Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü'nün dünya çapında 2004'te askeri harcamaların 1 trilyon doları geçtiğini açıklaması ve bu oranın yüzde 47'sinin tek başına Amerika'nın kullandığını ortaya koymasının yankıları devam ediyor.
Silah ve askeri harcamlara ayrılan rakamın korkunç boyutlarda bulunmasına rağmen dünyada açlık ve sefalet çekten ülkelerin yardımına koşulmazken, söz konusu ülkelerin askeri harcamaları ağırlıklı olarak nükleer güce ayırdıkları belirtiliyor.
Askeri harcamalar için harcanan miktar bir önceki yıla göre 8 oranında artarken nükleer güce sahip olan ülkelerin başında da yine Amerika Birleşik Devletleri'nin geldiği biliniyor. Amerika, 2004 yılında 455 milyar doları askeri harcamlara ayırırken nükleer gücünde ise en ufak bir gerileme yaşanmadığı belirtiliyor. Ancak aynı Amerika'nın 11 Eylül'den sonra saldırdığı Afganistan ve Irak'ın ardından nükleer çalışmaları bahane ederek İran'a sürekli gözdağı verdiğine dünya tanık oluyor.
NÜKLEER GÜCE YENİ ÜLKELER KATILDI
Nükleer güce sahip ülkeler arasına geçtiğimiz 10 yıl içinde yeni ülkeler katıldı. Bu ülkelerin bazıları istikrarsız ve gerilim yaşanan bölgelerde yer alırken, bazı ülkelerinse, soğuk savaş döneminde dünyayı nükleer savaştan koruyan ortak anlayıştan yoksun oldukları belirtiliyor. Bazı ülkeler, 1970 yılında imzalanan nükleer silahların yayılmasının önlenmesi anlaşmasını (NPT) ya imzalamadı ya da imzasını geri çekti. Bazı ülkeler de, nükleer silahların denenmesinin yasaklanmasına ilişkin anlaşmayı (CTBT) gözardı etti.
ABD, RUSYA, ÇİN VE İSRAİL BAŞI ÇEKİYOR
2004 yılında askeri harcamalara en büyük parayı ayıran 15 ülkenin içinde başı çeken Amerika Birleşik Devletleri, sahip olduğu nükleer güc bakımından da birinci sırada. Amerika'nın elindeki nükleer başlıklı füzeler korkutucu boyutlarda. Amerika'yı Rusya ve Çin izlerken, nüfusu azlığına rağmen İsrail de ciddi boyutta nükleer güçe sahip. İsrail, Ortadoğu'da sahip olduğu nükleer güç sebebiyle büyük tehlike oluşturuyor. İran'ı 'nükleer silah ele geçirmek isteyen şer güç' olarak gösteren ABD, aslında dehşet silahını daha önce kullanmış tek ülke. Denetim mekanizmalarını kendi çıkarına işleten nükleer güçler, hem silah üretmeyi sürdürüyor, hem de istedikleri ülkeyi silahlandırmaya çalışıyor. Ancak söz konusu ülkeler sahip oldukları nükleer güçle büyük bir çelişkiye yol açıyorlar.
VAKİT 16.06.2005