Ankara Anlaşması'nın, Rum yönetimi dahil 10 yeni üye ülkeye genişletilmesini öngören ek protokolü Lüksemburg'da onaylayan AB dışişleri bakanları, doruk sonuç bildirgesinin son şeklinde Türkiye, Romanya, Bulgaristan ve Hırvatistan'dan ayrı ayrı söz etmek yerine genişlemeye genel olarak atıfta bulundu.
Türkiye'nin AB ile müzakerelere başlama önkoşulu olan Ankara Anlaşması'nı 10 yeni üye ülkeye genişleten ve Türkiye'nin Kıbrıs Rum yönetimini fiilen tanıması anlamına gelen ek protokol dün AB dışişleri bakanları tarafından resmen onaylandı.
Lüksemburg'da AB dışişleri bakanlarını bir araya getiren Genel İşler ve Dışilişkiler Konseyi'nde onaylanan ek protokolün, bundan sonra taraflar arasında imzalanması bekleniyor. AB adına dönem başkanı Lüksemburg ve Türkiye'nin imzalayacağı ek protokol metninin imza tarihi, yeri ve şekli konusunda belirsizlik sürerken, diplomatik kaynaklar imzanın önümüzdeki hafta atılacağını belirtiyorlar. İmzanın mektup teatisi şeklinde büyükelçi düzeyinde gerçekleşeceğini belirten yetkililer, Türkiye adına imzayı koyacak kişinin Brüksel AB Daimi Temsilcisi Büyükelçi Oğuz Demiralp olabileceği olasılığı üzerinde duruyorlar.
Genişleme paragrafları yer almadı
AB dışişleri bakanlarının dün Lüksemburg'da ele aldığı 16-17 Haziran AB doruğu sonuç bildirgesinin son şeklinde Türkiye, Romanya, Bulgaristan ve Hırvatistan'a yönelik genişleme paragrafları yer almadı. Bunun yerine AB dışişleri bakanları toplantısında, sonuç bildirgesine genişlemeye yönelik 17 Aralık 2004 AB doruğu kararlarına genel anlamda atıfta bulunan bir cümle eklendi. Doruk sonuç bildirgesinin son halinde ''AB Konseyi 16-17 Aralık 2004 AB doruğunda genişlemeye yönelik kararları hatırlatır ve bu kararların tam uygulanması gerekliliğinin altını çizer'' cümlesi yer alıyor. Genişleme paragrafı çıkarılmadan önceki taslak metinde Türkiye'nin müzakerelere başlama tarihi olan 3 Ekim ifadesi yer almazken müzakere önkoşulu olan ek protokolün imzalanması beklentisine yönelik ifadeye yer verilmişti.
Dorukta anayasa ve bütçe öncelikli
Sonuç bildirgesinde genişlemeye yönelik genel ve kısa bir atıfta bulunulmasının Fransa'nın tutumundan kaynaklandığını belirten AB kaynakları, genişlemeye yönelik cümlede ''uygulama'' sözcüğünün Türkiye'nin Ankara Anlaşması'ndan doğan ek protokole ilişkin bir sinyal olabileceği olasılığı üzerinde duruyorlar.
AB kaynakları, 16-17 Haziran doruğunda AB Anayasası ve bütçe gibi konuların önceliği olacağını belirtiyorlar.
CUMHURİYET 14.06.2005