Bolivya Başkanı Carlos Mesa’nın gücü, emperyalistlerin çıkarlarını korumaya yetmedi.
Latin Amerika halklarının başlattığı toplumsal hareketler sonuç vermeye devam ediyor. Chavez’e sahip çıkarak ülkelerinin sömürülmesini engelleyen Venezüela halkının ardından fakir Bolivyalılar da doğalgaz rezervlerini emperyalist güçlere peşkeş çeken Devlet Başkanı Mesa'yı alaşağı etti.
İyice fakirleşen halkın haftalardır sürdürdüğü isyan, emperyalistlerin çıkarlarını koruyan Başkan Mesa’nın sonunu getirdi. Acil olarak toplanan kongre, daha önce birkaç kez reddettiği Devlet Başkanı Carlos Mesa'nın istifasını kabul etti. Sucre kentinde toplanan kongrenin, istifayı kabul etmesinin ardından, Yüksek Mahkeme Başkanı Eduardo Rodriguez Veltze, yemin ederek göreve başladı.
Carlos Mesa'dan sonra, devlet başkanlığı görevine getirilmesi düşünülen Parlamento Başkanı Hormando Vaca Diez ve Parlamento Alt Kanadı Başkanı Mario Cossio, görevi reddedeceklerini söylemişlerdi. Çünkü Bolivya'daki göstericiler, Mesa'nın istifasından sonra, anayasa gereği devlet başkanı olması gereken Vaca Diez'in görevi kabul etmesi halinde makamına yürüme tehdidinde bulunmuşlardı. Bu gelişmeler en çok ABD’yi rahatsız ediyor. Önce Venezüela’da yenilgiye uğrayan ABD, bu defa Bolivya’da aynı akıbete uğradı. Tabii, Bolivya’nın yeraltı kaynaklarını sadece ABD sömürmüyor, İngiltere ve İspanya da gaspçılar arasında yer alıyor.
İsyanı başlatan süreç
Güney Amerika’nın en büyük ikinci gaz rezervlerine sahip olan Bolivya’da 1996 ve 2002 yılları arasında kabul edilen gaz yasası tamamen ülkeye ihanet eden nitelikler taşıyordu. Eski başkanlar Gonzalo Sanchez de Lozada ve Jorge Quiroga, ABD Başkanı Bush ve Yardımcısı Dick Cheney'nin bağlantılı olduğu Enron şirketi ile Shell ve BP’nin de aralarında bulunduğu 12 şirketi kayıran 76 anlaşma imzalamışlardı. Hatırlanacağı üzere, ABD tarihinin en büyük şirket batışı olarak adlandırılan enerji şirketi Enron’un çöküşünün ardından ortaya çıkan skandallar, ABD Başkanı George W. Bush’un Yardımcısı Dick Cheney’e kadar dayanmış, Cheney’nin, Enron’un Hindistan’daki bir enerji projesinden 64 milyon dolarlık alacağını tahsil etmesini sağlamak için Sonia Gandhi ile yaptığı görüşmenin, Bush’un Ulusal Güvenlik Konseyi ile koordine edildiği meydana çıkmıştı.
ABD yeni yasaya karşı çıkmıştı
Green Left Weekly dergisinde sömürüyü engellemek üzere hazırlanan yasayla ilgili olarak şunlar yazılmıştı; "Bir tarafta çok uluslu gaz şirketleri, IMF, Dünya Bankası, ABD ve İspanya hükümetleri, diğer tarafta Bolivyalı yoksullar, yerliler ve işçi sınıfı... Toplumsal güçlerin hiçbiri yeni yasadan memnun değil." Çok uluslu şirketler ve ABD hükümeti buna karşı olduklarını açıkladılar. 7 Mayıs’ta ise Reuters, yasa daha imzalanmamışken ABD Maliye Bakanlığı uluslarası ilişkiler yardımcı sekreteri Randal Quarles’in şu sözünü alıntılamıştı: ‘ABD, yeni yasanın yabancı yatırıma kesinlikle engel olacağından kaygı duyuyor.’ Pek çok uluslar arası gaz şirketi yeni yasayı, bir önceki yasayla güvence altına alınmış karlarını tehdit ettiği için aşırı ve yasadışı kabul ederek hükümete karşı yasal yollara başvurmaya ya da bu yönde tehditler savurmaya başladı."
MİLLİ GAZETE 11.06.2005