Batı, İran'daki muhafazakâr zaferden kaygılı. ABD ile İsrail: 'Sorun çıkacak'. Ahmedinecad: 'Nükleer güç hakkımız, AB ile devam, ABD'yle işimiz yok'
İran'ın en üst makamı olan dini liderliği zaten ellerinde tutan muhafazakârların, meclis seçiminin ardından cumhurbaşkanlığını seçimini de kazanması, özellikle Batı âleminde alarm zilleri çaldırdı. ABD basını, İran'ı şer eksenine alan Bush yönetiminin Tahran'la gerilimli bir yaz geçirmeyi beklediğini yazarken, İsrail hükümeti İran liderliğinin dünyada büyük sorunlar çıkaracağını öne sürdü. ABD'nin Irak'tan sonraki hedefinin İran olacağından korkan Avrupa ise Tahran'ı nükleer müzakereleri durdurmaması için uyarıyor.
'Herkese dostluk eli'
Cumhurbaşkanlığını ezici üstünlükle kazanan muhafazakâr Tahran Belediye Başkanı Mahmud Ahmedinecad, dün "Tüm ülkelere dostluk ve adil ilişki eli uzatacağız. Anlayış, adalet isteyen tüm hükümetlerle ilişkilerimizi güçlendireceğiz" dedi. "İran gençliğinin bilimsel başarılarının bir sonucu olan barışçı amaçlı nükleer teknoloji hakkımızdır" vurgusu yapan Mahmud Ahmedinecad, ulusal çıkarları korumak kaydıyla AB ile nükleer görüşmeleri sürdüreceklerini söylerken, İran'ın gelişme yolunda ABD ile ilişkiye ihtiyacı olmadığını belirtti.
Rumsfeld: Maskaralık
Ahmedinecad'ın ABD'yle ilişkilerin tesisine sıcak bakan rakibi Haşimi Rafsancani'nin iki katı oy alması İran halkının Bush yönetimine net mesajı olarak yorumlanıyor. Diğer yandan bu sonucun, Washington'daki'şahinler'in,
İran'ın nükleer silah geliştirmesine Avrupa'nın engel olamayacağı, Filistinli direnişçileri daha güçlü destekleyeceği ve Irak'ı karıştıracağına dair kanaatlerini pekiştirdiği belirtildi. Amerikalı yetkililer artık İran'a karşı nükleer baskıyı artırmanın ve tek yolun sertlik olduğunu savunmanın kolaylaşacağını söylerken, Bush'un en yakın yardımcılarından biri İran ve Kuzey Kore'ye atıfla, "Dünyanın iki tarafında eşzamanlı krizlerin yaşanacağı bir yaza giriyor olabiliriz" dedi. Seçimin 'maskaralık' olduğunu söyleyen ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld ise, Ahmedinecad için "Demokrasi dostu değil. İranlı gençler ve kadınların bu ismi kabul etmeyeceği zamanla ortaya çıkacak" dedi.
İsrail: BM'ye gidelim
İsrail'in resmi açıklamaları tansiyonu yükseltmeye yönelikti. Dışişleri Bakanı Silvan Şalom, "İran'ın nükleer tehdidiyle karşı karşıya gelen dünya Tahran'a karşı eskisinden de çok birlik içinde amansız bir politika sergilemeli. Modern Batılı ülkeler İran'ın radikalizmine rehin olmamalı" derken, İran'ın nükleer programı nedeniyle BM Güvenlik Konseyi'ne havale edilmesi çağrısını tekrarladı. Başbakan Yardımcısı Şimon Peres de, "Seçim sonucu, aşırılık yanlılığı, konvansiyonel olmayan silahlar ve Batı'dan uzaklaşmanın tehlikeli karışımın devam edeceğini gösterdi. Bu, dünya için büyük sorunlara neden olacak" ifadelerini kullandı.
