Washington Post, Kürtlerin Kerkük'te Türkmen ve Arapları kaçırıp hapse attığını, ABD'nin buna göz yumduğunu yazdı. Bir yıl içinde kaçırılanların sayısı 600'ü aştı
Irak'ın petrol kenti Kerkük'ü ele geçirmeye çalışan Kürtlerin yüzlerce Türkmen ve Arap'ı gözaltına alarak ya da kaçırarak, gizlice Süleymaniye ve Erbil'deki hapishanelere gönderdiği ortaya çıktı.
Kerkük'te Kürdistan Demokrat Parti (KDP) ile Kürdistan Yurtsever Birliği'ne (KYB) bağlı güçlerin 'yasadışı tutuklama' operasyonlarıyla ilgili ABD Dışişleri'nin Beyaz Saray, Pentagon ve ABD'nin Bağdat Büyükelçiliği'ne gizli telgraf gönderdiği ortaya çıktı. Telgrafı ele geçiren Washington Post, bir yıl önce başlayan 'yasadışı tutuklamaların' 30 Ocak seçimlerinin ardından tırmandığını belirtti. Kerkük polisi ve serbest bırakılan kişilere dayanarak, kayıplara karışanlara işkence yapıldığını aktaran gazete, bu tür operasyonların bazen ABD güçlerinin bilgisi dahilinde yapıldına dikkat çekti.
ABD Dışişleri rapor etti
5 Haziran tarihli dokuz sayfalık telgrafta, 'yasadışı uygulamaların Kürt partilerin Kerkük'te kontrolü ele geçirme çabasının bir parçası olduğu' belirtilirken bunun etnik gerilimi tırmandırdığı ve ABD'nin güvenilirliğini zedelediği vurgulandı. Amerikan ordusunun 180 olarak verdiği 'yasadışı tutuklama' vakası, Arap ve Türkmen politikacılara göre 600'ün üzerinde.
'Yasadışı tutuklamaları' ABD güçleriyle ittifak içindeki Kürt istihbarat servisi Asayış ile anti-terör timi 'Acil Hizmetler Birimi' yürütüyor. Gözaltındakilerin transferinde mahkeme izni alınmadığı gibi içişlerine de haber verilmiyor. Eski Baas partililere yönelik başlatıldığı öne sürülen operasyonlar, zamanla işadamı, aşiret üyesi, askerler hatta 87 yaşındaki diyabet hastasını kapsayacak kadar genişletildi.
Kürt polisler işin içinde
Türkmenler Amerikalıların yasadışı adam kaçırma ve gözaltına almalara göz yumduğunu söylerken, Araplar ABD'lileri suç ortağı sayıyor. Kerkük'teki ABD güçlerinin komutanı Alan Gayhard ise "Kürtlerden buna son vermelerini istedik. Asla buna göz yummuyoruz" iddiasında. Türkmen asıllı Kerkük polis müdürü general Yubus Abdurrahman, olup bitene "Siyaseten adam kaçırma" diyor. Abdurrahman, "6 bin 120 kişilik Kerkük polis gücünün yüzde 40'ı Kürt partilere bağlı. Kürt partilerin emriyle üniforma içinde polis araçlarıyla adam kaçırıyorlar. Bize değil partiye itaat ediyorlar. İnsanlar kaybolan çocuklarını bana soruyor. Ne diyebilirim? ABD'liler Kürtlerle birlikte" diye yakınıyor.
Kerkük'ün Kürt valisi Abdurrahman Mustafa ise, insanların sadece yoğunluk nedeniyle başka yerlere nakledildiği iddiasında. KYB'nin Kerkük sorumlusu Celal Cevher, bazı şüplelileri ABD güçleriyle işbirliği yaparak transfer ettiklerini ve bunun 'normal bir prosedür' olduğunu savundu. Amerikan askeri istihbarat yetkilisi Darren Blagburn ise, gözaltına alınanların Kürt hapishanelerine mahkeme kararı olmaksızın gizlice gönderildiğini teslim ederek, "Uygulamayı fark edip hemen son verdik" dedi. Ama geçen hafta kayıplara dokuz kişi daha eklendi.
ABD güçlerinin Kürt partilere serbest bırakılması istenen kayıpların listesini sunduğu, bunun üzerine KDP 42 kişiyi bırakırken KYB'den ses çıkmadığı aktarıldı. Fidye istendiğinden yakınan kayıp yakınları, Kürtlere misilleme yapmaktan söz ediyor.
KDP lideri Mesud Barzani de, Kerkük ve Saddam döneminde sürülen Kürtlerin dönmesinde kararlı olduklarını, Saddam döneminde Kürtlerin
elinden alınan yerleşimlerin yeniden 'Kürdistan'a dahil edilmesi gerektiğini söyledi. Dışişleri Sözcüsü Namık Tan konuyu ciddiyet ve kararlılıkla takip ettiklerini açıkladı.
RADİKAL 16.06.2005
' Uzmanlar: Tehlikeli sonuçlar doğurabilir
Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu (Türk Tarih Kurumu Başkanı): ABD'nin Kürt grupları desteklemesi bu sonucu doğuracağını gösteriyordu. Kerkük ve Musul'un bir ekonomik zenginliği var. Burada oynanan oyun, kurulması planlanan Kürt devletine ekonomik gücü oluşturabilmek. Kerkük nüfusunun yüzde 60'ını Türkmenler oluşturuyor. Araplar'ı da eklediğinizde nüfus Kürtler'in hakim olamayacağı bir sonuç ortaya koyuyor. Eğer bir yeri kendi iradeniz altına almayı istiyorsanız nüfusunuza bakarsınız. Bu çok tehlikeli sonuçlar doğurabilir.
Prof. Dr. Fikret Türkmen (Ege Üniversitesi Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü Müdürü): Kuzey Irak'taki inisiyatifimizi kaybettik. Kürtler'in korkacağı bir şey kalmadı. Korkum, orada bir etnik temizliğe girmeleriydi. Tahminim ileri gitmeleri yönünde. Arkalarında ABD gölgesi var. Oradaki Türkmenler silahsız ve çaresiz bir durumda. Kürtler'in insaflarına kaldı. Durum iç açıcı değil, ümit kırıcı...
SABAH 16.06.2005