İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0607:3908:2412:5315:3717:5619:24
Kabe

En ahlaksız savaş suçluları

Güncel
|

Irak Dünya Mahkemesi, İstanbul’da üç gün süren mahkeme sonunda Irak’ın işgalini dünyanın en ahlaksız ve haksız savaşı olarak nitelendirerek Bush ve Blair’i suçlu ilan etti. ABD’nin, İsrail’in konumunu güçlendirmeye çalıştığını kaydeden mahkeme, savaştan çıkar sağlayan çok sayıda şirketin kapatılmasını ve mallarının boykot edilmesini istedi.

“Irak’ta saldırı suçu ve insanlığa karşı suç işlemekten sorumlu olanlar; Bush, Blair ve koalisyon ülkelerinin hükümet yetkilileri hakkında kapsamlı bir soruşturma yapılmalıdır. Bu savaşta doğrudan kâr eden ABD ve İngiliz şirketlerine karşı harekete geçilmelidir. Koalisyon güçleri hiç zaman kaybetmeden ve koşulsuz olarak Irak’tan çekilmelidir. Koalisyon devletleri gerçekleştirdikleri yasadışı işgal sonucu yol açtıkları yıkım nedeniyle Irak’a ve halkına tazminat ödemelidir. Irak’a yapılan saldırı aynı zamanda adalet, özgürlük, güvenlik gibi kavramlarla geleceğimize ve hepimize yapılan bir saldırıdır.” En az 100 bin insan öldü Irak’ın yıllardır kuşatma altında olduğu belirtilerek, “1991’deki ilk Körfez Savaşı’nın ardından uygulanmaya başlayan yaptırımlar, ülkenin kuzey ve güney bölgelerinde ilan edilen uçuşa yasak bölgeler ve ülkenin aynı anda bombalanması, Irak’ın insani ve maddi kaynak ve kapasitesinin, ülkenin işgal ve istilasını kolaylaştıracak biçimde adım adım zayıflatılması amacına hizmet etmiştir. Bu süreçte ABD ve Birleşik Krallık, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin suç ortaklığına hizmet eden kararını arkalarına almıştır. Kendi gündemlerini oluşturmak pahasına, Bush ve Blair, dünyanın dört bir yanındaki milyonların tepkisine kulaklarını tıkamış, tarihin en haksız, ahlaksız ve korkakça savaşlarından birini gerçekleştirmiştir. Irak’ın geçtiğimiz 27 aydaki Anglo-Amerikan istilası, Irak devleti ve toplumunun çöküşüne neden olmuştur. Yasa ve düzen tamamen ortadan kalkmış, insan güvenliği kalmamış, altyapı darmadağın edilmiş, sağlık sistemi yok edilmiş, eğitim sistemi işlevsizleştirilmiş, çevresel ve ekolojik katliamlar yapılmış ve Irak’ın kültürel ve arkeolojik mirası ayaklar altına alınmıştır. İşgal ile birlikte Irak’taki etnik ve dinsel ayrılıklar, Irak toplumunun ulus kimliğinin ve bütünlüğünün zayıflatılması amacıyla bilinçli olarak kışkırtılmıştır. Bu, bildik sömürgeci ‘parçala ve yönet’ anlayışıyla bütünlük gösteren bir yaklaşımdır” ifadeleri kullanıldı. İşgalden sonra en az 100 bin insanın öldürüldüğü belirtilerek, 60 bininin ABD hapishanelerinde herhangi bir yargı işlemine tabii tutulmadan, insani olmayan koşullar altında tutulduğu, binlerce insanın kaybolmuş durumda olduğu ve işkencenin artık sıradan bir olay haline geldiğinin altını çizildi. Vicdan jürisinin, 10 ayrı ülkeden biraraya gelip İstanbul’da toplandığının anlatıldığı kararda bir de tavsiyeler bölümü yer aldı. Tavsiyeler bölümünde, “Toplam 54 katılımcının tanıklıklarını dinledik. Irak halkının; ülkesinin yasadışı işgaline karşı direnme ve kendi bağımsız durumlarını oluşturma hakkını tanıyarak, işgale karşı direnme hakkının BM sözleşmesinden kaynaklanan ‘kendi kaderini tayin, özgülük ve bağımsızlık için mücadele’ hakkını teyit ederek Irak halkıyla dayanışma içindeyiz. Koalisyon güçleri hiç zaman kaybetmeden ve koşulsuz olarak Irak’tan çekilmelidir. Koalisyon devletleri gerçekleştirdikleri yasadışı işgalle yok açtıkları yıkım nedeniyle Irak’a ve Irak halkına tazminat ödemelidir. İşgal süresi içinde yapılan ve Irak halkının hükümetlerinin Irak’ın 2003 Mart’ındaki yasadışı insanın çıkarlarına aykırı gördüğümüz bütün yasa, anlaşma, kontratlar geçersiz sayılmalıdır” ifadelerine yer verildi. Şirketlere yönelik boykot çağrısı Vicdan jürisinin tavsiyeleri şöyle sıralandı: “Irak başta olmak üzere yabancı ülkelerdeki bütün askeri hapishaneler kapatılmalı, mahkumların adları açıklanmaları, yasal hakları tanınmalıdır. Irak’ta saldırı suçu ve insanlığa karşı suç işlemekten sorumlu olanlar ABD Başkanı George W. Bush ve İngiltere Başbakanı Tony Blair, koalisyon ülkeleri hükümet yetkilileri olmak üzere kapsamlı bir soruşturma yapılmalıdır. Yasadışı savaş katılanları, kasten yalan söyleyen gazetecileri, büyük şirketlere ait medya kuruluşlarını, savaştan çıkar sağlayan çok uluslu şirketlerin süt düzey yetkililerini sorumlu tutacak hesap sorma süreci başlatılmalıdır. MİLLİ GAZETE 28.06.2005
AKRA