Nepal'de yaşayan ve toplam nüfusun % 3.5'ini oluşturan Müslüman azınlık, başta Amerika ve Hindistan tarafından olmak üzere bazı ülkeler tarafından çeşitli baskılara maruz kalıyorlar.
Nitekim 2 yıl önce Nepal İçişleri Bakanı ile Hindistan İçişleri Bakanı arasında antlaşma imzalandı. Bu antlaşma gereği Nepal'in başkenti Katmandu'daki Müslüman okullar ile camiler, Nepal hükümeti tarafından kaydedilmeye başlandı. Aynı sıralarda, dönemin Amerika Dış İşleri Bakanı Kolin Pavıl da bölgeyi ziyaret etti. 30 yıldan o güne benzeri görülmemiş bu ziyaretle Amerika, 'teröre karşı savaş' isimli projesi çerçevesinde Müslümanlara baskı yapılmasını talep ediyordu.
Nepal, Müslümanların güvenlik içinde yaşadığı bilinen bir ülke olmasına rağmen istisna bir durum göze çarpmakta. İnsan hakları raporlarının ortaya koyduğu üzere, Nepal hükümeti ile Çin arasında Müslüman organizatörleri teslim etme konusunda yardımlaşma antlaşması bulunuyor. Uluslararası Af Örgütü'nün geçtiğimiz yıl 4 Temmuz'da ortaya koyduğu raporda, Uygurlar'ın Nepal gibi komşu ülkelere kaçma kararı aldıkları ifade ediliyor. Ancak göç etseler bile güvenlik koşullarına sahip olamıyorlar. Çünkü Çin Hükümeti, göç eden müslümanları zorla geri istiyor. Müslümanlar, Çin'e geri döndüklerinde ise insani hakları çiğneniyor, çeşitli cezalara çarptırılıyorlar. Bunların arasında ise işkence, sorgu esnasında sıkıştırılmalar hatta idam yer alıyor. Son zamanlarda Hindistan da, Nepal Müslümanlarına kötü gözle bakmaya başladı. Diğer taraftan, Hindistan'ın başkenti Yeni Delhi, Pakistan istihbaratını, Nepal Müslümanları arasına şiddet unsurunu sokmakla suçladı.
Nepal'de İslâm Tarihi
Tarih araştırmalarına göre Nepal'de İslâm, 5. hicri yıla dayanıyor. Nepal'e İslâm, Arap ve Arap olmayan Müslüman tüccarlar vasıtasıyla girdi. Nepal Müslümanları Urdu dilini konuşuyorlar. 27 milyon toplam nüfus içinde %3.5 kadar bir oranı oluşturuyorlar. Nepal'in en yüksek nüfusunu ise %90 oranıyla Hindistanlılar oluşturuyor. Nepal'in %5'i ise Budistlerden oluşuyor. Müslümanların büyük çoğunluğu Hindistan sınırına yakın dağlarda yaşıyorlar. Ekonomik durumları ise genelde kötü. Ticaret ve sanayi türü işlerle uğraşan Müslüman yok denecek kadar az. Çoğunluğu işçi veya küçük arazi sahibi. Bu topraklar da genelde üzerinde yaşadığı topraklar. Bazıları ise küçük memur.
Nepal Müslümanları fakirlikten ve normal vatandaşlık hakkına sahip olamamalarından şikâyet ediyorlar. Dini teşvik etmelerine karşın İslâm kültürleri sınırlı. Kendilerine dinlerini öğretecek, onlara yol gösterecek davetçileri, vaaz verecek kimseleri, din liderleri bulunmuyor. Nepal Müslümanlarından bazıları ise İslâm dini hakkında hurafelerden veya bid'a'dan başka birşey bilmiyorlar.
Hristiyanlar Müslümanları etkilemeye çalışıyorlar
İslâm Alemi Birliği Genel Sekreter Yardımcısı Şeyh Muhammed Nasır Abudi, Nepal Müslümanlarının karşı karşıya kaldıkları, siyasi, ekonomik, sosyal zorluklar karşısında aciz durumda olduklarını, hristiyanların psikolojik saldırılarına maruz kaldıklarını ifade etti. Öyle ki Nepal'de hristiyanlar, okullar, klinikler, bürolar açarak, ellerindeki diğer imkanlarla, bazı kişileri seçerek, fikirlerini yerleştirmek için Avrupa'ya ve Amerika'ya göndererek, maddi yardımlarda bulunarak, Müslümanları etkileri altına almaya çalışıyorlar. Hatta aynı şekilde Yahudilere, Çinlilere, Hindistanlılara ait okullar, klinikler, bürolar, Müslümanları etkilemek için siyasi düzenekler bulunuyor.
Nepal'de İslâmi Eğitim
Nepal'in başkenti Katmandu'da 4 camii bulunuyor. Nepal'de İslâmi okullar da bulunuyor. Bunların en eskisi, Cunkabur Kenti'nde hicri 1386'da İslâmi davet için kurulmuş ve bazı davetçilerin merkezi olmuş. Şu an Nepal'in resmi okullarında Arapça ve İslâm eğitimi yasak. Ancak Nepal'in bazı bölgelerinde özel dini okullar bulunuyor. Müslümanlar, kendilerine yönelik özel kanun yokluğu nedeniyle, haklarını koruyamıyorlar, şahsi durumlarını İslâm şeriatine uygun olarak düzenleyemiyorlar.
Nepal Müslümanları, özellikle eğitim için Suudi Arabistan ve Mısır gibi Arap ülkelerine gidiyorlar. Nepal Müslümanları, dini okullarında en çok, eski oldukları için, bazılarının tavanları olmadığından bazılarının ise tavanlarının nargile liflerinden yapıldığından ve yazı tahtasının yokluğundan şikâyet ediyorlar. Müslümanların bazıları, çocuklarını, Hindistanlılar'ın ve budistlerin gittikleri devlet okullarına gönderecek güce sahip değiller. Bazı dini okulların diplomaları ise henüz İslâmi üniversitelerin istediği geçerlilik şartlarını kapsamıyor.
VAKİT 25.06.2005