Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) Başkanı Tuğrul Kudatgobilik, vergi ve sigorta primlerinin belirli bir zaman dilimi içerisinde düşürülmesini isteyerek, “Türkiye’de en büyük vergiyi, en az ücret verdiğimiz asgari ücretliden alıyoruz” dedi. ILO 93. Çalışma Konferansı’na katılmak üzere Cenevre’de bulunan Kudatgobilik, asgari ücret konusundaki tartışmaları, vergi ve sigorta primleriyle birlikte değerlendirdi. Türkiye’de, asgari ücret üzerindeki vergi ve sigorta prim yüklerinin yüksek olduğunu savunan Kudatgobilik, şunları kaydetti: “Türkiye’de en büyük vergiyi, en az ücret ödediğimiz asgari ücretliden alıyoruz. Asgari ücretlinin ödediği vergi, OECD rakamlarına göre, dünyanın bir numarası... Hiç vergi alınmasın demiyorum. Ama, 5, 7 ya da 9 yıllık bir perspektifte, asgari ücret üzerindeki vergilerin makul seviyelere çekilmesini istiyoruz. Bu yapıldığı takdirde, hem yerli sanayici yatırıma yönelecektir hem de yabancı sermaye ülkeye çekilecektir.” Çağlayan’ın önerisi incelemeye değer Ankara Sanayi Odası Başkanı Zafer Çağlayan’ın, Türkiye’nin en yoksul 19 ilinde asgari ücretin 250 YTL’ye çekilmesi yönündeki önerisini değerlendiren Kudatgobilik, şu anda, ülke çapında, tek asgari ücreti tercih ettiklerini bildirdi. Kudatgobilik, “Ama, buna rağmen kapalı da değilim. Sayın Çağlayan’ın önerisini de değerlendirmek isterim” dedi. TİSK’in, Türkiye’de kayıtlı işyerlerini temsil ettiğini belirten Tuğrul Kudatgobilik, toplu iş sözleşmesi uygulanan işyerlerinde, net 351 YTL olan asgari ücretin, işverene maliyetinin 1000 YTL’yi aştığını savundu. Asgari ücretin, ancak toplu iş sözleşmesi uygulanan işyerlerinde “anlam ifade edeceğini” söyleyen Kudatgobilik, “Teorik olarak, toplu iş sözleşmesi düzeninin olduğu yerlerde, asgari ücret uygulanmasına gerek yok” diye konuştu. 1 puanlık indirim, pek katkı getirmez Kudatgobilik, SSK primlerinde yapılacak 1 puanlık indirimin, kuruma 500 milyon YTL’ye mal olacağının anımsatılması üzerine, SSK primlerinden 1 puan indirimin işverene pek bir katkı getirmeyeceğini, ancak kurumda çok büyük kayıplara neden olacağını bildiğini belirtti. Kudatgobilik, şöyle devam etti: “Ama, bizim fikrimiz pek değişmiyor. ‘Açıkların tamamı işverenlerden karşılansın’ yaklaşımını doğru bulmuyorum. Bu, sanayicinin aleyhine olur. SSK’yı bu hale biz getirmedik. Ödediğimiz parayı kötü işleten hükümetlerin mekanizması, SSK’yı batar hale getirdi. ‘SSK batsın’ demiyorum. Ama, eğer Türk sanayicisi AB ile yarışacaksa, yüklerinin de AB düzeyinde olması gerekir. Primler, AB ortalamasına çekilmelidir. Bu, belirli bir periyotta yapılabilir. Zaten Emeklilik Sigortaları ve Genel Sağlık Sigortası Yasa Taslağı’nda, işçi ve işverenin yanında devletin de sigorta prim katkısı ödemesi öngörülüyor. SSK’nın açıklarının daha makul noktalara geleceğini zannediyorum.”
MİLLİ GAZETE 08.06.2005