AB'nin ilk tepkisinin 'İran'da her hükümetle birlikte çalışmaya hazırız' olmasına karşın, dün Alman Dışişleri Bakanı Joschka Fischer ile Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Franco Frattini nükleer müzakerelerin sürmesi vurgusu yaptı. "Reformcu kanat kaygı verici bir yenilgiye uğradı. Ahmedinecad'dan insan hakları ve nükleer silahlanma konusunda net sözler bekliyoruz. Olumsuz bir yanıt gelirse, AB'nin İran'la diyaloğu dondurmaktan başka çaresi kalmayabilir" uyarısı yapan Frattini, İran'la eylül için randevulaştıkları temel haklar görüşmesini Ahmedinecad'ın iptal etmemesinin önemini vurgulayarak, İran'da kadın haklarına saygı ve recm cezalarının durdurulmasına yönelik hassasiyetin altını çizdi.
Batı âlemi İran seçiminin küresel bir tehdit olup olmadığını sorgularken, İsrail'i Lübnan'dan çekilmek zorunda bırakan güç olan Hizbullah örgütü Ahmedinecad'ı alkışladı. Şii örgütün önde gelen liderlerinden Naim Kasım, Ahmedinecad'ın seçilmesinin, İranlıların meydan okumalara gösterdiği olağanüstü canlılığı kanıtladığını ve ABD ile diğer Batılı ülkelerin bahislerini başarısızlığa uğrattığını söyledi. Seçimin asıl başarısının yüksek katılım olduğunu kaydeden Kasım, "Bu, İran halkının özgürlükçü zihniyetinin ve başta ABD'nin İran'ı istikrarsızlaştırma planları olmak üzere tüm düşmanlarıyla çarpışma kararlılığının göstergesi" dedi.
Ahmedinecad'dan ılımlı mesajlar var
İran'da cumhurbaşkanı seçilen aşırı muhafazakar Mahmud Ahmedinecad, ılımlı mesajlar veriyor. İlk basın toplantısında "Hükümetin ana politikası ılımlılık olacaktır, aşırılığa yer verilmeyecektir. Bu, görüşleri ne olursa olsun tüm vatandaşlarının hizmetinde bir dostluk, şefkat ve adalet hükümeti olacaktır " diyen Ahmedinecad, 'gelişmenin doruğunu' hedeflediğini belirterek, yoksulluk, yolsuzluk ve ayrımcılıkla mücadele sözü verdi.
Ahmedinecad, sırf bütçe açığını kapatmak için özelleştirmeye gidilmesine karşı olduğunu, ama istihdam oluşturma amaçlı uzun vadeli, planlı özelleştirme ve yatırımları desteklediğini anlattı. Yeni cumhurbaşkanı, borsayı kapatacağı iddialarını yalanlayarak, "Borsanın bir kumar ve kapitalistlerin de büyük kumarbazlar olduğunu düşünüyor değilim" dedi. Yardımcıları da, Ahmedinecad'ın ilk iş faizleri düşüreceğini söyledi.
'Hassasiyetleri unuttuk'
Cumhurbaşkanlığını reformcu Muhammed Hatemi'den 3 Ağustos'ta devralacak olan Ahmedinecad, ilk iş olarak İran İslam Devrimi'nin lideri Ayetullah Ruhani Humeyni'nin türbesini ziyaret etti. Türbeye 'torun' Hüccetülislam Hasan Humeyni ile birlikte giden Ahmedinecad, "Buraya, İmam'a yolunda devam edeceğime söz vermek ve yardım istemek için geldim" dedi.
Reformcular ise suskun. Sadece Hatemi'nin eski yardımcısı Muhammed Ali Abtahi, internet sitesinde, 'reformcuların geniş kitlelerin ekonomik sorunlarını ve dinsel hassasiyetlerini tümden unuttuğunu' belirterek özeleştiri yaptı. Seçimin mağlubu eski cumhurbaşkanı Ekber
Haşimi Rafsancani ise, rejimin imkânları seferber edilerek hile yapıldığını söyledi. Rafsancani, "Umarım ülke, mantık ve inançtan yoksun bu düşman ve çıkarcılardan kurtulur. Umarım yeni cumhurbaşkanı verdiği sözleri tutar" dedi.
RADİKAL 27.06.2005