Başta ABD olmak üzere, emperyalist ülkelerin, tekelci sermayenin ve ırkçı mihrakların tüm dünyada ve özellikle İslâm âleminde yürüttüğü sinsi planları alt üst edecek, insanlığın huzur içerisinde yaşamasını sağlayacak tek güç İslâm’dır.
İslâm ülkeleri temsilcilerinden dünyaya çağrı:
- Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi’nin (ESAM), 29–30 Mayıs 2005 tarihlerinde düzenlediği “İslam Dünyası ve Küresel Barış” konulu uluslararası konferansın sonucunda tüm dünyaya İslam’ın barışın teminatı olduğu bir deklarasyonla duyuruldu.
- Avrupa, Asya, Ortadoğu ve Afrika’dan eski devlet ve hükümet başkanları, bilim adamları ve siyasetçilerin katılarak onayladığı ve İngilizce-Arapça tercümelerinin de yapıldığı deklarasyon bir basın toplantısı ile kamuoyuna duyurdu. Deklarasyon şöyle:
- Dünyada ve özellikle İslâm Dünyasında karşılaşılan siyasi ve iktisadi sorunlar tartışıldı. Başta ABD’nin olmak üzere bazı ülkelerin tekelci sermayenin ve ırkçı mihrakların İslâm Dünyası ve İslâm’a karşı yürüttükleri sinsi planları bütün boyutlarıyla incelendi. Sulh ve adaleti esas kabul eden İslam’ın, dünya barışı için bir tehdit değil, bilakis bir teminat olduğu vurgulandı. Toplantıya katılan delegeler, oybirliği ile kabul edilen aşağıdaki hususların milletimiz, dünyada barış ve adalet isteyen insaflı çevrelerle paylaşılmasını kabul ve ilan etti:
İnsanlık adil düzene muhtaç!
1. Dünya kaynaklarının bölüşümünde ve kullanılmasındaki haksızlık ve adaletsizlik dayanılmaz boyutlara ulaşmıştır. Yeni bir adil dünya düzenine bütün beşeriyet muhtaçtır. Böyle bir düzen, ancak Müslümanların öncülüğünde kurulabilir. Adil olmayan sistemler dünya barışını tesis edemezler.
Karalamaya karşı mücadele!
2. Yalan ve yanlış bilgilerle İslâm’ı karalama kampanyaları yürüten ve dünya barışı için tehdit olarak gösterilmeye çalışılan ırkçı ve sömürgeci mihrakların bu sinsi planlarını bütün insanlığa anlatmalıyız ve akim kalması için ortak gayret sarf etmeliyiz.
Çağdaş hitler; Bush!
3. İslâm’a karşı yürütülen kin ve nefret yüklü kampanyaların bir sonucu olarak ABD’nin zalim ve diktatör Hitler’in uygulamalarının bir bakıma tekrarı sayılan Guantanamo işkence kampında Kur’an’a karşı sergilenen çirkin ve menfur eylem şiddetle telin edildi.
Bir avuç işbirlikçi
4. İslâm âleminin tarihinin en bunalımlı dönemlerinden birini yaşadığı vurgulanmıştır. İslâm dünyasının kaynaklarının emperyalist mihraklar tarafından sömürüldüğü ve Müslüman ülkelerin ekonomileri bu çevrelerce tahrip edildiği, iktisadi ve sosyal gelişmelerinin engellendiği belirtilmiştir. İslami değerlerden uzak ve Müslüman halktan kopuk yönetiminde bu kötü gidişatın daha da vahimleştiğine dikkat çekilmiştir. Bu amaçla Müslüman kitlelerin bilinçlendirilerek haksızlık ve adaletsizliklere karşı ortak tavır sergilemeleri için olup bitenler açık bir şekilde kitlelere anlatılmalı ve Müslümanların bilinçlenmeleri için ortak gayret sarf edilmelidir.
İşgallere son verilsin
5. İslam coğrafyasının maruz kaldığı işgallere derhal son verilmelidir. Afganistan ve Irak’ta akıtılan Müslüman kanı dindirilmeli ve kaynaklarının talan edilmesi engellenmelidir.
MİLLİ GAZETE 24.06.2005