“Polonya’da Müslümanların başörtüsü yasağı diye bir sorunu bulunmuyor. Bizde sadece öğrenciler değil öğretmenler de başörtüsü ile derslere girebilir. Müslüman hemşireler hastanelerde tesettürlü bir şekilde çalışabilir. Dini vecibelerimizi yerine getirmemiz hiçbir şekilde engellenmiyor. Ancak bizim, İslami bir okula ve Müslüman mezarlığına ihtiyacımız var”
Uluslar arası Müslüman Öğrenciler Birliği ve ESAM’ın düzenlediği etkinliklere katılanlar arasında yer alan Polonya Müslüman Kalkınma ve Kültür Organizasyonu Başkanı Dr. Samir İsmail ile bir söyleşi gerçekleştirdik. Polonyalı Müslümanların durumunu ayrıntılı bir biçimde ele aldık:
Polonya’da yaşayan Müslümanlar hakkında genel bir bilgi verir misiniz?
Polonya, İslamiyet ile Osmanlı İmparatorluğu döneminde tanıştı. Polonya’da İslam’ın geçmişi 600 yıl öncesine dayanmaktadır. Arap tüccarların Rusya ile Polonya arasında inşa edilen demiryolu sayesinde başta başkent Varşova olmak üzere bir çok şehre gelmesiyle bu oran artmış. 20. yüzyılda da bir kısım Arap öğrenciler, tercihini Polonya’dan yana kullanarak eğitimlerini sürdürdüler. Daha sonra ülkelerine geri dönmeyerek, Polonyalılarla evlenerek, aile kurdular. İhtida eden Polonyalılar da azımsanmayacak orana sahiptir. Yanı sıra, Bosna Hersek’ten, Kosova’dan, Çeçenistan’dan muhacirlerin göçüyle, çoğunluğunu Tatarlar’ın oluşturduğu çeşitli milletlerden teşekkül eden bir topluluk haline geldik.
Polonya’da İslamiyetin yaşamasında Tatar Müslümanlar’ın büyük rolü olduğu bir gerçek.
Müslümanlar’ın camileri, teşkilatları var mı?
Polonya’nın bir çok şehrinde Müslüman yaşamaktadır. Bu bölgelerde Müslümanların merkezleri vardır. Ayrıca 4 adet İslami müessese bulunmaktadır. Bunlar; Polonya Birleşik Teşkilatı, Rabıta’t ül-İslami, Müslüman Öğrenciler Cemiyeti, Müslüman Kalkınma ve Kültür Organizasyonu adı altında faaliyet göstermektedir. Üç büyük şehirde 3 adet merkezimiz var. Başkent Varşova’da bir merkezimiz vardır. Bidansk’ta 16. ve 17. yüzyıldan kalma 2 ahşap mescidimiz bulunuyor.
Polonyalı Müslümanlar’ın problemleri nelerdir?
Bizim büyük sorunlarımız arasında, Polonya’da İslami okulların bulunmaması ve Müslüman mezarlığının olmaması gelmektedir. Bu anlamda hükümet nezdinde girişim başlattık. İşbirliği içerisinde bu sorunu çözeceğimize inanıyorum.
Ülkenizde başörtüsü sorunu yaşanıyor mu?
Hayır, ne böyle bir yasak, ne de böyle bir sorunumuz bulunmuyor.
“Öğretmenler de başörtülü derse girebilir”
Kız öğrenciler okula başörtüsü ile girebiliyorlar mı?
Bizde sadece öğrenciler değil öğretmenler de başörtsüü ile derslere girebilir. Müslüman hemşireler hastanelerde tesettürlü bir şekilde çalışabilir.
Amerika’da düzenlenen 11 Eylül saldırılarının ardından Polonyalı Müslümanlara karşı herhangi bir saldırı oldu mu? Bu şaibeli, çirkin saldırının sizin sosyal yaşamınıza ne gibi yansıması oldu?
Genel anlamda değerlendirmek gerekirse, bu saldırıların avantajlarının dezavantajlarından çok daha fazla olduğunu söyleyebilirim. 11 Eylül terör saldırılarının ardında bir çok ülkede olduğu gibi bizim ülkemizde de İslamiyet’e karşı bir merak bir açılım oldu. İslam dinini anlatan kitaplar yok satmaya başladı. Ben şahsen, 33 Polonyalı’dan Müslüman olmak istediğini belirten e-mail aldım. Tabii, dinimize teveccüh edilmesi çok normal. Çünkü İslam, şiddetin karşısında yer almaktadır. Konferanslarımızda İslamiyetin barış ve adalet dini olduğunu örneklerle anlatıyoruz. Her Müslüman gibi bu gibi terör eylemlerini, şiddet yanlısı girişimleri reddediyoruz.
Dezavantajlarının olmadığını söylemek de doğru olmaz. 11 Eylül saldırılarının, İslamiyeti karalamak isteyen çevreler için iyi bir malzeme olduğunu itiraf etmeliyiz. 11 Eylül’ün ardından sadece bir merkezimize saldırı oldu. Saldırının ardından olay yerine gelen Polonya Başbakanı büyük bir sorumluluk örneği sergileyerek eylemi kınadı ve olaydan derin üzüntü duyduğunu açıkladı.
MİLLİ GAZETE 23.06.2005