir şey kazandırmayacağını aksine kaynaklarımızın sömürüldüğünü birçok kez dile getirdim. Bu oluşumla Batı alternatiflerinin bulunduğunu gördüm. D-8 ülkelerinin kurucuları her ne kadar iktidardan uzaklaştırılsalar da bu oluşum devam edecektir. D-8’in çekirdeği etrafında birleşişmiş olsaydı bölgeye hiçbir ülke müdahale edemezdi. D-8 çok önemli bir projedir. Kesinlikle basite alınmamalıdır. D-8 oluşumunun hedeflerine ulaşmasını engellemek için başta siyonistler olmak üzere tüm batılı güçler harekete geçtiler. Bunların bu denli niçin rahatsız olduğunu İslâm ülkeleri yöneticileri görmelidirler. MİLLİ GAZETE 01.06.2005
AKRA